Tarih: 09.11.2023 23:11

SİVAS BELEDİYE BAŞKANINI ARIYOR

Facebook Twitter Linked-in

Çalışma ekibini seçememeli, üstten kim dayatılmışsa onlarla çalışmalı.Kurduğu dernekten birçok insan mağdur olmuşken o  kendini  kurtarmış olmalı. Yönettiği şehirden bihaber olmalı. Kadrosunun yediği haltların hepsini bilmeli, habersiz gibi davranmalı. Başkan vekilliğine; geçmişte hakkında işlem yapılmış, anlı şanlı bir esnaf getirilince ses etmemeli. Geçmişin kader birliği hatırına susmalı ama parelel yapılarla mücadele ediyoruz pozlarını takınmalı. Belediyeyi partisinin ikinci adresi yapmalı. Kaldırım bile yenilemekten aciz olmalı. O düğün senin, bu esnaf açılışı benim, o kermes, bu etkinlik demeden gezip durmalı. İmar planından, park bahçelerden, fen işlerinden, anlamasına da gerek yok. Şehrin su sorunu varmış kimin umurunda? Geçen sene Pusat Özen Barajından karşılasın, orası da biterse Atatürk Barajından sağlayacak vurdumduymazlık içinde olmalı. Kaldırımları esnafın işgaline ses etmemeli, kaldırımda vatandaşın yürümemesi umurunda olmamalı. Şehir içi yolları yandaşlara park olarak tahsis etmeli. Engelsiz yaşam kültüründen uzak, toplu taşıma araçlarında bile engellilere yönelik kolaylık sağlamaktan uzak olmalı. Temel ihtiyaç olan suyu kartlı sistemle satmaya devam etmeli ki parası olmayan kullanamasın. Tarım alanlarını imara açmalı, itiraz etmemeli. İmar en önemli konu olmalı en güvendiği kara kutusu da o işin başına getirilmeli. İmarın başındaki adam ve yakın çevresinin mal varlığı incelenmemeli. En ufak yağmurda kanallar tıkanmalı, şehri pislik goturmeli ama yine de mutlu olmalı. Kurumlarda menemen yemeye gitmeli. Menemen ısmarlayana referans olmalı. Hısım akraba işi takip etmeli. Liyakat ehlini iftira ile kara propaganda ile yıpratıp itibar suikastliği yapmalı, bu işi tereyağından kıl çeker gibi halledecek kadar profesyonel olmalı.

Makam mevki sahibi olmak için öpmedik el, yapmadık fırıldaklık  bırakmayan makam sahipleri kendi altlarındaki liyakat ehli insanlara "hayırlısını iste, hakkında hayırlısı olsun" diye telkinde bulunmaya devam etsin. Tıpkı zenginlerin fakirlere şükretmeyi öğütlemeleri gibi. Makamlarında bir gün daha fazla oturmak için alt kadrolarında; eyyamcı, efendimci, iş bilmeyen yalaka tipleri tercih etsinler. Sistem içinde liyakat sahibi, kendine rakip gördüklerini ise işine geldiği kadar kullanıp olmadık bahanelerle önlerini kesmeye devam etsinler.

Sahi size gerçekten soruyorum siz huzuru, refahı, devlet malını mı düşünüyorsunuz? Yoksa hiç ölmeyecekmiş gibi dünya malına mı tapıyorsunuz. Artık bırakın  riyakarlığı Olumsuz örnekleri azaltın. Olumlu örnekleri çoğaltmak için uğraşın. Kamu kurumlarını liyakat ehline teslim edin. Bugün kurumların başında iki yüzlülüğün, rüyanın, hırsın, şehvetin kol gezdiğine acı ile şahit oluyoruz. Çivisi çıkmış bir Dünya! Çivisi çıkmış bir Sivas! Başarısızlığını yerel basını besleyerek örtmeye çalışan idarecilerle doldu her yer. Beslenen basının ise basın yayın etiğinden uzak güzellemeleri...
Sahi liyakat sizin için ne kadar önemli?

Şeyh Edebali'nin "milleti yaşat ki! devlet yaşasın" sözü kutsal olan devletin milletin varlığı ile mümkün kılınmışlığını anlatır. İnsanın olduğu toprak parçası kutsaldır, milletin yaşatıldığı devlet kutsaldır. Bugün üstenci bakış ile yaklaşılan, toplumu oluşturan her bir ferdin ihtiyaçlarını gözetmekten uzak kamu idaresi ben yaptım oldumcu anlayış sergiliyor. Ben dikte ettim, ben istiyorum, benim adamım, benim istediğim olacak fikri oldukça; ister belediyeye kimin aday olması gerektiği isterse kamu kurumları yöneticilerinin kim olması gerektiği önemini yitiriyor.

Toplum; kadın erkek, genç yaşlı, engelli, işsiz, öğrenci vb vb gruplardan oluşuyor. Milletin yaşatılması; bu grupların her birinin  ihtiyaçları giderilirse mümkündür. Hizmet edecek, hizmete talip insanın şehir ve insan kaygısı yoksa kimi ve neyi yaşatacak?

Sahi liyakat sizin için ne kadar önemli?




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —