Atatürk'ün muasır medeniyetler seviyesi idealine ulaşanlar ve Türk Aydınlanma dönemini (1920-1938) taklit eden ülkeler kurtuluşa erecek.
Türkiye Cumhuriyeti devletinin kuruluş ayarları tüm kargaşa toplumlarına model olacak. Emperyalizme karşı kazanılan ilk zaferin mimarı olan Türk Milletinin kurduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti model alınırsa; Orta Doğu, Uzak Doğu ve Kuzey Afrika ülkelerini bir üst lige, medeni toplumlar seviyesine çıkmaları mukadder olacaktır.
İran yüzyıllar boyu İslam dünyası ile savaştı. İslam olduktan sonra adamların gayr-ı müslimlerle savaşı yok. Tarihin çöplüğüne gömülür giderler böyle olursa. Yakın coğrafyamızdaki Irak hariç hiçbir İslam ülkesi Hristiyanlarla veya başka dinden insanlarla savaşmadı. 1967 Arap İsrail savaşı 6 gün sürüyor ve o savaşın etkisi günümüzü doğuruyor.
Türkler bu coğrafyaya yerleşirken de bu coğrafyada kalıcı olmak için de, Orta Doğu yu korumak için de (Haçlı seferleri) küffar ile savaştı. Safevi Savaşı ve Mısır Fethi siyasi bir harekettir ve yüzyıllarca o bölgede barış huzur getirmiştir. Bu coğrafyada Türk'e ihanet eden ve arkasından vuranlar tarih önünde hesabını verecek, modern sömürge ve köle oldukları bugünleri bile daha çok arayacaklar.
Suriye Arap Cumhuriyeti başkanı Şara Kürtlere eşit vatandaşlık hakkı verileceğini ilan etti. Ne demek oluyor bu? Şöyle açıklayalım; 100 yıl önce Cumhuriyetin kuruluşu ile Türkiye Cumhuriyeti Devletinin verdiği hakları Suriye yeni veriyor. Eşit vatandaşlık; kimlik, pasaport, seçme, seçilme, eğitim, ticaret, seyahat, mülk edinme, çalışma, hizmetlerden yararlanma, vergi..... gibi temel haklardan yararlanma ve temel ödevler konusunda eşitlik. Umarız Şara ve Suriye Arap Cumhuriyeti başarır. 100 yıl önce asli unsur olarak tanınmalarına rağmen bizim gibi 100 yıllık ihanetle uğraşmak zorunda kalmaz.
Kendi milletine kendi halkına düşman hiçbir devletin ayakta kalma şansı yoktur. Hele hele devleti oluşturan, asli unsur olan milleti diğer gayri unsurlara tercih eder hale gelinirse o devletin yıkılması kaçınılmazdır. Bu durumların tarihsel örnekliği Osmanlı'nın son dönemindeki Türk'e bakış açısı ve yakın tarihte Suriye rejiminin yıkılması ile birebir yaşadık gördük şahit olduk. Şu an dünyanın en eski devlet kültürünün kurulduğu topraklar olan Suriye'de Yeni bir rejim ve milleti ile bütünleşik bir devlet olma gayreti görülüyor. İran molla rejimi etnik parçalanma ile olduğu kadar kadına insan tanımının dışındaki düşmanca yaklaşımlarının faturasını ödemekle karşı karşıya geldi. O sebeple diyoruz ki; Türk Aydınlanma Çağındaki Halkçılık kavramı milleti oluşturan halkın fırsatlarda ve ödevlerde eşitliği ile birlikte toptan refahını amaçlar. Etnik farklılıkları gözetmeden, cinsiyet ve yaş ayrımı gözetmeden milleti bir bütün görür ve vatandaşlık bağı ile bağlı olan her bir bireye Türk üst kimliği vererek farklılıkları ortadan kaldırır.
Ne diyelim tarihin parmağı yok ki gözünüzü oysun. Bizden 100 yıl sonra insan yerine konulanları görenler; Türkiye Cumhuriyeti Devletinin büyüklüğü karşısında şükür eder mi? Yoksa ihanete devam mı ederler? Hep birlikte göreceğiz.