İçim acıyor dostlar. Bir 8 Mart daha geliyor, sözde kadınlar günü kutlanıyor. Ama ağlayan o kadar çok kadın varken. Babasının annesini öldürdüğünü görüp yetim kalan o kadar çocuk varken ne kadar gerçekçidir ki kadınlar gününü kutlamak.
Hala erkek egemen toplumda kadın köle, evde işçi, değersiz bir eşya gibi muamele görürken ne kadar inandırıcı kadınlara verilen sözde değer.
Hala annesinin ölümünü seyreden çocuklar var ve onlara bu acıyı yaşatanlar çoğu zaman babaları oluyor.
En temel hak olan yaşama hakkı bile ellerinden alınıyor. Geçtiğimiz yıllarda kadın haklarının simgesi haline gelen 8 kadından bahsetmek istiyorum sizlere?
Ayşe Paşalı? Melek Karaarslan.. Şefika Etik? Meral Tahta? Ceylan Soysal? Mehtap Civelek? Gülşah Sercan? Selma Civek?
8 kadın? 8 hayat? 8 anne? 8 melek?
Kimi tek kurşunla, kimi hunharca dövülerek, kimi onlarca bıçak darbesiyle, öldürüldü. Aylarca işkence görüp hapis hayatı yaşayan da var. Dövülerek can verende? Ama en ortak yönleri hepsi şiddet gördü acımasızca? Ne güzel der Yunus Emre ?yaratılanı sevdik yaratandan ötürü? ne ara bu kadar acımasız ne ara bu kadar insafsız olduk aklım almıyor.
Ayşe Paşalı: Tek isteği boşanmaktı. Gördüğü şiddetten bıkmıştı yeni bir hayat istiyordu sonra mı? Baba, anneyi öldürdü. Mahkemeye çıktı. Hüküm giydi; Ağırlaştırılmış müebbet hapis. Gerideki üç kız çocuk kaldı.
Melek Karaarslan: Ağrı devlet hastanesinde verdiği ifadeye şahit olan nöbetçi avukat??Melek hastanedeyken onun ifadesini almaya gittim, yanında annesi vardı. Sol tarafına yatmış cenin şeklindeydi. Kendisinin 3 çocuğu olduğunu ve Hamur`da yaşadığını söyledi. Ferdi ile 8 yıldır evli olduğunu, eşinin ailesiyle birlikte yaşadığını söyledi. 3 ay önce eşinin ailesi tarafından tuvalete kapatıldığını ve 3 aydır banyo yapmadığını söyledi. Banyo yapmadığı için hastalığının daha da arttığını ve kimseden de şikâyetçi olmadığını söyledi. Ama korktuğu için şikâyetçi olmadığı her halinden belliydi" ifadelerini kullandı.
Şefika Etik: 19 yıllık dayakçı kocasını terk edip sığınma evlerine yerleştirildikten sonra tekrar zorla eve getirilmiş ve cinnet geçiren kocasının bıçak darbeleriyle hayatını yitirmişti.
Gülşah Sercan: kocasının tekrar barışma isteğini kabul etmemesi üzerine kocasının kurbanı oldu.
Meral Tahta: sevgilisi tarafından 4 gün boyunca kapalı tutuldu. Aç, susuz, dövülerek işkence gördü. Bir otobüs durağında yarı baygın bulundu verdiği yaşam savaşını kaybetti.
Ceylan Soysal: amcasının oğluyla evlendirilmek istendi. O da sevdiği adamla kaçıp evlendi. Ancak bir süre önce eşi evi terk edince kızıyla birlikte gittiği Adana?da yakınları tarafından baba evine götürülüp, aile meclisi kararıyla öldürülen 21 yaşında ki Ceylan Soysal?ın 17 yaşındaki kardeşi tarafından vurulduğu, babasının ise ölmesini beklediği ileri sürülmüştür.
Selma Civek: Motosikletiyle evine giden Selma Civek, Kabakum mevkiinde eşi tarafından bıçaklanılarak öldürüldü.
Mehtap Civelek: eşinin iki gün alıkoyduğu Mehtap Civelek başına iki el ateş edilerek öldürüldü.
Onlar kadına şiddet?in mücadelesinde simge olmuş isimler. Daha fazla kadın şiddet görmesin cinayet kurban gitmesin diye anlatılan hikayeler. İnsan olduğunuzu hatırlayın. Geriye kalan her şeyi unutsanız da olur?