Tarih: 12.06.2013 18:02

EYLEM DEDİNİZ DE AKLIMA GELDİ?

Facebook Twitter Linked-in

Herkesin malumu Gezi Park?ı olayları. Hepimizin sanal alemde de,ikili sohbetlerde de bol bol kritiğini yaptığımız olaylar. Masum bir eylem olarak başlayan ve katkılar nedeniyle siyasileşen ve ? biz istemeyüz?e dönüşen olaylar. Üzerinde çok konuşuldu ve daha çok konuşulacağa benziyor. Keza ne eylem yapanların buna dur demeye niyetleri var, ne de devletin o eylemcilere eyvallah edeceği. Çevre duyarlılığı gösterenlerin, yine milyonların gözüne soka, soka kesilmesine izin vermedikleri ağaçları, polise engel oluştursun diye kökünden söküp yakmaları samimiyetten fersah, fersah uzak olduklarını gösteriyor. Bu samimiyetsizliğin açıklaması da ?bu eylemin sadece çevre için yapıldığını düşünüyorsanız, yanılıyorsunuz? mesajıyla duyuruluyor.

Görev başında ki iktidarı istemeyenlerin güç birliği yaparak, sanki bütün toplum istemiyormuş havası oluşturmaya çalışmaları, havanda su dövmekten öteye gitmiyor. Çünkü ?demokratik haklar?ını kullanan bu topluluk, yaptıkları eylemlerle demokrasinin geleceğine inanıyor. ?Ey demokrasi geldiysen 3 defa tencereye vur.?  cümlesi ne kadar komikse, eylem yaparak demokrasinin getirileceğini ummakta o kadar komik. Keza demokrasi dediğin şey sandıklardan ve seçimlerden geçiyor.  Genel itibariyle eylem yapan kardeşlerin çoğu seçimlerde oy kullanacak yaştalar, sabırlı olsunlar ve kararlılıklarını oy verirken de devam ettirsinler ve tabiî ki sandıktan çıkacak sonucu kabullensinler. Demokrasi meydanlarda gezinmekse, iktidarın görevde kalmasını isteyenleri sokaklarda nereye sığdırmak lazım acaba?

Kendilerine saygı gösterilmesini isteyenlerin söylemlerine dikkat etmeleri gerekmez mi? Eylemlere katılan insanları aydın, kendileri gibi düşünmeyenleri cahil, makarnacı ve eğitimsiz olarak görmeleri saygının dışa vurumu mu? Hedef belirlenmiş ve Başbakanın görevden ayrılması isteniyor ama bu isteği o kulaklara fısıldayan kim? Hadi sizin dediğinizin olduğunu kabul edelim ; iktidar yarın sabah görevi bıraktığını açıklasın ve Ak Parti direk tarih olsun, hatta Cumhurbaşkanı Abdullah Gül istifa etsin? etrafınıza bir bakın değerli eylemci arkadaşlar, kardeşler, şu devleti kime teslim edeceksiniz? Ana muhalefet lideri Kılıçdaroğlu sizce bu memleketi yönetebilecek kalibrede mi? Devlet Bahçeli iyi bir devlet adamı ama 10 yıl önce zaten iktidarın bir parçasıydı ve sınıfta kaldı. Tamam, tamam parktaki arkadaşlar kendi aralarından belirledikleri bir ekibi acilen Ankara?ya göndersinler ve içlerinden en çok tweetter atan Başbakan olsun.

 Polisin sürekli şiddet uyguladığından bahsedenler neden Gezi Parkında işgalci konumda olduklarını kabullenmezler. Neden memleketin çeşitli yerlerinde ellerine aldıkları taşları polise fırlatırken her şey demokratik bir tepkidir ve neden yüzlerinde maskeyle polise molotof kokteyli atan insanlar halkçı olarak nam yaparlar. Eylem yapan insanları itibarsızlaştırmak için polisin organizesiyle Taksim meydanında ateşler yakıldı ve heryer hallaç pamuğu gibi dağıtıldı değil mi? Zaten bu ülkede ki muhalif grupların tamamını toplumun gözünden düşürmek için Gezi Parkı eylemini başlatanda polis, halkı provoke eden de polis, hatta bütün toplumu germek ve meydanlara atmak için gece gündüz sosyal medya da yalanları iliştirende polis ve aramızda kalsın, aslında sizin sanatçı olarak bildiğiniz ve bire bin katıp galeyana neden olan insanların tamamı da polis.

Bu eylemci arkadaşlar birkaç soruya aydınlatıcı cevap versinler de bizde cahillikten kurtulalım.

-       Taksim Platformu?nun istekleri kim tarafından kaleme alındı?

-       Yapılması planlanan 3. köprü , 3. havaalanı , Hes?ler ve Kanal İstanbul projesinin iptal edilme isteminin nedeni sadece doğanın yok edilmesi kaygısı mı?

-       Enerji harcamalarında 60 milyar doları bulan ödemelerimizi, hangi enerji üretim projesiyle ülke ekonomisinde tutacaklar?

-       Kendi istedikleri grup ya da siyasi oluşum iktidara gelirse yapacakları projelere itiraz eden gruplar kendileri gibi eylem yapıp işgalci konumda olduklarında, o eylemi durdurmak için ne yapacaklar?

Kendi savunma sanayini geliştiren, kendi uçaklarına yerli yazılımlar üretip dış bağımlılıktan kurtaran, ekonomik olarak Çin?den sonra en yüksek büyüme oranına sahip olan bir ülke olarak tüm dünyanın dikkatini çekerken, ey eylemci kardeşler hangi düşünce sizi bu noktaya getirdi... Ülkenin büyümesi, terörün bitme noktasına gelmesi, halkların kardeşliği, susan değil konuşan bir ülke ve baskıcı değil daha özgür bir ülke midir sizi zıvanadan çıkaran. Faşist ve diktatör diye nitelediğiniz insanlar gerçekten diktatörce davransa 2 haftayı geçkin bir süredir o eylemler devam eder mi sanıyorsunuz?

Yaşınız bu ülkenin tarihinin yaşadığı darbeleri ve sıkıntıları görmeye yetmemiş olabilir ama zahmet buyurun kitaplarda yazar diktatörlüğün ya da faşizmin ne olduğu. Hatta gidin Marmaris?e anlatsın Evren Paşa size yönetime nasıl el koyduğunu. Netekim buyurun gidin Süleyman Demirel?e anlatsın size iktidar olmak için kendi halkını nasıl görmezden geldiğini ve boyun eğdiğini lobilere. Binaenaleyh yerli otomobil üretimine en çok itiraz edenin kim olduğuna gidin bir bakın, misafir etsin sizi koçlar gibi. Ve anlatsınlar daha niceleri 70 milyonun kanını yıllarca nasıl emdiklerini. Ve anlatsınlar size ülkeyi ayakta tutan insanları hangi oyunlarla dize getirdiklerini. Ve siz o söylemlerin hepsini masal zannedin ve parkın içine kurduğunuz çadırlarda mışıl, mışıl uyumaya devam edin, ne de olsa sosyal medyada eylem dibine kadar devam ediyor, vesselam?




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —