Bugün, 23 Eylül 2021 Perşembe

İbrahim Balaban


KEBAN BARAJI İnşaatı


KEBAN BARAJI İNŞAATINI TÜMÜYLE KARAKTERİZE EDEN DEĞERLER

 Beton                                        :  2.057.075 m3

Çimento                                    :     522.098 ton

Betonarme Demiri                    : 18.889.798 kg

Kırma Taş                                 :   1.512.000 m3

Galeri Boyu                              :         15.431 m

Galeri Hafriyatı                        :      276.930 m3

Kaya Dolgu                              : 13.154.394 m3

Kaba ve İnce Filtre Dolgu        :      975.265 m3

Kil Dolgu                                  :  1.550.412 m3

Araştırma Delgisi                     :         55.343 m

Enjeksiyon Delgisi                   :      465.609 m

Enjeksiyon (ton)                       :         77.054 ton

Açık Hafriyat                            :   4.449.652 m3

Cebri Boru                                :  13.054.791 kg

Çelik Aksam                             :    2.733.718 kg

 KARŞILAŞTIRMA

Türkiye´de :

      Keban Barajı, yükseklik, hacim ve güç bakımından yapıldığı sene itibariyle mevcut barajların en büyüğüdür.

Dünyada:

Yapıldığı sene itibariyle ;

-          Yükseklik bakımından 18. (Dolgu barajların dördüncüsü)

-          Rezervuar  (göl) hacmi bakımından suni göller arasında 21.

-          Enerji üretim kapasitesi bakımından hidroelektrik tesisler arasında 39.

-          Dolgu hacmi bakımından 38. dir .

 MÜTEAHHİT FİRMALAR

 Derivasyon Tünelleri Müteahhidi:

ARI İnşaat Şirketi (Derivasyon tünellerinin hafriyat kısmı bittikten sonra iş hacminin artması nedeniyle tasfiye edilmiştir.)

Keban Barajı İnşaat Müteahhidi:

a)      Compagnie de ConsructionsInternationales  (CCI) aşağıda adı geçen 5 firmanın iştiraki ile kurulmuş olan bir şirket olup Keban Barajı ihalesinde %44 hisseye sahiptir.

1-      CompagnieIndustrielle de Travaux (CITRA)

2-      Campenon Bernard

3-      GrandsTravaux de Marseille (GMT)

4-      Societe Generale d´Entreprises (SGE)

5-      GrandsTravauxHydrauliques (ETCH)

b)      Impresit-Girola-Lodigiani (IMPREGILO)  Üç firmadan müteşekkil bir grup olup Keban Barajı ihalesinde %50 hisseye sahiptir.

c)      CompagnieFraçaisd´Entreprises (CFE)  %6 hisse ile ihalede yer almıştır.

 JENERATÖR MÜTEAHHİDİ:

SIEMENS      (Alman)

AEG               (Alman)

CGE             (İtalyan)

TRAFO MÜTEAHHİDİ

ALSTHOM                              (Fransız)

JEOMONT SCHINEIDER      (Fransız)

EROLE MARELLI                  (Italyan)

ELEKTRİK TEÇHİZATI:

COGELEX                             (Fransız)

 

TÜRBİN MÜTEAHHİDİ:

CREUSOT LOIRE                 (Fransız)

ENERJİ NAKİL HATLARI MÜTEAHHİDİ:

SEA   (İtalyan) (Mukavelesi feshedilmiş olup inşaat TEK tarafından devam edilmiştir.

      Keban Barajında vardiya mühendisi olarak göreve başladım. Önce kaya dolgu, filtre dolgusu ve geçirimsizliği sağlayan kil çekirdek dolgusunun laboratuvar deneyleriyle özel teknik şartnameye uygun olarak yapılmasına nezaret ettim. Bütün yapılan işleri vardiya sonunda şefimiz Amerikalı Mr. Deworsky ?e yazılı rapor verdim. Vardiya iki haftada bir değişiyordu.

  1. Vardiya 08:00-16:00
  2. Vardiya 16:00-24:00
  3. Vardiya 00:00-08:00 saatleri arasındaydı.

Dört ay barajın kaya, kil ve filtre dolgu işlerini takip ettim. Sonra yerüstü ve ağırlık baraj betonları inşaat işlerinde, kontrol vardiya mühendisi olarak 4 ay çalıştım. 8 aylık çalışmamın sonunda EBASCO Baş MühendisiMr. Sebring,  DSİ Keban Barajı 16. Bölge Müdürü Turan Esen Bey ve Müdür Muavini Ali Canpolat Beyden benim için aile lojmanı talep etti. Fakat müsait bir lojman yoktu. Aradan birkaç gün geçince DSİ aile lojmanını kullanan ve şoförlerin sevk ve idaresini yapan kişi ile DSİ Keban Barajı Bölge Müdürlüğünün Makine Mühendisi İbrahim Tuğsuz Beye ters davranıp ve şiddetli ağız dalaşı yapınca Bölge Müdür Yardımcısı Ali Canpolat Bey bu davranışı Şoför Başını işten ve lojmandan çıkararak cezalandırdı. İki hafta içinde lojman boşalınca Ali Canpolat Bey lojmanı bana verdi. Ankara´daki ailemi ve ev eşyalarımı bahçeli, emniyetli site içerisindeki aile lojmanına yerleştirdim. Sitedeki komşularımız DSİ Keban Barajı Bölge Müdürlüğü aileleri ve EBASCO Amerikan Şirketi yönetici ve mühendis aileleriydi. 1965 doğumlu oğlum Numan ve 1967 doğumlu oğlum Mustafa Milli Eğitim Bakanlığının Keban Barajı İlk Okulunda çok muhterem Okul Müdiresi Saadet Atiman Hanımefendiye emanet edecektik. 3. Dört aylık çalışmamı Jeoloji Mühendisi çok tecrübeli Şefimiz Norman RossTillford´un emrinde, barajın temellerinde, enjeksiyon galerilerinde kontak  enjeksiyonu konsolidasyon enjeksiyonu, perde enjeksiyon işlerine, diyafram duvarları inşaatlarına, kaya ankrajları, piyezometre kontrol sisteminin yapımının takibi işlerinde vardiya mühendisi olarak çalıştım. İşlerin teknik şartnameye uygun olarak yapılmasını gece gündüz hatta tatil olmasına rağmen Pazar günleri bile baretimi, iş parkamı, çizmemi giyerek ve büyük el fenerimi alarak en az 4 saat yapılan işleri incelemeyi çok seviyordum. Evin ihtiyaçlarını eşim sitedeki DSİ veya müteahhit kantinlerinden temin ediyordu. EBASCO Müdürümüz ailelerin Elazığ´a giderek alışveriş yapabilmeleri için Tokatlı Abbas Efendinin kullandığı bir de kırmızı minibüs aldı. Bu şekilde evimiz, işimiz, cumartesi akşamları sinemamız, bazen Amerikalılar cumartesi akşamları ailelere parti veriyorlardı, Ben de A kulübünde Amerikalı komşularımızı, okul müdürlüğü öğretmenlerini, DSİ mühendis ve teknik personel ailelerini, Fransız müteahhit firmanın müdür ve mühendislerini aileleri ile birlikte çok hoş anımsanacak bir parti verdim. Tabii hanımlar da Sivas ve Türkiye´nin hemen her şehrinde bilinen yaprak dolması için oldukça yorulmuşlardı. Kızartmalar, salatalar, su böreği ve kalbura bastı tatlısı hala damaklarında tadını hissediyorlardır.      

