Yirmi dört yıl…
Az bir zaman değil. Bir şehrin kaderi bu sürede değişir, yönü çizilir, geleceği inşa edilir.
O halde soruyorum:
24 yıllık iktidar döneminde Sivas'ta elle tutulur, gözle görülür hangi büyük yatırım yapılmıştır?
Hangi yatırım kalıcı istihdam üretmiştir?
Samimi bir şekilde çıksınlar,
"Şunu yaptık, bunu başardık" desinler.
Biz de bilelim.
İnkâr etmeyelim;
bol bol ay-yıldızlı direklerimiz oldu.
Ama genç o direğin altında durmadı,
bavulunu alıp gitti.
Bu yıl Sivas, nüfusunun %8,8'ini başka illere verdi.
2023'ten bugüne geldiğimizde tablo daha da ağır:
Yaklaşık %20 nüfus kaybı.
Bu insanlar keyfinden mi gitti?
Bir sabah uyanıp "Hadi Sivas'tan gidelim" mi dediler?
Sosyal medyaya bakınca her şey harika.
Milletvekilleri çok çalışıyor.
STK'lar, il başkanlıkları, dernekler, vakıflar…
Toplantılar, plaketler, ödüller, bol poz.
Herkes başarılı, herkes alkışlı.
Ama şehir boşalıyor.
Bir şehirde işler yolundaysa nüfus artar.
İş varsa genç kalır.
Umut varsa aile göç eder mi?
Sivas'ta ne oluyor?
Genç gidiyor.
Aile gidiyor.
Esnaf kepenk kapatıyor.
Demek ki burada bir hesap tutmuyor.
2001'den sonra kaç bölge müdürlüğünü elimizle başka şehirlere verdik?
Yetmedi, TÜDEMSAŞ Eskişehir'e bağlanırken "eyvah" diyenlere hain dedik.
"Bu şehir boşalıyor" diyenleri siyasi hurdalığa attık.
Gerçekleri söyleyenleri susturduk,
suskunları ödüllendirdik.
Son on yılda 6. Bölge diye diye anlatılan hikâyeleri dinledik.
"Cumhurbaşkanından nasıl istedik, nasıl aldık" masallarıyla avunduk.
Peki şimdi ne oluyor?
O çok övülen 6. Bölge'den,
organize sanayiden yatırımcılar kaçıyor.
Neden?
Araştıran var mı?
Yok.
Sivas, 14 sanayi yatırımı yapılacak il arasına giremedi.
Bunu söyleyenlere "siyasi malzeme yapıyorsunuz" denildi.
"Dinleyin" dedik, yalancılıkla itham edildik.
Sonra ne oldu?
"2. faz Hakkâri ile Sivas olacak" dendi.
O da bitti, gitti.
Şimdi ne yapacağız?
Yerel televizyonlarda şakşak,
birkaç internet haber sitesi muhalefet ettiği için iflasın eşiğinde.
Cepte para yok ama
"AVM'ler dolu, restoranlar dolu" masalı anlatılıyor.
Sivasspor Süper Lig'deydi…
Canlı yayınlar, otobüsler, reklamlar, paralar havada uçuştu.
Sonuç?
Borç, batak, elde var sıfır.
Onca muhtar var…
Çalışanı saysan üç-beş.
Mahallelerde güvenlik, sosyal düzen, gençlik, yoksulluk…
Kim neyle ilgileniyor, belli değil.
İktidarın avam tabakası görevini yapıyor:
Ye, iç, yat; garibanın adını kullan, oy ver.
Bu konuda gerçekten çok başarılılar.
Herkes ödüllü.
Bir tek şehir kaybediyor.
2001'den sonra görev yapan valilerimizin çoğu daha büyük makamlara getirildi.
Demek ki hepsi çok başarılıydı.
O zaman tekrar soruyorum:
Bu Sivas'a ne oluyor?
Şehirde ana yolların bile bütüncül projeleri yok.
STK'lar, meslek odaları suskun.
Bankalar suskun.
Yatırım yapan 10 kişiden 6'sı batıyor.
Cumhuriyet Üniversitesi'nde görev üstüne görev alan akademisyenler var.
TÜBİTAK, KOSGEB, proje uzmanlığı…
Kâğıt üzerinde başarı dolu.
Ama bu şehir için gerçekçi bir analiz yapan var mı?
Sivas'ın yatırım planı mı yanlış,
eğitim mi yanlış,
yönlendirme mi yanlış?
Bir yerde yanlış var.
Bu yanlışı bulmazsak,
kamyon tekeri gibi döner dururuz.
Akıllılar iktidarı alkışlar,
"Bu Sivas ne olacak?" diyenler çöplüğe atılır.
Hamidiye-Yıldız Kış Turizmi…
Yıllarca yere göğe koyamadık.
Divriği'yi anlattık,
"Turizm merkezi olacağız" dedik.
İnanalar oldu.
Hâlâ var.
Ama şehir eriyor.
Sessizce, yavaş yavaş…
Artık reklamı değil, planı konuşalım.
Bu şehrin önümüzdeki 10 yılının yatırım analizini yapalım.
Çalıştaylar düzenleyin.
Halkı çağırın.
Esnafı dinleyin.
Genci dinleyin.
Sorun neredeyse bulun.
Çünkü Sivas bitiyor.
Ve bu sorulara gerçek cevaplar verilmeden;
ne alınan ödüllerin,
ne paylaşılan fotoğrafların
hiçbir anlamı yok.
Halil İbrahim Budaklı