Yener Okatan


SİYAK – SİBAK MESELESİ HAKKINDA


Nasıl ki:
“Lâ ilâhe” kelimesinin tek başına “ilah yoktur” şeklinde bir manası vardır ve
“illallah” kelimesinin de tek başına “Allah’tan başka” şeklinde bir manası vardır.
“Lâ ilâhe illallah” şeklinde beraber okundukları zaman ise
“Allah’tan başka ilah yoktur” şeklinde yeni bir anlam ifade ederlerse;
Kur’an ayetlerinin de her birinin kendisine has bir anlamı olduğu halde, bazılarının beraber okunması halinde yeni bir anlam ifade ettikleri görülür.
Buna örnek olarak şu ayetleri gösterebilirim:
Câsiye Suresi 3. ayet:
“Şüphesiz göklerde ve yerde inananlar için ayetler vardır.”
Biz bu ayetten göklerde ve yerde ayetlerin bulunduğunu anlarız.

Bakara Suresi 117. ayet ise şöyle der:
“O, gökleri ve yeri örneksiz yaratandır. Bir işe hükmetti mi ona sadece ‘Ol’ der, o da hemen oluverir.”
Bu ayetten de Rabbimizin “Ol” demesiyle, daha önce örneği olmayan yani yok olan gökleri ve yeri yaratmış olduğunu anlarız.
Bu iki ayeti beraber okuduğumuz zaman da Rabbimizin göklerdeki ve yerdeki ayetleri yoktan yaratmış olduğunu anlarız.
Bu ayetlerin bize bunu söylediklerini aklımızda tutarken:
Alak Suresi 1. ayeti de okursak:
“Yaratan Rabbinin adıyla oku.”
O zaman bu üç ayetin bize:
“Ol deyince göklerdeki ve yerdeki ayetleri yaratan Rabbinin adıyla oku.”
emrini verdiğini de anlayabiliriz.
Ayetlerin anlamları arasındaki bağlamı gözeterek Mushaf’ta birbirini önlü arkalı, sıralı şekilde okunmasına siyak–sibak gözeterek okuma denir.
Kur’an’daki ayetlerin siyak–sibak alakası gözetilerek okunabilmesinin hikmeti ise şudur:
Hepsi ayrı ayrı yazıldığı zaman kütüphaneler dolusu kitaba sığmayacak kadar çok olan anlamların hepsi, elimizde mevcut olan Mushaf’a sığdırılmıştır.
Bakınız size bir örnek daha vereceğim. Kur’an’da Âl-i İmrân Suresi 7. ayet vardır ve şöyle der:
“O, sana Kitab’ı indirendir. Onun bazı ayetleri muhkemdir; onlar Kitab’ın anasıdır. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde eğrilik olanlar fitne çıkarmak ve onu olmadık yorumlara çekmek için müteşabih ayetlerin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını ancak Allah bilir. İlimde derinleşmiş olanlar ise ‘Ona inandık, hepsi Rabbimiz katındandır’ derler. Bunu ancak akıl sahipleri düşünüp anlar.”
Bu ayet bize Kur’an’da muhkem ve müteşabih ayetlerin bulunduğunu ve muhkem ayetlerin kitabın anası olduğunu söyler; fakat hangi ayetlerin muhkem olduğunu tek tek saymaz.
Yine bazı ayetlerin müteşabih olduğunu bildirir; fakat hangileri olduğunu da tek tek belirtmez.
Bu yüzden yalnız başına okunduğunda bu ayetten çok ayrıntılı bir sonuç çıkarmak kolay değildir.
Fakat bunu aklımızda tutarken Ankebut Suresi 20. ayeti de okursak:
“De ki: ‘Yeryüzünde dolaşın da Allah’ın başlangıçta yaratmayı nasıl yaptığına bakın. Sonra Allah sonraki yaratmayı da yapacaktır. Şüphesiz Allah’ın gücü her şeye hakkıyla yeter.’”
Bu ayetin bize:
“Yeryüzünde dolaşın ve Allah’ın yaratmayı nasıl başlattığını görün.” demesinden hareketle, daha önce siyak–sibak bağlamında okuduğumuz: “Göklerdeki ve yerdeki ayetleri ‘Ol’ deyip yoktan yaratan Rabbinin adıyla oku.” anlamını da hatırlarız. Böylece Kur’an’da yaşadığımız âlemden bahseden ayetlerin muhkem ayetler olduğunu anlarız.
Aynı ayette geçen:
“Sonra Allah sonraki yaratmayı da yapacaktır.”ifadesinden ise, ilk yaratmayı örneksiz yapan Allah’ın sonraki yaratmayı önceki yaratmaya benzer şekilde (müteşabih olarak) yaratacağını da anlayabiliriz. Bu da bize Kur’an’da ahiret âleminden bahseden ayetlerin müteşabih ayetler olduğunu düşündürür.
Buna bir örnek verelim:
Kur’an’da cehennem ateşinden bahseden ayetler vardır.
Hiçbirimiz henüz cehennemi görmediğimiz için cehennem ateşinden söz edildiğinde zihnimizde dünyadaki ateş canlanır.
Âl-i İmrân 7. ayeti bize şunu hatırlatır:
Cehennem ateşi dünyadaki ateşe müteşabih olabilir. Siz buna inanırsınız; fakat onun mahiyetinin nasıl olduğunu ancak Allah bilir.
Değerli okurlarım,
Kur’an ayetlerinin siyak–sibak bağlamında okunmasının hikmetini anlatabildim mi bilmiyorum.
Şunu da ifade etmek isterim:
Yukarıdaki yazdıklarımla bahsi geçen ayetlerin mahiyetini bir ölçüde tefsir etmiş bulunuyorum. Fakat dikkat edilirse ayetlerin hiçbir kelimesine müdahale etmeden bunu yaptım.
Bu makaleyi aynı şekilde “Tefsir Nasıl Yazılmalıdır?” başlığı altında da yazabilirdim.

YAZARLAR