     Amerikalı ailelerin küçük çocuklarına ilkokul eğitimi veren İngiliz bir öğretmenleri vardı. Komşularla cumartesi akşamları birbirimizi ziyaret ediyorduk. Bir cumartesi günü barajdan eve epeyce geç olan saatte 21:00 gibi geldim. Eve girince eyvah bu akşam Ertuğrul Özbek Beylere gidecektik unuttum dedim. Daha fazla vakit kaybetmeden çizmeli, baretli, parkalı ve el fenerli olarak çocukları anneme emanet edip hanımla beraber Ertuğrul Özbek Beyin evine gittik. Ufak tefek iş bahanesi ile özür dileyerek misafirliğimize devam ettik. Sağ olsunlar, mazeretimizi kabul eder gibi oldular.

Severek ve ilgilenerek 4 ayımı enjeksiyon ve yeraltı inşaat işlerinin Vardiya Kontrol Mühendisi olarak tamamladım. Bir Pazar günü alışkanlığım üzere denetlediğim işleri dolaşıp tekrar ofise dönerken arkadaşlar bana EBASCO şirketi yeni bir organizasyon şemasını ilan panosuna asmış; görüp görmediğimi sordular. Haberim yoktur dedim . Amerikalı EBASCO Müdürünün imzasıyla ilan panosuna asılan yeni organizasyon şeması şu şekilde tanzim edilmişti:

İbrahim BALABAN

Yeraltı İşleri Kısım Şefi Sorumlu

-  Perde Enjeksiyonları

 - Diyafram Duvarları

 -     Kontak Enjeksiyonları

-     Kaya Ankrajları

 -     Piyezometri Ölçüm Sistemleri

 -     Yeraltı Betonları 

 12 vardiya mühendisi ile işleri yönetmem isteniyordu. Ben de 3´er mühendisi şu şekilde görevlendirdim.

1-      Beton İşleri Vardiya Mühendisleri                                   3 Kişi

2-      Sağ Sahil Perde Enjeksiyonları Vardiya Mühendisleri   3 Kişi 

3-      Sol Sahil Perde Enjeksiyonları Vardiya Mühendisleri     3 Kişi

4-      Talvek Perde Enjeksiyonları ve Santral Temel Dolgusu

Konsolidasyon Enjeksiyonu Vardiya Mühendisleri              3 Kişi

         Kısım Şefi olarak 24 saat işleri denetleyebilmem için tecrübeli jeoloji mühendisi Ertuğrul Özbek Beyin de benimle birlikte çalışmasını teklif ettim. Birlikte sürekli olarak vardiya mühendislerini yöneterek işlere sahip çıktık. Ben genel olarak her türlü enjeksiyon delgilerini, enjeksiyonlarını, karotlu numune delgilerinin takibini, kontrol delgilerinin yazılı olarak taşeron BACHY firması müdürüne veriyordum. O günlerde barajın perde, kontak, konsolidasyon delgi ve enjeksiyon işlerini, kaya ankrajlarını yapan taşeron BACHY şirketinin müdürü Mr. Vanel bana şunları söyledi ?Keban Barajı Dünyanın en büyük köprüsü olacak? dedi. Kendisine projenin yapılış amacı elektrik üretimi yapacak Dünyanın sayılı hidroelektrik santralının olacağını, çok büyük baraj olacağını söyledim. Tekrar sözlerine devam etmedi, fakat tokalaşıp gülerek yanımdan ayrıldı. Ben bu sözlerine bir anlam veremedim. Ama neden böyle söz söylediği beni rahatsız etti. Bu konuşmaları Amerikalı Şefimiz Mr. Norman RossTillford´a ve Jeoloji Mühendisi İsmail Çiloğlu´na aktardım. Yapılan işleri ve kararlarımı Jeoloji Mühendisi Mr. Johnson´a rapor ediyordum. Jeoloji Mühendisi İsmail Çiloğlu Bey de ofiste çalışıyordu. Baş Mühendis MrTillford ile birlikte araziden gelen bilgileri projelere kayıt ederek değerlendiriyorlardı. Bir gün R2 (sağ sahildeki) perde enjeksiyon galerisinin giriş ağzından takriben 70 metre mesafedeki ilk kademe (0.00- 4.00 metre) delgisi yapıldı. Delgi bitince enjeksiyondan önce su alış testi yaptık. Su 0 basınçla delgiye akıyordu, çimento enjeksiyonu karışımı için 1 ağırlık su 1 ağırlık çimento yapılması ile başlanması talimatını verdim. Aradan 2 saat geçince sürveyanımız enjeksiyonda basınç yükseldiği haberini verdi. Ben de o delgiye bir karış mesafe yanında ilk kademe delgisi olan 4 metrelik yeni bir delginin yapılması talimatını yazılı olarak verdim. Delgi işine başlayınca daha 4 metere derinliğe ulaşmadan yine su kaybı oldu yani su 0 basınçla delgiye akıyordu. Tekrar 1 ağırlık su ve 1 ağırlık çimento karışım ile enjeksiyona başlamalarını istedim. Bu defa DSİ işçilerinden olup, bizim denetimimiz altında çalışan ve işi yerinde denetleyen Sürveyana : ?Enjeksiyona başlayınca 1 saat pakerin (delgiye sabitlenen aparat) yanında dur ve gözetle, sonra galerinin sonuna doğru yürü ve gözden kaybol. Basınç yükseldi dediklerinde delginin başından ayrılma ve bana haber ver.?dedim.Aradan 2 saat geçince Fransız Formen delgiye verilen enjeksiyon manometresinde basıncın yükseldiğini söylemiş. Basınç istenen seviyede 10 dakika sabit kalırsa, vanasının kapatılarak başka delgi için enjeksiyon hortumu yer değiştirilirdi. Bu yer değiştirmeye fırsat vermeden, refü olmuş gibi ( daha fazla enjeksiyon gerekmediği) yeterli basınç altında dolmuş olan pakere bağlı manometreyi el fenerimle inceledim ve basınç normal dedim. Sürveyandan pakerde bağlı hortumun vanasını kapatarak kurt ağzınıoptilatörden ayırması işini Fransız Formene söylemesini istedim. Fransız Formen Sürveyanın talimatını yerine getirdi. Ben, Sürveyanım, Fransız Formen ve Türk İşçi ile beraber pakeri el fenerimle aydınlattım ve tam bir ihaneti, sahtekarlığı bu sayede hep birlikte gördük. Meğerse Fransız Formen 0 basınçla enjeksiyon alışı yapan delgi pakerinin içine çimento kağıdından tıkaç yaparak kurt ağzını tespit etmiş. Fransız Formen benim detaylı inceleyeceğimi tahmin etmediğinden, basınç yükselince tamam deyip oradan ayrılacağımı zannetmiş herhalde.  Tıkaç görevi yapan çimento kağıdını Fransız Formene elleriyle çıkarttırdıktan sonra enjeksiyon işini durdurdum. Ertesi gün yapılan haince sabotaj işini görüşmek için bir toplantı istedim. Toplantıya şu kişiler katıldı;

1-      DSİ 16. Bölge Müdür Muavini Jeoloji Mühendisi Selami Seyhun

2-      EBASCO Baş Mühendisi Mr. Sebring

3-      EBASCO Kısım Şefi İbrahim Balaban

4-      EBASCO Jeoloji Mühendisi İsmail Çiloğlu

5-      BACHY   Delgi Enjeksiyon Taşeronu Sorumlu Müdürü Mr. Vanel

Mr. Sebringtoplantının sebebini anlattıktan sonra Mr. Vanel sinirlenerek toplantıyı terk etmek üzere ayağa kalktı. Ben Müdürümüz olan Mr. Sebring´eMr. Vanel´in masaya oturmasının teminini ve benim talebimi dinlemesini söyledim. Bunun üzerine Mr. Vanel tekrar masaya oturdu. Benim ne istediğimi açıklamamı istedi, ben de Mr. Vanel yarın sabah iki Fransız Formenini Türkiye´den geri göndereceksin ve bir daha geri gelmemelerini istedim. Enjeksiyon işlerini dürüst takip eden başka adamlarıyla devam etmesini söyledim. Bunun üzerine gerek DSİ sorumlusu gerekse EBASCO sorumluları önerimi kabul ettiler. Dolayısıyla Mr. Vanel´ de kabul etmiş oldu. Ertesi gün sabah suçlu ve hainlik yapan Fransız Formen ofisin ön bahçesinde karşıma çıktı. Kendi lisanında sözlü savunma yaparak elleriyle hareket ediyordu. Zaten sinirim tepeme çıkmıştı hareket eden ellerinin ikisine de var gücümle şaplak vurarak kızartacak hale getirdim, daha fazla konuşma yarın seni ve diğer formeni Türkiye´de görmek istemiyorum dedim.Kanaatime göre boşluklu mağaralara saatlerce pakeri bağlı tutmak işlerine gelmiyordu. Delgi delmek ve çok sayıda enjeksiyon bağlantısı yaparak daha fazla kazanç elde etmek istiyorlardı. delgi delmek ve bağlantı adetini çoğaltmakla fiyat bakımından daha fazla para kazanmayı amaç edinmişler. Barajın geçirimsiz perdesi olmuş olmamış Fransız´ın umurunda değildi. Enjeksiyon yaparak boşluk doldurma onlara göre zaman kaybıydı ve işlerine gelmiyordu. Vardiya Mühendislerime ve Sürveyanlara çok ciddi iş takibi yapmalarını söyledim. Kim bilir daha önce ne hainlikler yaptılar ama hiç olmazsa bundan sonra emanete sahip çıkalım diye düşündüm. Sabotaj yapılan delgiye ertesi gün tekrar enjeksiyon başlattım. 700 ton su, 500 ton çimento, 500 ton ince kum karışımını enjekte ettiğimiz halde yine de basınç yükselmedi. Bu durumu DSİ Genel Müdürlüğüne bilgi vererek enjeksiyona ara verdik. Daha detaylı teknik araştırmamız gerektiğine kanaat getirdik. Zeminde erime boşluğu tespiti için bir ekip oluşturuldu. Araştırma Ekibin de şu kişiler vardı:

1-      Norman RossTillford                              (EBASCO)

2-      Selami Seyhun                                         (DSİ)

3-      İsmail Çiloğlu                                          (EBASCO)

4-      İbrahim Balaban                                    (EBASCO)

5-      İngilizce Öğretmeni                               (Dağcı)

Ekip olarak önce R2 den R3 e akan enjeksiyonun ne olduğuna baktık. R2 enjeksiyon galerisinin kotu 809 metredir. 769 metre kotundaki R3 perde enjeksiyon galerisinin mansap tarafında R3D galerisi hafriyatı yaptırarak R2 nin ekseni boyunca su kaybının  olduğu ve bir türlü enjeksiyonla dolduramadığımız mansap delgisinin izini aradık ve bulduk. 500 ton çimento ve kum karışımından sadece delginin cidarını yalayıp alt kotlara akıp gitmiş. Hatta enjeksiyon delgiye 15 cm mesafedeki kalsit boşluğuna bile bulaşmamış. Aynı incelemeyi 729 kotundaki R4 galerisinde inceleme yapmadan kararımızı almamıza sebep olan şu araştırmayı yaptık. Takriben 720 metre kotunda baraj kaya dolgusunun sağ sahil mansap eteğine 150 metre uzaklıkta bir insanın ancak gireceği mağara girişi keşfettik. Aynı ekiple sözleştik ve bir Pazar günü yanımıza ekmek, peynir, zeytin ve su alarak 200 metre uzunluğunda ince zil teli ayrıca 10 adet mum, iki kutu kibrit ile el fenerlerimizle baret, parka, çizmelerimizi giyerek güneş doğmadan mağara girişinden ilerlemeye başladık. Mağarada kendilerini kaya tavanına ayaklarında asmış başları aşağıya sarkmış yarasaları rahatsız etmeden ilerledik. Takriben 150 metre sonra dağ içinde çok büyük bir mağaraya rastladık mübalağa etmiyorum mağaranın boşluk büyüklüğüne Sivas´ın Kale Camii rahatça yerleşir. Mağaraya ulaşınca hissedilir hava esintisinin nereden geldiği belli değildi. Dağcı İngiliz Öğretmen mumları mağaranın çeşitli yerlerine yaktı ve manzaramız şahane olmuştu. Mağaranın tabanı dağın üstlerinden akan yağmur sularının sürüklediği ot, çöp, rüsubatla doluydu. Gerekli incelememizi yaparken bir yandan da ekmek, peynir, zeytinimizi yiyerek sularımızı yudumluyorduk. Yeterli incelemeyi yaptıktan sonra geldiğimiz yollardaki zil telini takip ederek mağaradan ayrıldık. O kadar vakit geçirmişiz ki dışarıda barajın ve Keban´ın aydınlatma lambaları faaliyete geçmişti. Yatsı vaktine yaklaşmış o gün güneşi hiç görememiş olduk. Mağara içerisindeyken merakımızdan saatimize bakmayı akıl edemedik. Bu önemli keşif ve buluştan sonra projeye hem sağ sahil galerileri, hem de sol sahil galerileri aralarına perde enjeksiyonu ile başa çıkılmayacak yerlere 1,50 metre genişliğinde beton diyafram duvarları ve tekrar kontak ve perde enjeksiyonları ile geçirimsiz hale getirdik. Keban Barajında Yeraltı Kısım Şefi olarak hemen hemen 2 seneyi tamamlamıştım. Bu arada sol sahildeki Güney Ağırlık Yapısı altındaki mağara dolguları ve enjeksiyon işleriyle uğraşırken santral binasının cebri borularının oturacağı mesnet betonlarının altlarındaki sıkıştırılmış kumlu dolguların konsolidasyon enjeksiyonu ile taşıma kapasitesini artırdık. Perfore (delikli) borulara yaptığımız enjeksiyonla zeminin taşıma gücünü artırarak  yük altında oynamaz hale getirdik.  Sol sahilde L4 enjeksiyon galerisi 689 metre kotunda olduğundan 40 metre daha derinliğe kadar yapılması gereken yani 649 kotuna kadar yapılmış olan perde enjeksiyonu da kontrol delgileri, karot numuneleri alarak bitirilince Mr. Vanel son enjeksiyon delgi makinalarını tünelden çıkaracağını ve bütün perde enjeksiyonlarını tamamlamış olduğunu söyledi. Kendisine kararımı vermeden önce ofise gittim Jeoloji Mühendisi İsmail Çiloğlu ve Şefimiz Norman RossTillford ile görüştüm. Makine hazır L4 galerisindeyken bir adet 100 metrelik karotlu delgi verelim diye kararlaştırdık. Yazılı olarak Mr. Vanel´e bu işi verince çok memnun oldu. Çünkü karotlu delginin gayet sevinileceği bir fiyatı vardı.  Sondaj devam ederken karotlar özel kutulara yerleştiğinde İsmail Bey fotoğraflayarak kayıtlarını tutuyordu. 100 metre bitince tekrar 50 metre daha yaptıralım bu da bizim Devletimize bir masrafımız olsun dedik. Yazılı talimatla 50 metre daha devam edilmesini istedim her karot sandığına 10 metre karot yerleşiyordu. 14 adet sandık da dolarak fotoğraflanmış ve kayıt altına alınmış oldu. 15. Sandığın 6 metrelik karotu da yerleşip kayıt altına alınmış oldu. 50 cm sonra yani 146.50 metre derinlikte matkaplar mağaraya rastlamıştı. Hemen matkapları delgiden çıkarmaya çalışırken birkaç adet matkap kırılıp mağaraya düştü. Derhal delgiye bir paker yerleştirip manometre bağlayarak artezyen olarak fışkıran basınçlı su 5 atmyi gösterdi. 10 metre uzağında yine 150 metrelik karotlu sondaj delgisi yapmak için yazılı talimatla Mr. Vanel´e verdim. Yine karotlu delgi ilerlerken aynı şekilde 146.50 metrede matkap mağaraya rastladı ve bağladığımız manometredeki su basıncı 5 atm idi. karotlu sondaja ara verdik. L4 galerisinin mansap tarafında L4D galeri hafriyatı yapılarak karotlu sondajlarla mağaranın sınırlarını tespit etmek amacıyla bir de fleksiglass plakalarla kotlarına göre maket yaparak mağara sınırları ortaya çıkıyordu. Çok tecrübeli Jeoloji Mühendisi İsmail Çiloğlu Bey ve Teknik Ressam Deniz Beyle beraber maketi bitirdiler. Maket bitince mağara ebatları takriben 100 x120 metre ebadında 29 metreye varan yüksekliği ortaya çıktı. Mağaranın maketteki şekli yengece benzediği için isim babası Şefimiz Mr. Norman RossTillford, Tecrübeli Ofis Şefi Jeoloji Mühendisi İsmail Çiloğlu, İnşaat Mühendisi İbrahim Balaban.  Bu isim teklifi DSİ Genel Müdürlüğüne bildirilince Yengeç Mağarasıolarak kabul edildi.

           Bu mağaranın ıslah edilmesi için DSİ Keban Barajı 16. Bölge Müdürü Sayın Turan Esen Beyle aramızda şu konuşma geçti.

 Ben:  Turan Bey bu Yengeç Mağarası işini Fransız BACHY firması halledemez.

Turan Esen Bey: Peki ne yapacağız? DSİ olarak, BACHY ile sözleşmemiz var.

Ben: Sözleşme en alttaki enjeksiyon galerisi seviyesinden 40 metre aşağı derinliğe kadar yapılacak perde enjeksiyonunu kapsıyor. Bu mağara 146,50 metre aşağıda bulunuyor.

Turan Esen Bey: Nasıl çözeriz?

Ben: DSİ nin Türkiye çapında çeşitli sondaj şubeleri var; Genel Müdürlük emir verir, onlar da topunu tüfeğini alır beton ağırlık yapısında olan 800 kotundaki platform üzerinde makinalarını kullanarak büyük çaplı delikler açarak çimentolu kuru kum çakıl karışımlı malzemeyle doldururlar. Keban Barajı ve civarı kayalar kanserli bir hastaya benziyor. Bir erime boşluğunu tamir edersiniz, başka bir yeri eritir. DSİ´nin işleri kıyamete kadar bitmez. Fakat enerji çok kıymetli olduğu için emekten ve masraftan daha değerlidir.

         Tesadüfen ulaşılan önemli buluştan sonra, önceden projede olmayan fakat zaruri olarak projelendirilen:

Sağ Sahilde: R2-R3 galerileri arası (809-769 kotunda) mağara tespiti olan 40 metre yüksekliğindeki kısımlar önce 450 meyilli kademelerle 1,50 metre kalınlığındaki diyafram duvarı dökülerek geçirimsizlik sağlandı.

      Sol Sahilde:

1-      L1- L2 arasına 1,50 metre kalınlıkta diyafram duvar betonu döküldü.

2-      L2D-L6D galerileri arasına sonradan yapılarak 40 metrelik yükseklikte diyafram duvar betonu döküldü.

3-      L2B-L6-L4-BL5 araları 40´ar metre yüksekli farkları olan 1,50 metre kalınlığında diyafram duvar betonu dökülerek geçirimsizlik sağlandı.

Netice: Mr. Vanel´in dediği gibi Keban Barajı Dünyanın en büyük köprüsü olmadan hidroelektrik santralı olan büyük bir baraj oldu Elhamdülillah. Bu gayretle Vatanıma en büyük hizmetimi yapmış olduğumu zannediyorum.