KONAKCILARIN KONAK MACERALARI

KONAKCILARIN KONAK MACERALARI

İşte şehir bu kadar, bu kadar küçük, Valisi olan köyden ileriye gitmez... Ye iç, iç ye, bas deklanşöre... Paylaş.

Konak Maceraları 
Bizim memlekette meslekler geçicidir,
ticaret kalıcı.
Bir bakarsın devlet memuru,
bir bakarsın gazeteci,
ama ne hikmetse tezgâh hep açık.
Kurumlar program yapar,
protokol gelir,
kurdele kesilir…
Ama asıl kesilen şey hamurdur.
Vali gelir, vali gider;
tezgâhta börek açılır,
devlet ciddiyeti fırına sürülür.
“Yap kardeşim ticaretini” diyen çok,
itiraz eden yok.
Zaten mesele ticaret değil.
Mesele ticaretin adresi.
Devletin uhdesindeki konaklar,
sessiz sedasız el değiştirir.
Anahtar çevrilir,
kapı değil, etik yıkılır.
Bir bakmışsın kale tarafına doğru yayılma başlamış.
Kimse görmez.
Kimse duymaz.
Çünkü fotoğraf çekiliyordur o sırada.
Boy boy fotoğraflar…
Yan yana dizilmiş sözde müdürler,
sözde bürokratlar…
Arz-ı endam tam kadro.
Devlet mi temsil ediliyor,
yoksa kişisel albüm mü dolduruluyor,
karışıyor.
Atamalar mı?
Onlar da “bir şekilde” hallolur.
Zaten Sayın Cumhurbaşkanı ile fotoğraf var.
Memlekette bundan daha güçlü referans mı olur?
Sivaslıya küçük bir tavsiye:
Haftada bir “Zübük”ve "Bekçiler Kralı"filmini izleyin.
Sonra pencereye çıkıp şehre bakın.
Garip bir tanıdıklık hissederseniz,
yalnız değilsiniz.
Kardeşim,
ticaret yap.
Helâlinden yap.
Ama kamu malına el uzatma.
Çünkü orada reklam yok,
fotoğraf yok,
protokol yok…
Orada yetim hakkı



Anahtar Kelimeler: KONAKCILARIN KONAK MACERALARI