Mehmet Ağaoğulları

Tarih: 18.01.2026 22:56

Tarihten Bir Yaprak

Facebook Twitter Linked-in

Yıl 1956-57 yılları yine içinde bulşunduğumuz mevsim ocak ayı.

Şiddetli kışların  Hüküm sürdüğü bir mevsim içindeyiz. Kar yolları kesmiş , Köy yolları kapanmış. O yıllarda Evlerde soba yakılıyor odun kullanıyoruz. Evlerin camı nı tuzla açıyoruz. Karakış bastırmış yollarda kar diz boyu o yıllarda günümüzde olduğu gibi iş makinaları da yoktu yollar kazma kürekle açılırdı. Güverçinler ,serçeler evlerin pençere camlarına yapışır adeta yiyecek bir bir şeyler istercesine öterdi. O yıllarda toplumun geneli yokluk içinde hayatla mücadele eder di. 

Ben sanat okuluna gidiyorum sabah erken kalkmak zorundayım camdan dişarı bakınca içim titrerdi Altıntabak Mahallesinden o kara kışta karları teperek Erkek sanat okuluna gideceksin.  bir liderimizin dediği gibi Karnın tok sırtın pek mi bilmiyorsun. 

Bir elimizde çanta , bir elimizde şapka boynumuzda kaşkol yürü okula. Bir gençlik zevki olmalı, o kışta neden kasketi başımıza takmıyoruz gençlik bu ya . Okula geç kaldığımız günler çok olurdu .Kapıya vurur içeri gireriz birde hocaya neden geç kaldığımızın raporunu vermek zorunda idik. Sınıf soğuk ayaklarımız donmuş kıyafetimiz karlı yerine otur , ders mi dinleyeceksin , kendini mi ısıtacaksın . birde akşam eve geri dönmek var yolda çok uzak Altıntamak Mahallesi nerde  Erkek sanat okulu nerde mesafe haylı uzun. Akşam karları tepe tepe eve döneceğiz. Okulda kimseye  stem edemezsin fakat evinde Annene , babana stem çok. 

Kış a cehennemlik ,Yaza cennetlik derdik eve dönünce biraz dinlenir sonra aklımız başımıza gelirdi ve hemen verilen ödevlere başlardık. Eskiden  Yakıt olarak odun ve kömür  kullanırdık ,Hatta bazı evlerde köylerden getirdik leri hayvan küsbesinden yapılmış tezek tabir ettiğimiz bir yakacak ta kullanılırdı. Benim birde kitap merakım vardı eski osmanlı bankasının olduğu yerde ptt sırasında PTT den  devam et hükümet konağı yakınına kadar 4-5 dükkan vardı baraka şeklinde o dükkanlar genelde kitap satardı değiş tokuşta yapılırdı. Param olunca beni dürterdi mutlak bir kitap alırdım. Faytonlar yazlı kış lı Mahkeme çarşına dizilir yolcu beklerdi ayrıca birde Aliağa camisinin yani hükümet binasının sularbaşı tarafına dizilir yolcu beklerdi orada birde küçük çayocağı vardı faytoncular atların boğazına torbayı takar o çay Ocağında oyun oynarlardı. 

Ara ara  eski günleri günleri düşündükçe   çocukluk ve gençlik yıllarım aklıma geliyor, o yıllarda Sivas daha mı güzeldi diye düşünüyorum. 

Şiddetli kışların hüküm sürdüğü Sivas yılları . 

Mehmet Ağaogulları. 17-1-2026.---Eski Hatıralardan kısa bir kesit..


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —