Bugün, 23 Eylül 2021 Perşembe

Haydar Mermer


SÖZ OLA


SÖZ OLA.

".. Sevgili hemşehrim Yusuf Bey kardeşim.

Büyük ümitlerle yola çıkan yeni müfredata katkı olmak adına, feryadımı özetleyerek doğrudan sizinle paylaşmak istedim.

Evvelen;

Çarpık tarih öğretimi iki insan tipi ortaya çıkardı.
- Ya 1919 tarihinden önceye düşman.
- Ya da 1919 sonrasına düşman.

Ne olur ! yeni müfredatla birlikte artık tarihimizi;
- Kendine düşman nesiller yetiştirmekten,
- Hainler, kahramanlar tefrikasına dönüştürmekten,
- Tarihimizi, bir bütün olarak ele alıp; birini diğerine feda etmeden öğretiniz. 
- Anadolu´da, Selçuklu ile kurulan Türk Devletinin tek olduğunu; Osmanlı´nın, Selçuklu´ nun devamı; Cumhuriyetin de, Osmanlı´nın devamı olduğunu, zira 1919 kurulanın yeni bir Devlet değil yeni bir Rejim olduğunu anlatınız
..........
İkinci olarak;

- Güzel Türkçe´mizi kelime uydurma hastalığına müptela olmuş marazlıların elinden kurtarınız.
Müfredat dilinin sebep olduğu;
- Velilerin, çocuğu ile anlaşamama,
- Öğrencilerin ise, okuduğunu anlayamama ızdırabına son veriniz. 
- Müfredat dilini " CUMHURİYET GAZETESİ" dilinden kurtarıp " ÖMER SEYFETTİN " diline irca ediniz.
Sürçü lisan ettim ise affola.
Selam, sevgi ve dualarımla.. " ( Haydar MERMER )

Eskileri karıştırırken gördüm.
Tam iki sene önce zamanın Milli Eğitim Müsteşarına yazmışız. 
Geri dönüş oldu mu ?
hayır
Değişim oldu mu ?
hayır
Gelişme oldu mu ?
ona da hayır..
Yeni Milli Eğitim Bakanı 6 aydır konuşuyor. 
Söz namına ne varsa Allah için güzel söylüyor. 
Ama artık icraat zamanı.
Yukarıda belirtilen hususlara hassas mı ?
ona ümidim yok.
Ancak 
Bunlar düzelmezse kimse Milli Eğitimden de, okuyandan da, okutan dan da bir şey beklemesin. 
Okullar Angut fabrikasına, öğrenciler papağana dönmeye devam...