Köyün gençlerinin gözü güzeller güzeli Zeynep'teydi, her gören aile oğluyla evlendirip gelini olmasını arzuluyordu. Aile büyükleri Zeynep'in amcasının oğlu İzzet'le evlenmesini istiyordu. Acıyurt'ta yaşayan Zeynep'le İzzet'in 3 yıl süren evliliğinden çocukları olmuyordu, amcası Hüseyin ve İzzet'in çocuk isteği artınca Zeynep'i Sivas'ta doktorlara götürdüler, doktorlar Zeynep'in çocuğunun olmayacağını söylediler..
Genç bir gelini küstürmüştü hayat, hastane odalarında kaldı hayâlleri.. Acıyurt'ta acı rüzgarlar esti. Zeynep ile İzzet ayrıldılar.
Ataerkil toplumda dul kadın olmak zordu, iki yıl baba evinde kaldıktan sonra Dayılı köyünden inşaat ustası Şah İsmail ile evlendi. Şah Ismail Zeynep'i çok sevdi, Zeynep'te Şah İsmail'i sevmiş olacak ki kuma olarak gitmeyi kabul etti..
Aile çok kalabalıktı, Zeynep dil sorunu yüzünden kalabalıklar içinde yalnızlık çekiyordu. Kalabalık aile Zeynep'e iyi davranmasına rağmen, evde konuşulan Kürtçeyi anlayamaması, kimseleri tanıyamaması Zeynep'i iyice sıkıntıya sokmuş hastalığının ilerlemesine sebep olmuştu..
Zeynep, Zerk köyünü çok özlüyordu, onun bu özlemini fark eden Şah İsmail Zeynep'i köyüne getirdi. Zeynep bir daha Dayılı köyüne dönmeme kararı aldı, Şah İsmail'in ısrarla bir kaç defa gelmesine rağmen gitmedi.
Yüzündeki mahcubiyetle yıldızlara bakarken kerpiç evlerin odalarına göz yaşlarını saldı.
Kardeşleri Zeynep'e kıyamıyordu, Sivas'ta memur olan ağabeyi Muharrem'in yanına gitti, belli bir süre geçtikten sonra uzun zaman ağabeyinin yanında kalamayacağını düşünen Zeynep'in otuz yaşında aşk şimşeği düştü gönlüne, demiryolunda çalışan Divrik'li Ibrahim ile üçüncü evliliğini yaptı.
Zeynep İbrahimle mutluydu,içinde ki ağrılara rağmen mutluydu, geceler düşlerini süslemeye başlamıştı.
Zeynep'i hastalığı zora sokmuştu iki gün iyi üç gün hastaydı, deste zülüfleri tenini incitiyordu. Pencereden dışarı bakarken düşüncelere daldı, uçuşan takla atan güvercinlere baktı köyündeki güvercinleri hatırladı. Kır çiçekli dağlarını özlüyordu, köyü aklından çıkmıyordu, sanki gidemediği yollarına barikatlar kurulmuştu. Gözleri Sivas gecelerinin karanlığı gibiydi, çok yorgun çok halsizdi.
Güzelliğinden hiç bir şey kaybetmemişti ama hastalığı yüzünden aynalara bakamıyordu. Hastalığı dayanılmaz bir hal almıştı.
Zeynep'i Millet hastanesinin üç yataklı odasına yatırdılar. Her gün her gece acı duyuyordu,
Çilekeş yaşamına hastahane köşelerinde devam etti.Sol yanında hicran dolu aşk yarası. Hangi yüreğe dokunduysa düşleri talan edildi.
Gece Ay gümüş gibi parlıyordu, Zeynep hastanenin balkonuna çıktı.
Balkondaki Zeynep
Ay'a baktı
Ay'da Zeynep'e
Ay yalnız
Balkondaki Zeynep yalnız
Zeynep Ay'a baktı
Ay Zeynep'in selamını aldı
Zeynep hüzün dolu
Ay ışığı türküsünü söyledi
Ay Zeynep'i kıskandı
Sonra ;
Ay tek başına
Zeynep tek başına kaldı..
Güneş doğmadan batıyor gibiydi, pencereden izlediği kuş seslerini duymuyordu artık. Henüz teşhisi yeni konulan çağın illet hastalığına yakalanmıştı. Dilindeki içli sözler hıçkırıklara boğuluyordu, acının kıymığı tenine batıyordu.
Güzelliğini yansıtan ayna karardı. Ezraile vermişlerdi Zerk'in ceylanını, Zeynep'siz şeyda bülbülleri ötmüyordu, yanıl elma yanaklı Zeynep yoktu, genç ömrüne zemheri erken düştü, sessiz bakışlarıyla göçüp gitti bu Dünyadan.
Eyy sonsuzluğa giden yaralı Anka, genç yaşında bu Cihana sığmadın, sesini bıraktın hastahane odalarina..
Zerk köyündeki büyük pınarın taşında baykuşlar öttü, köydeki çeyiz sandığında karanfil kokulu elbiseleri hatıra kaldı.
Kocası İbrahim mezarının Sivas'ta olmasını istedi, köyüne gelse ne olur,gelmese ne olur çadır yerinde otlar bitmişti. Köyünde hüzün bulutları esti, birde akrabalarının yanaklardan aşağı dökülen tuzlu sular.
Peri masalındaki kızdı Zeynep, gurbete gidenler döndü. Bir Zeynep dönmedi yakın gurbetten,acılı yanı Kızılırmak akıntılarında kaldı. Gençliğinin baharında 33 yaşında ömür zamanı durdu.
Yarım kalan yaşantılarını, sırlarını, hüzünlerini, öfkelerini, güzelliğini geride bıraktı hızla akıp giden zamanın içinde kayboldu.
Zeynep'in vefatından sonra akrabaları Dünya'ya gelen 4 kız çocuğuna Zeynep'in ismini verdiler. Kızların dördüde birbirlerinden güzeldi, belkide Zeynep'in güzelliğinin eseriydi..
Kara kaderli iki gelin üçer evlilik yaptı,evlilikleri hüzünle bitti...
KemaL SARIKARTAL
YOLLAR KARLIYDI
İKİ GELİN ÖYKÜSÜ