Tarih: 17.01.2026 10:36

GEÇMİŞİN İZLERİ

Facebook Twitter Linked-in

5 Emekli arkadaşımla otobüs durağında bekliyoruz. Genç bir özel halk otobüsü şöförü durağa yaklaşınca yan gözüyle bize bakar gibi yaptı, durmadan devam etti. Üstelik arkadaşımın ikisi bu kurumdan emekli.

Eyy şöför efendi yaşlılar otobüse bedava binmiyor,bastığı akbilin belli bir bölümünü Büyük şehir belediyesi otobüs sahibine ödüyor. Bedava diye yaşlılar otobüse indi bindi yapmıyorlar. 70-75-80 yaşlarında gezen kaç ihtiyar var. Genç insanlar bile kaç otobüs değiştirerek şehiri gezebilir. 
Senin görmezden geldiğin yaşlı insanlar, yıllarca evinden işine, işinden evine gidip gelmişlerdir. Yaşadığı şehiri dahi doğru dürüst gezememiştir. 
Yaşlı insanlar doktora gidecektir, hasta arkadaşına gidecektir. 
Torunlarını özlemiştir onları kucaklamaya gidecektir. Vefat etmişse eşinin mezarını ziyaret edip, mezar taşına yalnız yaşamanın zorluklarını anlatacaktır.

Emekli oluncaya kadar gezemeyen hep çalışan yaşlılarınız bırakın gezsinler şöför efendi. Gezmeyi hak etmiyorlarmı? 
Yarın sen yaşlanmıyacakmısın?
Bırakın gezsinler, otobüste, vapurda, metroda yer gösterin. Şurada kaç günleri kaldı. Onlar misafiriniz dokunmayın? Horlamayın? 
Ambulansamı binsin?
Cenaze arabasınamı binsin? 
Bir gün bitecek yılların yaşanmışlığı, sırası gelen gidecektir ebedi adresine.

Bunlar,bulgur çorbası, yanık ekmek, kırık leblebi yiyerek, kara lastik giyerek büyümüş gençlerdir. 
Hiç birinin çocukluk fotoğrafı olmamıştır. Kara önlüklü beyaz yakalı öğrencilerdir. 
Onların çalışma masası olmamıştır, yemek masası bile. Gaz lambasının öngün ışığı altında ders çalışmışlardır.
Eğer ellerine para geçmişse, simit almaz kitap alır. Hazıra konmamış, çobanlık yapmış simit satmış, ayakkabı boyacılığı yapmış çocuk işçilerdir. 
Yokluklara direnmiş aç kalmış tok sallanmış, ezilmiş ama ezik kalmamış gençlerdir.

Bunlar yerli malı tüketerek milli olmuşlardır, sizler gibi hamburger çocuğu değillerdir. Mendil sallayarak halaylar çekmişlerdir, sizler gibi disco çocuğu değillerdir.

Şöför efendi, bunlardan lise diploması olanlar, şimdinin üniversite mezunlarını cebinden çıkarır. 
Bunlar Nazım Hikmet'in Kuvayı milliye destanını, Faruk Nafız Çamlıbel'in Han duvarı şiirini ezberinde taşıyarak yaşamışlardır.
Harp olmuş koşmuşlar, ellerine kına yakılarak seve seve askere gitmişler. Sizler gibi kısa dönem veya bedelli askerlik yapmamış. 20 ay silah taşımış vatan sevgisiyle büyümüş insanlardır. Memur olmuş rüşvet yememişlerdir. Haklının ve garibanın yanında yer almışlardır.

Bunlar rüzgarın önüne katılmış kuru bir yaprak misali gurbet gurbet sürüklenmiştir. 
Bunlar kendilerinden önceki kuşakların yaşam biçimini örnek almışlardır.

 

Şöför efendi bunlar sevdayı aşkı iliklerine
kadar yaşamışlardır, sizin gibi internet aşkı 
değil. Evlendiklerinde bir kat yatak bir kaç 
kapkaçak la hayata başlamışlardır. Sizler gibi tüm eşyalarını alıp, bir kaç yıl sonra eşine elveda diyenlerden değildirler.

Şöför efendi bunlar hayatı yaşayarak 
öğrenmiş. Feleğin çemberinden 
geçmişlerdir. Emparyalizme karşı direnmiş, cezaevi zindanlarında yatmış insanlardır. Bunlar askeri darbeleri yaşamışlardır, darbeler silindir gibi üzerlerinden geçmiştir, onun için ruhları sızılı, içindeki öfkeler yaralıdır.  Cumhuriyete sevdalı gençlerdir. 
Anasını babasını bakım evine terk etmeyen dünün gençleridir. Bunlar büyüklerin yanında ayak ayaküstüne atıp oturmamışlardır. Büyüklerinin önünde çeketlerini ilikleyip eğilen, eğildikçe büyüklerinin gözünde büyüyen dünün gençleridir. Mert, hoşgörülü, merhametli.

Şöför efendi bunlar sadakati de vefayıda bilir, bunlar ülkemizin son değerleridir. Her biri bir tarihtir, bir deryadır..!
Bu onurlu ve emektar şahsiyetleri incitmeyin.
Bunların içinde geçmişin izlerini taşıyan güz yarası vardır. Şimdi kara kışı bekliyorlar..

İhtiyarlarınızın değerini yaşlanınca değil, yaşarken bilmeniz dileğimle

KemaL SARIKARTAL 
10- Ocak-2026




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —