Tarih: 26.05.2023 10:06

Bizde Herkes Aynı Olur

Facebook Twitter Linked-in

Genç Kaymakam, yeni atandığı İlçeye bakmaya gitti.

İlçeyi kendi başına gezdikten sonra, ara sokakta gördüğü çay ocağında, bir bardak çay içeyim diye oturdu.

O anda 12-13 yaşlarında bir çocuk, "amca boyayayım mı?" dedi

Ayakkabısı boyalı olmasına rağmen, çocuğu kırmamak için, "tamam gel boya" dedi.

Bu arada "iyi boyarsan sana istediğin paranın iki katını veririm" deyince, çocuk:

"Ben hep aynı boyarım" dedi.

Kaymakam, "nasıl yani?" deyince,

- Öğretmenimiz; "çocuklar, ne iş yaparsanız yapın ama herkese AYNI YAPIN. Ayrım yapmayın" diye tembih etti. Ben de bu parayla hasta anneme ilaç alacağım, sana ayrım yaparsam o ilacın annemin hastalığına şifası olmaz."

Genç Kaymakam, hayatının en iyi dersini almıştı. Ağlamamak için kendini zor tuttu.
Boyacı çocuğa cebindeki en büyük parayı verirken, bir de kartını verdi.

Babası olmayan ve hem okuyan hem de hasta annesine bakmaya çalışan çocuğa ilgilenme sözü verdi.

Çocuğa o dürüstlüğü aşılayan öğretmenini de ziyaret ederek, ilçede görev yaptığı sürece ilgi gösterdi.

Boyacı çocuktan duyduğu "BİZDE HERKES AYNI OLUR" cümlesini meslek hayatında unutmamak ve hep uygulamak için, makamında masasında bulunan isimliğinin arkasına yazdırdı.

Bazen uygulamakta zorlansa da asla taviz vermemeye çalıştı.
*
İnternette bazı konu ve yazılara bakarken tesadüfen karşıma çıkan bu hayat hikâyesi beni çok etkiledi, duygulandırdı. Birçok değeri yitirdiğimiz zamanımızda çok önemli ve değerli duyguları hissetmeme neden oldu. O yüzden sizlerle paylaşmak istedim.

Bu konuda Özdemir Asaf ne güzel de ifade etmiş, "İnsan olmak kuruş ile değil, duruş ile ölçülür." diye.

Pek çok okulun mottosu olmuş,  Latince bir deyiş vardır. "Okul için değil, hayat için öğrenmeliyiz."

Okul başlı başına bir amaç değil, eğitimin düzenlenebilmesi için oluşturulmuş bir araçtır. Okul hayatı bittiğinde öğrenme süreci bitmemelidir.  Esas okul, yani "Hayat Okulu. "  okul hayatı bittikten sonra başlar...

Hayat okulunda müfredat okul hayatından daha kapsamlı ve karışıktır. Her ne kadar okul hayatının amacı hayat okuluna hazırlamak olsa da, pek çok düşünürün haklı olarak sitem ettiği gibi; "hayat okulunda en çok gerekli olan bilgiler, okul hayatında öğretilmeyenlerdir. " Ayrıca okul hayatında, “hayat bilgisi” dersi görüldüğü halde, hayat okulunda şaşırıp kalırız çoğu kez. Çünkü okullar bizi hayata değil, sınavlara hazırlar. Bu nedenle akademik bilginin yanı sıra hayata dair önemli bilgiler de edinmek gerekir.

Dile pelesenk olmuş bir ifade vardır, "Yaşamak istediğimiz hayat, yaşadığımız hayat ve yaşamamız istenen hayat hayatın iç açılarının toplamından “ortaya karışık” bir hayat çıkarıyoruz kendimize..."

Yani nasıl yaşayacağımızı, yaşarken öğreniyoruz.

Hayatta herkes doğru, adil, bilinçli, yardımsever, cömert, akıllı ve iyi davransa dünyada herkes eşit ve mutlu olur.

Dünyayı kötü hale getiren yine insanlardır. Bütün sefaletler, açlıklar, fakirlikler, savaşlar vb. insanların yüzünden çıkar. Hepsi “helal, haram nedir?” düşünmeyen insanların suçudur. Oysa kişi her yerde ve her durumda duygu, düşünce ve davranışlarında hak ve hakikati gözetmeli, adaletli olmalıdır.

Mahatma Ghandi’nin de dediği gibi “Haksızlığa sapıp bütün insanların senin peşinden gelmeleri yerine adaletli davranıp tek başına kalman iyidir.”

Douglas Malloch ismini duymuş olabilirsiniz…

Bu şahıs, kereste endüstrisinin kalbi olarak bilinen Amerika'nın Muskegon, Michigan kentinde dünyaya geldi. Ormanlar arasında büyüdü, ağaç kesme ve kerestecilikle uğraştı. Kereste sektöründe yirminci yüzyılın en bilinen insanlarından oldu. İşte bu şahsın yazmış olduğu şu şiir, her çocuğa (ve hatta büyüğe) ders niteliğindedir:

EN İYİSİ...

Dağ tepesinde bir çam olamazsan
Vadide bir çalı ol.
Fakat oradaki en iyi küçük çalı sen olmalısın.
Çalı olamazsan bir ot parçası ol bir yola neşe ver.
Bir misk çiçeği olmazsan bir saz ol.
Fakat gölün içindeki en canlı saz sen olmalısın.
Hepimiz kaptan olamayız tayfa olmaya mecburuz.
Dünyada hepimiz için bir şey var.
Yapılacak büyük işler küçük işler var.
Yapacağınız iş size en yakın olan iştir.
Cadde olamazsan patika ol.
Güneş olamazsan yıldız ol.
Kazanmak yahut kaybetmek ölçü ile değildir.
Sen her neysen onun en iyisi olmalısın.

İnsan olarak, herkes, toplumdaki yeri ve ödevi ne ise onu en iyi bir şekilde yapmaya çalışmalı ve her zaman ve her yerde sonuçları ne olursa olsun dürüst olmalı ve dürüst davranmalı, herkese eşit mesafede yaklaşmalıdır.  Topluca ilerleme ve yükselmenin tek çıkar yolu budur.

Ne olursak olalım ve hangi işi yaparsak yapalım, işimizi en iyi yapalım ve işimizin en iyisi olmasına gayret edelim… Öğrendiğimiz her şeye kendimizden bir şeyler katalım ve fark yaratmaya çalışalım... Çünkü önemli olan, ne iş yaptığımız değil, yaptığımız işte ve verdiğimiz mücadelede en iyisi olabilmek için çaba harcamaktır...

İşini en iyi şekilde yap, yaptığın işte en iyisi olmaya çalış... "Hayatta bir iz bırakabilmek için, yaptığın işte en iyisi olman gerekir"

Hz. Mevlana ne güzel söylemiş: “Kim ki öğrenir, öğrendiği ile amel eder ve başkalarına da öğretir ve örnek olursa göklerde saygı ile anılır.”

Doğruyu, iyiyi, gerçeği, dürüstlüğü, adaleti, öğrenmeyi, öğretmeyi; ilgi alanlarını tutkuya dönüştüren, kendisini çevresini değiştiren, geliştiren, dönüştüren insanlara olan ihtiyaç her zaman, her devirde çok fazla. 
İyi, ahlaklı, çalışkan, başarılı, doğru, dürüst vb. insanların artması dileğimle…




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —