İle birlik başkanları yıllardır aynı nakaratı tekrarlıyor: "Esnafımız bitti, sanatkâr yok oldu diye ah vah edip duygusal konuşmalar yapıyorlar ama ortada somut, elle tutulur iş yok. Sadece aidat toplamak, muhasebe ücreti kesmek, cenaze törenlerinde boy göstermek ve arada bir basın açıklaması yapıp hükümetten kredi indirimi dilenmekten başka bir şey görmüyoruz. Hakan Demirgil başta olmak üzere bu oda başkanları güzel temennilerle yeni yılı kutlarken esnafın gerçek derdine çare üretmek yerine yıllardır aynı döngüde dönüyor. Mazot desteği, ÖTV düzenlemesi, faiz düşüşü, KGF kredisi, SSK'lı işçi desteği, genç girişimci teşvikleri, kapasite geliştirme hibeleri, sübvansiyonlu devlet bankası kredileri, fahiş kira artışlarının engellenmesi gibi talepleriniz çok güzel ama peki siz ne yapıyorsunuz? Bunları sadece listeleyip üst makamlara iletmek mi esnafı kurtarır? Aidatını zamanında toplamayı, sicil kaydı için para almayı çok iyi biliyorsunuz ama esnafın cebinden çıkan o paranın karşılığında ne somut fayda sağlıyorsunuz? Şimdi bir de 2026 seçimleri kapıda, ocak-mart arası odalarda, mayıs'ta birliklerde seçim maratonu başlıyor. Genel sekreterlere seçim eğitimi verip hazırlık yapıyorlar ama asıl mesele şu Seçime katılan esnaf da bu düzenden sorumlu! Yıllardır aynı koltuklara aynı isimleri, aynı vaatlerle oy veriyorsunuz. Bu sefer değişir diye umutlanıp yine eski tas eski hamam devam ediyorsunuz. Rakip liste çıksa da çoğu zaman eski tanıdık ya da aynı camiadan biri oluyor, gerçek değişim korkusuyla sandığa gitmekten kaçınıyorsunuz. Aidat ödeyip oy kullanırken bile neye oy verdiğinin farkında olmayan, başkanım abi diye torpil peşinde koşan esnaf, sonra kalkıp oda bizi sattı diyor. Satılmıyor, siz satıyorsunuz kendinizi! Seçimlerde gerçek reform vaat eden, aidatları düşürecek, toplanan parayı esnafa geri döndürecek, fiili proje yapacak adaylara şans vermiyorsunuz; alıştığınız koltuk sevdalılarını yeniden seçiyorsunuz. Kredi faizlerini düşürmek için kooperatifler üzerinden haber yapıyorsunuz ama asıl inisiyatif sizde değil, hükümet ve üst kuruluşlarda. Siz sadece teşekkür edip geçiyorsunuz. Esnafı temsil etmek yerine temsil edilen konumunda kalıyorsunuz. Üyelerin sorunlarını çözmek, toplu alım anlaşmaları yapmak, sektör bazlı eğitim programları düzenlemek, kira pazarlıklarında esnafı güçlü kılmak, yerel yönetimlerle somut protokoller imzalamak gibi fiili çalışmalar nerede? Çoğu oda başkanı koltukta oturup aidat geliriyle geçiniyor, esnafın derdiyle gerçekten dertlenmiyor. Esnaf biterken siz maaşınızı alıp makam arabasıyla dolaşıyorsunuz, önemli gördüğünüz cenazelere katılıp fotoğraf çektiriyorsunuz. Bu düzen değişmedikçe esnaf daha da ezilecek. Gerçekten esnafın yanında olmak istiyorsanız önce kendi işleyişinizi değiştirin, aidatları düşürün, toplanan parayı esnafa fayda sağlayacak projelere harcayın. Yoksa bu güzel konuşmalar, temenniler sadece kulaklara hoş geliyor ama ceplere, işyerlerine hiçbir şey koymuyor. Esnafın sırtından geçinen bu sistem artık bitsin. Seçimlerde uyanın, gerçek değişime oy verin, yoksa koltuklar da boşalsın, esnaf da daha beter ezilsin! Gerçek hizmet yoksa, ne başkanlık ne üyelik, hepsi boş!
Esnafın hali
Esnafın hali bellidir
Soranı gösterin bana
Başkanlar nazik dillidir
Yoranı gösterin bana
Esnaf ölse bakan olamaz
Kafasına takan olamaz
Çilesini çeken olamaz
Göreni gösterin bana
Kesiktir daim yolları
Giyemediler alları
Budanır bağda gülleri
Derini gösterin bana
Kapanır ekmek kapısı
Her gün yaşıyor kabusu
Yok dayısı yok abisi
Yareni gösterin bana
Kul Refik kaçmaz gözünden
Gidenler battı izinden
söz veren döner sözünde
duranı gösterin bana
Refik kutlu..