Gülper Yılmaz


NİSAN AYI STRATEJİK DURUM GÜNCELLEME


BİR ALBAYIN KALEMİNDEN DÜŞENLERİ PAYLAŞMAK İSTEDİM.  BU  ASKERİ SİSTEMİN GEÇMİŞTEKİ ALDIGI EGİTİM VE GÜÇLÜ KİŞİLİKLERİ İLE HEM VATANA HEMDE İNSANLARA KATTIKLARI YEGANE GÜÇ VE ÖNGÖRÜDÜR..

İYİ Kİ VARSINIZ. VE İYİKİ SİZLERLE YOL ALIP YAZILARINIZLA ŞEKİL ALIP FİKİRLERİNİZLE AYDINLANIP STRATEJİK  AYDIN BİR KİŞİYE DÖNÜŞMEK ÇOK GÜZEL. 
ALABAYIM VE KİYMETLİ ALBAYLARIM SONSUZ TEŞEKKÜRLER SİZE.

ABD’nin başta NASA, DARPA gibi kamusal AR-GE altyapısına dayalı teknolojik üstünlüğünü simgeleyen bazı şirketler ve ürünlerin yanısıra askeri üstünlüğü üzerine tesis etmek istediği “küresel vergilendirme” nin yarattığı türbülansın TEMMUZ 2025’e kadar devam etmesi beklenmektedir.

TRUMP’ın ABD Silahlı gücünün doğrudan kullanımından daha çok İsrail, Türk, Kürt gibi vekil güçleri kullanma yönünde istekli olduğuna dair güçlü emareler ivmelenmiştir.

Trump’ın gümrük vergileri ile yarattığı yerelleşme baskısının COVİD-19’un devamı gibi görülmektedir. Bu şablona göre sektörel açıdan bankalar; yerel üretime kaynak ve kredi sağlama, teminat mektubu gibi avantajlarla diğer sektörlerden ayrışabilir.

Enflasyon artışının ABD’yi mi yoksa diğer ülkeleri mi güç duruma sokacağı konusunda çelişkili yorumlar yapılıyor ve piyasalar denge arayışını sürdürüyor.

KÜRESEL STRATEJİK DURUM GÜNCELLEME

Trump’ın ABD’yi ve dünyayı dönüştürme çabalarına tepkiler eyaletlerde yapılan seçimlerde ortaya çıkan sonuçlara göre henüz olumlu değil. Aynı şekilde en yakın müttefiklerinin tepkileri de endişe ve kaygı doludur. Buna rağmen iş çevrelerinin piyasa beklentileri kısa sürede değişmiş ve faiz indirimleri beklentileri yıllık bazda 50 baz puandan 100 baz puana çıkmıştır. Elon MUSK da yakın çevrelerine Haziran 2025’ten itibaren işinin başına döneceğini ifade etmektedir.

“…Bilim ve teknolojide geri kalmış ve dışa bağımlı AB yanısıra, henüz uluslaşamamış ülke işadamları, siyasetçileri ve aydınları ABD’ye karşı diklenerek kamuoyunun daha derin sorgulamalarından kurtulmak istiyorlar…”

AB ve Commonwealth ülkelerinin ABD’ye sert yanıt verme söylemleri genellikle “önce tartışarak anlaşalım” temelindedir. Arka planda ABD ekonomisinin güçlendirilmesine katkıda bulunmak ve ABD’yi başta NATO olmak üzere bölgesel ittifaklar içerisinde tutmaya yönelik ev ödevleri üzerinde yoğun bir çalışma yürütülmektedir.

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Rusya ile ABD arasında gerginliği azaltma ve ikili ilişkileri geliştirmeyi amaçlayan son görüşmeleri memnuniyetle karşıladıklarını belirtmiştir.

RIA Novosti'ye verdiği röportajda Wang, "Rusya ve ABD, ilişkilerin normalleşmesi yönünde ilk adımı attı. Bu, büyük güçler arasındaki güç dengesinin istikrara kavuşması açısından iyi bir gelişme ve hayal kırıklığı yaratan uluslararası durumda iyimserlik aşılıyor." ifadelerini kullandı.

ÇHC Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin “ABD  - Rusya Federasyonu ilişkilerinin normalleşmesini dikkatle takip ediyoruz…vb” tarzında bir imasının dahi bulunmaması BM Daimi Konseyi üyelerinin müşterek hareket etmeleri gerektiğine ilişkin doğrudan bir vurgudur. Dahası süratle gelişen ABD - İran gerilimi konusu başta olmak üzere ABD’nin saldırgan pozisyonuna ilişkin herhangi bir açıklama yapmamaları da dikkat çekicidir. Doğal olarak bu durum “acaba dünya kapalı kapılar ardında yeni nüfuz bölgelerine mi bölündü?” sorgulamasını ön plana çıkarıyor.

Sorunun yanıtı Joe BIDEN döneminde ÇHC ilişkileri açısından çoğunlukla EVET’e yakındı. Çünkü ÇHC Güney - Güney Küre konusunda ciddi sorumluluklar almıştı. ÇHC’nin Trump döneminde USAID’in boşalttığı alanlara girmeyeceği yani yoksul ülkelere yardım etmeyeceği yönündeki açıklamaları, aynı tutumun Rusya Federasyonu tarafından da sürdürülmesi ve sahadaki görünüm Muz Cumhuriyetleri açısından can sıkıcıdır. Yani Trump’ın başlattığı yeni dünya düzeni değişiminde bağlantısızlar kavramının içi boşaltılmış görünüyor.

ÇHC’nin ABD’ye karşı tutumunda şimdilik; AB başta olmak üzere bütün ülkelerle paralel “gümrük vergilerini çok abartmayın, bu en başta ABD’ye zarar verir…vb” tezini ön plana çıkarıyor.

BÖLGESEL STRATEJİK DURUM GÜNCELLEME

Başta BMGK Daimi üyelerinin doğrudan veya dolaylı olarak desteklediği İsrail; Medeniyetler Savaşının koçbaşı olarak Ortadoğu Bölgesini şekillendirmeye başlamıştır.

Evanjelik ve Anglo Sakson stratejisinin entegre yapısı; Balkanlar, Kafkasya, Ortaasya ve Afrika’da yeni bir sömürgecilik modelini yürürlüğe koymuşlardır. Bu modele göre ulus - devletlerin komşuları ile “gözetimsiz işbirliği” zemini ortadan kaldırılmıştır.


KALEMİNİZE SAĞLIK 
ADEM ALBAYIM

SEVGİ İLE KALIN

YAZARLAR