Bugün, 28 Eylül 2021 Salı

Tacettin Kepenek


"SUVASLIYUK GARDAŞ"

Tacettin KEPENEK Yazdı...


"SUVASLIYUK GARDAŞ”

Sivas, Sivas olalı günümüzde ki kadar “Suvaslı” olmamıştı. Son zamanlarda şehrin muhtelif yerlerinde ki ilan panolarında, ticari ve siyasi hedeflere yönelik sıkça Suvaslılık vurgusu yapılıyor. Demek ki, alıcısı çok!

Kadim bir şehirde, Sivaslılıktan, Suvasluluğa savrulmak trajik bir dönüşüm olsa gerek.

Önce zanaatkar, sanatkar ve sermaye gücü olan gayrimüslim Sivaslılar gitti. Bu gidişin dramatik sebeplerini herkes biliyor. 1960’lardan sonra ki göç dönemlerinde, ticarette hali vakti yerinde olanlar ve memuriyet te emeklilikleri gelenler, Bursa, Antalya, Ankara, İzmir gibi yeni destinasyonlara gitti. 1978 ve 1990’lardan sonra ise Sivaslı Alevilerin göçü...

Sonra peyderpey yaşam alanlarının kısıtlandığını düşünen Sivaslılar. Son yıllarda ise büyük oranda, işsizlikten, sosyal dokudan ve yaşam kalitesinden dolayı oluşan hoşnutsuzluk sebebi ile gidenler... Bu arada Sivas kent merkezinin, iç göç sonucu Suvas'a dönüşümü de tamamlanmak üzere...

Sivas’ın coğrafyası büyük olunca gidenlerin sayısı ve etkileri de büyük oldu.

Kabul edelim ki, 2000’lerden itibaren trajik bir şekilde demografik ve sosyolojik yapısı değişmiş bir kent ile karşı karşıyayız. 1990’dan önce giden Sivaslılar zannediyor ki, Sivas hala eski Sivas...

Anadolu’nun bu kurak ve soğuk kentinin asıl zenginliğinin, farklı etnik, dini ve kültürlere mensup, kentlileşmiş insanların varlığı olduğu, günümüzde apaçık ortaya çıktı.

Bu durum, o kadar açık ve eksikliği hissedilir bir olgu ki, belki de bilinçaltı bir zorlama ile son yıllarda “Sultan Şehir Sivas" diye, bir slogan ortaya atıldı. Kendi kendine gaz vermek, bu olsa gerek...

Şehrin ilan panolarına asılan reklam afişleri, aslında malumun ticarileşmiş hali. Elbette reklamcılar, hitap ettikleri kitleyi bilmek zorundalar. Boşuna “Suvas, Suvas olalı beyle bir ucuzluk görmedi" diye, yazmıyorlar.

Kimlerin ilan verdiğini bilmiyorum ama son bir iki gündür, şehrin ışıklı reklam panolarında “love Erdoğan" yazısı ve sayın cumhurbaşkanının resmi yansıtılıyor. Güler misin, ağlar mısın? Türkçe yerine İngilizce yazınca ne oluyor acaba?

Yoksa, Newyork’un merkezinde bulunan devasa ışıklı panoya yansıtılan “Stop Erdoğan” ilanına mı, karşılık veriliyor?

Sebebi ve içeriği ayrı bir mesele olmakla birlikte, ABD de o ilanı yayınlatabilmek için cebinizden ciddi miktarda para vermeniz gerekir. Suvas ‘ta ise bazıları için muhtemelen bedava...

Suvaslılığın, bu şehri bir adım ileri götüremeyeceği yeterince tecrübe edilmiştir. Popülist yaklaşımlar artık bir kenara bırakılmalı, Sivaslılık ve kentlilik bilinci, kent kültürü ve değerler eğitimi hiç vakit kaybedilmeden bilinçli bir şekilde uygulanmalıdır. Bütün kamu idarecileri, akademisyenler, öğretmenler ve her kesimden bilinçli insanlar toplumu bu yönde teşvik etmelidir.

Bu satırların yazarı çok sevdiği memleketinden, belki de günün birinde, kendisinden öncekilerde olduğu gibi yaşam alanı kısıtlanmak suretiyle göçe mecbur edilecektir. Ancak , o güne kadar hesapsız bir şekilde bunları konuşmaya devam edecektir. Benzer düşünceleri paylaşıyorsanız, bence sizde öyle yapın... En azından memleketiniz için arkanızda bir iyilik bırakmış olursunuz...

Tacettin KEPENEK

tacettinkepenek@gmail.co