2025 yılı turizm sezonunu kazası, belasıyla uğurladık.2026 yılına girmemizle önümüzde
yeni bir turizm sezonu başlayacak. Turizm, bacasız sanayidir. İhracat, gibi ülkemize döviz
girişi sağlar. Turizm lokomotiftir. Birçok işkolunun faaliyete geçmesini sağlar. Ulaşım
(Transfer: turist getirip; götürme), gıda sektörü, turizm bölgesi esnafının işleri arttırır,
geçicide olsa işsizlik oranında düşüş yaratır. Ülkemiz coğrafi yapısı ve iklim çeşitliliği
sayesinde farklı turizm kolu gelişmiş bunları şöyle sıralaya biliriz: Karadeniz bölgesi
yağışların çok olması, yükseltiyle beraber yayla turizmi; Akdeniz, Ege bölgelerin de güneşli
gün sayısının fazla olmasıyla deniz turizmi, tarihi yerleri Marmara, İç Anadolu bölgeleri
yazları tarih; kışları kaplıca, kayak turizmi, Doğu Anadolu bölgesi yazları tarih; kışları kayak
turizm ve Güney Doğu Anadolu Tarih turizmi. Bu sektöre yeni bir turizm kolu daha
eklenmiştir: sağlık turizmi, yurt dışında pahalı olduğu için yurtdışından gelenlerin paraları
ülkemizde değerli olup, diş, saç ekimi, göz ameliyatını ülkemizi tercih etmektedir. Çok
önceden ülkemizde turizm nasılmış diye bir kaynak kitaba bakmıştım. Aklımda kalan bir, iki
cümleyi, yazayım. İnsanlar turistleri evlerinde ağırlayıp, hem kültürel kaynaşma sağlayıp,
hem de para kazandıkları yazıyordu. Şimdi turizm çok gelişti tatil köyleri, 3.4.5.7 yıldızlı diye
sınıflandırılmış, her şey dâhil oteller çıkmıştır. Otellerin yurtiçi, yurtdışı fuarlara katılması,
ülke içi ve yurtdışı acentalarla anlaşmalarla, internet, televizyon gibi dijital mecralara reklam
verilmesi turist sayısında artışlar yaratıyor. Bu yazdıklarım ülkemizdeki olumlu yanlarıydı.
Turizmle ilgili olumsuz yönleri genel bazlı yazmadan yerel bazlı konuyu ele alıp önce
şunları belirteyim. “işsizlik oranında geçicide olsa düşüş yaratır” demiştim. İç göç yaratarak
tatil bölgelerinde çalışmaya gelenler, bulundukları yerde nüfus artışı sebebi olur. Diğeri “her
şey dâhil oteller “ misafirler tüm ihtiyaçlarını otel içinde karşılayacağından esnafın işlerine ne
kadar artış yansıyacak, yemek israfını da belirteyim. Ülkemizde maalesef ekonomik koşullar
turizme darbe vurdu. Halkımızın alım gücünün düşmesi, otellerdeki pahalılık insanlarımızı
arayışlara sürükledi. Medyada da duyduğunuz gibi insanlarımız Yunan adalarına hücum etti.
Sebebi Türkiye’den ucuz olması, yurtdışı oluşu insanlarımız fiyat cazibeli geldi. Enflasyon
yüksekken, döviz kurunun baskılanması yabancı turistler içinde pahalı gelmeye başladı. Bu
sene Bodrum, Marmaris gibi turizm beldeleri istenilen seviyede değil, boş deniliyor. İnsanlar
Akdeniz iklimine sahip Mısır, Yunanistan, İspanya, İtalya gibi ülkelere yöneldi. Kiraların ve
gıda fiyatlarının yüksekliği, çalışanın maaşı, sigorta gideri işletmeye yük bunu kabul
ediyorum ama Çuvaldızı kendimize, batırmayı unutmayalım bazı dürüst esnafı bir tarafa
ayırarak yazayım. Bazı esnafların bunlar yabancı paraları değerli diye turistleri kazıklamaya
çalışanları unutmayalım turizme kötülük yapanlar tüm esnafı zan altında bırakıyorlar.
Yazımın sonuna gelirken ne isterdim biliyor musunuz? İnsanlarımızın ekonomik durumu iyi
olup önce kendi ülkesinin doğal ve tarihi güzelliklerini görmesini, elin Avrupalısı emekli
olmuş ülkemizde gelmiş tatil yapmanın keyfini çıkarırken, bizim ülkemizdeki emeklilerin tatil
yapma şansının olmaması, düşük aylıktan dolayı bırakın tatil yapmasını ay sonunu
getirememesi, kirada oturuyor olmaları
2026 yılında durum ne olacak Allah bilir bizde yaşayıp göreceğiz