Bugün, 28 Eylül 2021 Salı

Ömer Çakmak


KUDÜS HİKAYE!

Ömer çakmak yazdı...


KUDÜS HİKAYE

Saatine baktı henüz namaz vaktine vardı. Cebinden telefonunu çıkartıp bakmaya başladı. Yaşlı bir adam elinde baston ile yanına yaklaştı. Adamın geldiğini görmemişti. -Selamünaleyküm birden bire irkildi başını çevirip baktı -Aleykümselam hacı emmi dedi. -Telefona o kadar dalmışsın ki selamdan bile korkar hale gelmişsin neye bakıyorsun öyle diye yaşlı adam sertçe sordu - Kudüs’te olanlara bakıyorum hacı emmi dedi - Oğul hepimiz üzüntülüyüz ama çok işimiz var gayret sarf etmeli, dua etmeli, kavli duadan fiili duaya geçmeli diyerek cami bahçesinde banka oturdu. Elindeki bastonu önüne alıp -Haberlere mi bakıyorsun ? - Yok hacı emmi Whatsapp durum diyorlar ya ona bakıyorum herkes duruma Kudüs'ü eklemiş.

Hacı emmi ne olacak bu işin sonu bir avuç Yahudi elinden ne çekiyoruz - Oğul Müslümanlar samimi olunca bitecek. - Biz samimi değil miyiz diye tepki gösterdi. Yaşlı adam tebessüm etti -Bak herkes paylaşım yapmış diyorsun bunun içinde komşular ve bu mahalleden de birileri var değil mi? Başını salladı. Adam devam etti: bak bakalım camide kaç kişi var onlardan bir tanesini görebiliyor musun maalesef hiç kimse yok. Belki bunların bir çoğu namaz bile kılmıyor. Oğul mahallesindeki camiye sahip çıkamayanlar Mescid-i Aksa’ya nasıl sahip çıkacak? Sosyal medyada klavye mücahitliği kolay. Geçen meydanda bağırıyorlarda Kanımız Aksa da Mescidi Aksa mı ne öyle bir şey diye bağırıyorlardı. Düşünsene adam sıcak yataktan kalkıp sabah namazına gelemiyor Filistin’e ölüme gidecekmiş Hadi oradan. -Namaz kılmıyor diye eylem yapılmasın mı tepki göstermeyelim mi? - Oğul seslerimiz kısılana kadar bağıralım. Ama altını da dolduralım. Bir alime sormuşlar Kudüs nasıl kurtulur diye. O da cevap vermiş: Ne zaman ki sabah namazında tüm camilerimiz cuma vakti gibi dolup taşarsa o zaman diyor.

Nihayetinde Selahattin Eyyubi dönemine bak. Fatih Sultan Mehmed, Kanuni Yavuz Selim in dönemlerinde halka bir bak. İstanbul fethi destanlarından Fatih ve iki papaz diye anlatılan esnaf hikayesini dinlemedik mi? Oğul biz doğru olursak yöneticilerimizin sözü bile yeterdi ve bu zulüm hemen dururdu. Nerden biliyorum Kanuni’n Fransa ya gönderdiği mektuptan. Lise de iken bir hocamız anlatmıştı. Bir şey çıkarmışsınız onu kaldırın akşam çayını Paris’te içerim diyor. Onlarda apar topar kaldırıyor. Bunun gibi bir de cennet mekan Abdülhamit Han’ın tiyatro oyununu kaldırması var -İyi de Kanuni Abdülhamit bu yaaa -Değişen bir şey yok biz doğru olursak. Nice Fatih’ler Abdülhamit hanlar çıkar.

O telefondan kimler paylaşım yapmış söyle bakayım? Telefonu hacı ya uzattı. Hacı baktı. - Hah şu adam memur de mi geçen gün bir işim vardı bunun çalıştığı daireye gittim mesai bitimine bir saat var o yok nerde dedim beyefendi bir saat önce çıkmış. Şu diğeri bizim komşu değil mi namazlı niyazlı bir adam ama gel gör ki geçen sitenin bahçede diğer komşularla oturmuş tüm bankaların faiz oranlarının sayıyordu. Ooo bizim sendikacılar de mi bunlar, geçen senelerdeki tartışmaları unuttuk diyelim hadi neyse daha bir kaç ay önce bilmem ne parası verilmedi diye bir ay iş bırakmadılar mı vatandaş mağdur olmadı mı? Şu ne başkanı idi diye telefonu geri uzattı bir yandan da kaç senedir o koltukta bekliyor. Sorsan bir numaralı dava adamı ne var otuz sene başkanlık mı olur ya, bu iş hayırlı ise ve çok sevabı

varsa bırak başkası da sevap kazansın yok zor zahmetli bir şeyse bırak başkası da zahmet çeksin bir davaya evladın gibi sahip çıkılmaz ki senin malın mı bu? Sen git başka yerde hizmet et hayır kurumunda çalış sen gidince yerine bakacak adamlar yetiştir bırak. -Eee daha sayayım mı oğlum peki sen usta çağırıp sorunsuz iş yaptırdın mı yok benim mobilyacı ya tam bir sene oldu hala gelip dolabı tamir yapacak ben aramaya utanıyorum aradığımda haftaya geliyordu. O da memlekettin en iyi dürüst ustasıymış. Al birini vur ötekine. Bu adamlar mı Kudüs’ü kurtaracak.

O arada ezan başladı. Oğul hadi kalk beni sinir etme. Yediği içtiğinde şüphe olanın duası kabul olmazmış bırak melekleri Gavur bile halimize güler hale geldi. Sahabe Cihad ederken sizin hayatı sevdiğiniz kadar biz ölümü seviyoruz dermiş. Biz dünyayı sevmeyi bırak bir çoumuz tapar hale geldik. Küfrün önünde Efendimiz S.A.V tabiri ile su önünde saman çöpü gibi olduk. Derdimiz çok. Bende öyleyim sende öylesin öbürü de. Birbirimize dua edelim de Allah bizi bir bela vermeden düzeltsin. Haydi kalk biz namaz kılalım.