Tarih: 18.05.2023 09:02

Bir seçim daha… bitmedi!

Facebook Twitter Linked-in

Ülke olarak 14 Mayıs’ta gerçekleşen Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilleri seçimini daha geride bıraktık. Her ne kadar bazı isimlerin toplumda karşılığı olmasa da seçmenin tercihi ile vekilleri seçtik gönderdik, ancak seçmen yani vatandaş yani sen, ben, o, biz, Cumhurbaşkanlığı seçimini ikinci tura götürdü.

Hiç kimse seçmeni verdiği oyla, yaptığı tercihle aşağılayamaz, yargılayamaz, bu nefret söylemi değil mi artık sayısını bile unuttuğum yenilginin müsebbibi? Bu tavırla kararsız seçmeni, sandığa gitmeyen seçmeni nasıl tavlamayı düşünüyorsunuz merak içerisindeyim. Yapılan derin strateji hatalarını görmezden gelip seçmeni suçlamak kolay ama artık bunun bir bedeli olmalı… 

Ortada su götürmeyen bir gerçek var ki, söylemlerine katılır veya katılmazsınız bu seçimin kazananı Sinan OĞAN olmuştur… Tabi birde % 1 bile oy alamayacakların vekil çıkarması…

İttifakların aldığı toplam oy oranı dahilinde bakacak olursak destekledikleri cumhurbaşkanı adayı ile aşağı yukarı aynı oy toplamına denk gelmekte. Her ne kadar seçimin kazananının AK Parti olmasından dolayı görmezden gelinse de bir önceki seçimlere göre Milletvekili seçimlerindeki oy yüzdesinin her seçim sonrası aşağıya doğru gittiğini görmek lazım. İşimiz siyaset bilimi değil mutlaka bunun bir araştırması yapılacaktır…

Bu seçimler bir gerçeği daha göz önüne sermekte, seçmen teröre iltisaklı olduğuna, arasına mesafe koymadığına inandığına oy vermedi. Ve şimdi herkes "Muharrem İNCE Haklıymış' diyor. Evet ama 'Ba'de harabil Basra' (Basra harap olduktan sonra)."…

Gün uzun 28 Mayıs’a daha çok var, bu köprünün altından çok sular akar, oluşabilecek her sonucun Ülkemize hayırlı olması temennisi ile bu konuya nokta koyalım.

Şehrimizde kira bedellerinin büyük şehirlerle yarıştığından bir çoğunuzun bilgisi var mı bilemem ama şu meşhur sarı siteyi yaklaşık iki haftadır yoğun şekilde takip etmekteyim. Sivas’ta oturabilecek seviyede evlerin 7 bin ila 13 bin seviyelerinde olmasından anladığım, asgari ücretli yemesin içmesin ev sahiplerine çalışsın. Tabi uyanıklar birde kirayı elden alırsa ohhh mis, serbest piyasa imiş. 

Bir an önce gerekli önlemler alınmazsa kamu çalışanlarına yapılan zamların çalışana hiçbir faydası olmadan ev sahiplerinin cebine gideceği aşikar. Tüm kira sözleşmelerinin istisnasız noter aracılığı ile yapılması şartı, artış oranlarının devletin belirlediği düzeyde olması, kira bedellerinin alt limit olmadan tamamının banka aracılığı ile ödenmesi ile hem vergi geliri artacak hem de kiracıların hakkı bir nebze korunacaktır. Yoksa her yıl kiraya % 150 zam.

Hükümetin iyi niyetle uygulamaya koyduğu orta gelirli aileler için 0,69 faiz oranları ile ev alma programı sahada tamamen bir hayal, bire bir yaşadım. Bankaların kredi uygulamalarındaki şartları, ev fiyatlarını kimin neye göre hangi kıstasla belirlediği bu konuda en önemli etmen. Kimsenin rayiç tutarları dikkate aldığını görmedim, evet maliyetler yüksek, kabul ediyorum ama satılan evin vergisinin de vatandaşın boynuna sarılmasına bir anlam veremiyorum. Ev fiyatının en az yarısı kadar elinizde nakit yoksa ev almak hayali belki emekliliğe…

Her zaman dediğim gibi; kağıt üzerinde her şeyimiz dört dörtlük ama uygulama kişilerin keyfine kalmış…

Temel ihtiyaç malzemelerinin artan fiyatları ev sahibi kiracı diye ayırmıyor, herkese aynı oranda yansıyor, 6 ayda bir kiraya zam istemenin bir açıklaması vardır elbet. 

Seçimlerin ardından yapılacak ilk çalışmanın artan kira bedellerinin düzenlenmesine ilişkin olması dileklerimle, görüşmek üzere, sağlıcakla kalın…

 

o_karahan@hotmail.com




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —