Tarih: 02.10.2012 13:08

MAVİ BULUT (BEDRİ KARAYAĞMURLAR)

Facebook Twitter Linked-in

uzak bir akşamın sabahında

uyandığında yapayalnız ayrılık hüznü yaşlı bir şarkının eşliğinde geldiğinde pencerene mavi bir bulutun gülüşüyüm merak etme iyiyim yaralarımı sarıyorum kıyılarında yok olmuş kervanlardan arta kalan bir avuç eski ve nemli tuz odalarımda terli saçlarının kesik izleri tam ortasında yüzümün bir düşü bölüştük mutluluk yanılsamalarında yitirdik günleri bütün aşkları andık durmadan sevmek ölmek sensiz olmaz yaşamaksa işte bu falan değişimi unuttuk açık bir kitaptan bize gülen bir bilgenin yüzüne vurduk yalancılığını sıradan bir öyküye dönüştük kitaplar yazmaz hüznümüz kendimizde kaldı emanet gördün işte bir mavi buluta dönüştüm.

Sevgili Bedri Karayağmurlar, şiir gibi bir insandır. Ressamlığı ülke sınırlarını aşmıştır. Her yaptığı tablo insanı hayrete düşürür. Renk uyumları, çizgileri, konuları az buz şeyler değildir. Ondaki ressamlık, doğuştan bir yetenektir. Onu bir de bilgiyle donatırsan ortaya nelerin çıkacağını varın siz düşünün. Öğretim üyesidir. Prof. Sıfatını boşuna yazdırmamıştır adının önüne. Çizgi kadar şiirleri de öyküleri de resim yapar gibi içtendir, doğaldır, özgündür.

Beni yeni kiraladığı atölyesine çağırdı. Onunla sanat üzerine konuşmak başlı başına bir zevktir. Güzelliğin kendisidir. Masasındaki dergilere göz atarken gözüne ilişen yazıya çok mutlu oldum. RH+ Sanat dergisinin Ocak 2011 sayısında yarına kalacak Türk ressamlarını seçmişler. İçinde Bedri Karayağmurlar da var. Okuyunca öyle sevindim, mutlu oldum ki anlatamam. Bedri abim, alçak gönüllüdür. Pek konuşmak istemedi. Benim için arkadaşımın başarısı mutlulukların en güzelidir.

Ertesi gün Çarşamba toplantımız vardı. Bedri abimin başarısın orada söyleyince ortalık alkışa kesti. Arkadaşlar da çok mutlu olmuştu. Bazı güzellikleri yaşamak ne hoştur bir bilseniz. Toplantıda da teşekkür etti, sevincini dile getirenlere.

Benim için önemli olan insanın yüreğidir. Sanatıymış, şiiriymiş, resmiymiş, bunlar hiç de önemli değil. Önce insan olmalıdır. Hele ikisi de bir arada bulundu mu?

?, bü? e???   aydınlık bir bina. Tuzla personelinin müşterek kullandıkları taştan yapılmış basit bir de hamamı var. Çoğunlukla çam ağaçlarının yeşillendirdiği personel ve ailelerinin boş zamanlarında çay içtikleri, sohbet ederek vakit geçirdikleri kokulu güllerin, kır çiçeklerinin renklendirdiği bir de bahçesi var.

Müdür, usta, süvari, ambar ve kantar memurları ile ameleler tuzlanın daimi kadrosunda çalışıyor. Elli beşini geçen, ömrünün çoğunu tuzlacılığa ayıran müdür amca çorak suların nasıl tuza dönüştüğünü tek tek anlatıyor. Kaynak sularının yeraltındaki tuz yataklarından geçerken tuzu eritip beraberinde getirdiği tuzlu su kaynaklarından tuz elde etmek için yapılan tesislere tuzla deniliyor. Hamo tuzlasında tuzlu sular yeryüzüne kaynak olarak çıktığı gibi kuyu açılarak belli bir seviyeye kadar yükselen suyu çıkarmak için de çark yani dolap kullanılıyor. Çarkı döndürmek için de beygirden yararlanılıyor. Beygir sabahtan akşama kadar geniş bir daire çevresinde sürekli dolanarak çarkın dönmesini kuyudaki suyun yukarı çıkmasını sağlıyor. Suyun yukarıya taşımasını sağlayan çarka bağlı su kapları meşinden yapılmış. Havuzlara, avdanlara giden tuzlu su oluklarını, usta ağaçtan yapıyor.

Müdür Bey, anlattıklarını benim merak ve ilgiyle dinlediğimi görünce, tuzla hakkında şu önemli bilgileri de tek tek anlatıyor.

Hamo Tuzlası; Sivas ilinin doğusunda. Zara ilçesine 55 km mesafededir. Yolu olmadığı için atla Zara?ya dokuz- on saatte gidilmektedir. Tuzla Hamo deresinin içindedir. Şor suyu tuzlanın kuzeyinde bulunan bir kuyu ile bir kilometre batısındaki bir gözeden temin ediliyor. Göze suyunun akış hızı dakikada 33 kilogram. Dolap vasıtasıyla çekilen su  dakikada 39 kilogramdır. Bu sular sığır gönünden yapılmış 28 adet kovayla çekiliyor. Kovalar ağaç dolaba bir sırımla tutturulmuş. Tuzlanın 9 dinlendirme havuzu, 7 abdanı ve 196 adet de gölü var. Tuz ambarları 800 ton kapasitede. Elde edilen 1120 ile 800 ton tuz göllerden ambarlara at ve katırla nakil ediliyor. Bu nakil için ton başına 48 kuruş ödeniyor.

Devamı Haftaya?




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —