Bugün, 28 Eylül 2021 Salı

Artin Korkor


Melkon Dayı


GÖKÇEBOSTAN MAHALLESI, Melkon YANGIN VE Mustafa ÖZTÜRK

 Değerli hemsehrilerim. Bu yazıda sizlere mahallem Gökçebostan ve bu mahallenin çocuğu komsumuz,büyüğümüz Melkon Yangın´dan bahsedeceğim. Biz Gökçebostan Mahallesi ikinci sokakta otururken,karşı sırada biraz ileride Melkon daayıgil otururlardı.

1927 yılında Sivas´ta doğan Melkon Dayi, Ülku İlkokulu´nu bitirdikten sonra,sanata olan sevgisinden dolayı Sanat Okulu´na gitmek ister.Okula kaydolur fakat bir sure sonra okulla iliksisine son verilir.Onun sanat aşkı sönmemiştir ve marangoz yanında çıraklığa başlar.

Gençliğinde artik usta bir marangoz olmuştur. Tahtadan yapamayacağı hic bir sey yoktur. Oğlu Levon´a tahtadan bir otomobil yapmıştı.Otomobilin içinde pedal vardı ve direksiyonu çevirerek istediğiniz yöne sürebilirdiniz.Çocukluğumda zaman zaman bu otomobili ben de sürmüşümdür.Levon büyüyünce tahsil için Amerika´ya gelir ve oraya yerleşir.Yıllar sonrada Melkon Dayigil oğlunun yanına Amerika´ya gelirler.Hala sanat aşkı sönmeyen Melkon Dayi,garajında tahtadan akla gelmeyecek ilginç eşyalar yapar.Bunlardan biri de tahta cümbüştür.

Ziyaretine gittiğimizde bu cümbüşü hem çalar hem de eski şarkılardan bir konser verirdi. Ben 2003 yılında internetten,hemsehrim ve bizim mahalleli Amerika´da yaşayan Mustafa Ozturk´le tanıştım.Zaman zaman telefonla konuşur eskileri yad ederdik. Bir gün Melkon Dayi bize ziyarete geldiğinde,sana bir sürpriz yapacağım dedim ve Mustafa´ya telefon actım.Bir sure konuştuktan sonra bizim mahalleden bir hemsehrimi vereceğim dedim ve ikisi basladılar konuşmaya. Karşılıklı sormalar,uzun suren anlatmalar derken,Mustafa, Melkon Dayi hakkında bir yazı yazdı.Simdi onun kaleminden o yazıyı sizlere aktaracağım.

Ben,Mustafa Kemal ağabeyimin ölümünden uc yil sonra dünyaya gelmişim.Sivas´in Gokcebostan Mahallesi iki katli kerpic evin ust katında.Sanırım ben on yaşına gelene kadar da bu evde oturduk.Bütün çocukluk anılarım bu evle ilgili.Karşı komsu Seher Teyze,Seher Teyzenin kızları,torunları Ayla,karşı komsumuz Osman Efendiler,oğulları Zeki,Ermeni komsumuz Manukyan´lar ve renkli yumurtaları,Fadime Ablalar ve kızları Sultan´la,Guler,Senem Teyze ve oglu Sirri.Hic biri hafızamdan uzaklaşmıyor.

SAHICI TAHTA BISIKLET  

Çocukluğunuzda şimdiki oyuncaklardan bulamayıp,kendinize oyuncak yaptiginiz olmuştur.Söğüt ağacından düdük yapmayı bizim yaslardaki bütün gençler bilirler.Pancar kökünden kayık yapıp,arkasına pervane takip yüzdürmüşüzdür.Bir kısmimiz belki tahtadan oyuncak bisiklet bile yapmıştır.

Ama böylesini görmemişsinizdir! Tahtadan bisiklet,ama sahici marangoz isi bisiklet.Bir kenara koyup sus niyetine gelene gidene göstermek için degil.Binmek icin! Düşünün bisikleti filimlerde gören Gokçebostanlı çocuklar,tahtadan bir bisiklete binmiş tatlı yüzlü bir marangoz ustasının arkasından koşturuyorlar.

Hep derdim.Bu benimki gercek mi,ruya mi? Gercekten tahtadan bisiklet olur mu? Çocukluk hayali mi? Hele hele o bisiklete binmiş kırmızı yanaklı,gülümseyen amca? Benim hayal urunum mu? Değilmiş! Sivas´li Melkon Usta aradi. Tahta bisikleti sordu.Hatırladın mi? Yüreğim bir tuhaf oldu sormayın.Sanki babam telefonun obur yanında, oğlum,der.Tahta bisikleti yapan, Gokcebostanlı çocukların peşinden koşturduğu hayallerimizi süsleyen "Melkon Yangin" amcayı bugün buldum. MELKON DAYI Gokçebostan Mahallesi´nde çocukların peşinden koşturduğu,kendi yaptığı tahta bisikletine binmiş, kırmızı yanaklı,gulec yuzlu hayal kahramanımı düşler,bir turlu de çıkaramazdım.

Gerçek miydi, yoksa çocukluk hayali mi? Iki üç gün once Melkon Dayi aradi.Beni bildin mi? Hii? Tahta bisikletli marangoz. Melkon Dayi bir içten, bir güzel konuşuyor. Asik Veysel gibi. Babam gibi. Esref Dayi gibi. Beyaz sakallı emmi gibi.O konuşuyor, ben coşuyorum."Osman Efendilerin oglu Halis´in kopeğini hatirlar misin?". İçim bir tuhaf oluyor."Anan,baban beni cok iyi bilirler." Melkon Dayi peki sen bunu bilyon mu? Alanya´da bizim evin mutfağında hala senin yaptığın dolap durur? Anam söyledi...