Bugün, 28 Eylül 2021 Salı

Ömer Çakmak


MÜCA-HİTT

Ömer ÇAKMAK Yazdı...


MÜCA-HİTT

En iğrenç yenilgi biçimi gönüllü köleliktir. Dünyevileşen müca-hitt kapitalist sistemin çarkında öğütülüyor. Dünya kar kış idi mücahit baharı müjdeleyen kar çiçeği olacağı olacaktı. Zirveye çıkarken unuttuğu derdi yüzünden bir çoğu rezilliklere alkış tutar hale geldi. Dilde muhabbet türküleri var iken yarı çıplak zırta boz bağırtkanları kulaklardan gönüllere alarak ruhuna işkence etmeye başladı.

Zaman, kimsenin kimseye faydası olmayan o zor günler için sermaye iken onu kafelerde sahil kenarlarında büyük dava edebiyatıyla nargile dumanlarına kurban verdi. Göğsümüzde kalp cevherini is içerisinde bırakarak kof ve geçici taleplere rehin bıraktı.

Küresel şeytanların içini boşalttığı kof mücahit, küresel sermayenin sözlüğüne göre şekil alan cihat, kavramla kargaşa yaşayarak terk edildi ya da kimilerini düşmanla uğraşmak yerine birbiri ile uğraşma karanlığına düşürdü. Mücadele kardeşler arasında olmaya başladı. Dünyayı yaşanabilir bir yer cenneti prova edecek geçici mekan olarak kullanacak iken ahireti unutup direkt cennet etme gafletine düştü.

Daha dün düşünce özgürlüğü insanca yaşama eylemleri yaparken bugün ne yazık ki borsalardan, piyasalardan ve günlük faiz oranlarından bahseder oldu. Pembe incili kaftanları yere serip üstüne bağdaş kurup otururken ve onu yerden almaz iken bugün kaftan almak için birilerinin ayağına paspas olma yarışına girdi.

Meydanlar da sesini zalimlere duyurmak için yumruklarını sıkar bağırırdı. Sahi ne ara pop şarkılar eşliğinde eller sallayıp kendinden geçmeye başladı. Eskiden bedenler zindan da olsa da zihinler ve ruhlar berraktı. Şimdilerde bedenler olabildiğince özgür ama zihinler karmakarışık bulanık olmaya başladı.

Onurlu yaşmak için dünyanın fesada uğramış ortamını dönüştürmeyi düşünürken günün adamı olmak için ortama uyup kıytırık ideolojilerin değirmenine su taşımaya başladı. Nefsi arzulara koltuklar için boyun büküldü, gönül dili ortadan kayboldu. İstikametin şakülü şaştı. Meydanlardaki haykırışlar utanıp sessiz çığlıklara dönüştü. Dünyaya fethi müjdeleyen nesil şimdiler de ceplerinde piyango bileti ile dünyaya hakim olma hesapları yaparak mücahitlik taslıyor.

Dünya da zalimler gibi yaşayıp nefse esir olan sonra da bunlara fetva bulmak için Televole hoca yetiştiren, aldığı fetva ile her türlü haltı yiyerek vicdanını körelten bir nesil oldu. Görmeyen gönül gözleri ile Kuran ve sünnetten ayet ve hadisler devşirip ahkam kesmeye, dünyada zalimlerin eserlerini okumaya okudukça da sapıtmaya başladı.

İşler önce fıkhi sonra da hukuki idi. Şimdiler de Hukuki yaparken Fıkhi yapmaktan tamamen kaçınır oldu. Kuruluş amacı Rıza-i ilahi olan dernek ve vakıflarda sevap kazanma yeri değil bir yerleri elde etmek için köprü olarak kullanır hale geldi. Davaya yapışıp Rıza i ilahiyi ümit ederken ne ara tavanın kulpuna yapışıp helal haram demeden yutmaya başladı.

Dünya işlerine dalıp çok kazanma derdine düştüğünden beri hayati meseleleri bile Matematikle fizikle ölçer hale geldi. Düşmanlık ettikçe düşmana benzedi. Karşısındakilere bakarak onları örnek aldı. Ne kendi ne de onlardan acayip mi acayip,bambaşka bir tip oldu.

Müca-hitt kim mi? Bilmem ben adını verdim sizde soyadını bulun işte….