Bugün, 26 Ekim 2021 Salı

İlknur ARTUĞ


KADİM KENT SİVAS

...


İlk Çağlardan Bu Yana Hitit, Roma, Bizans ve Selçuklu Gibi Medeniyetlere Ev Sahipliği Yapmış Kadim Kent SİVAS

Üzerinde yaşadığımız bu topraklar ilmek ilmek örülmüş yaşanmışlıklarla doludur. Her kentin kendine göre hikayeleri, efsaneleri, kahramanlık öyküleri vardır. Sivas kentinin derin bir geçmişi bulunmaktadır. Zaman geçtikçe üzerinde yaşanılan toprakların adı, yaşayanların kimlikleri de değişmiş ve bugünlere kadar gelinmiştir.

Günümüzden 7.500 yıl önce Bakır Çağ’ında kurulduğu bilenen Sivas kentinin en eski adı Keberia ya da Kabeira ‘dır. Daha sonra da Diopolis ve ‘büyük kent’ anlamına gelen Megalopolis adlarıyla anılmıştır.

Tarihin Ayak Sesleri Duyuluyor!

M.Ö 2600 yıllarından sonra başlayan Hitit egemenliği M.Ö. 1200 yıllarında son bulmuştur. Bölgeye İran’dan Medler gelmişlerdir. Romalılara da ev sahipliği yapmıştır. Sivas’ta yaşayan her medeniyet insanlığa adeta bir miras bırakmıştır.

1071 Yılında Malazgirt Zaferinden sonra Sivas İç Anadolu Bölgesi’nin kültür ve ticaret merkezi olmuştur. Sürekli istilalara uğrayarak egemen olmak isteyen güçler tarafından bu kadim topraklara sahip olunmak istenmiştir. Gerek Osmanlı döneminde gerekse Cumhuriyet tarihi dönemde hep özel bir şehir olarak yapısını korumuştur. Mondros Mütarekesinden sonra işgal edilmeyen ve Anadolu’nun ortasında Türk egemenliğinde kalan birkaç kentten biridir. Kentte yapılan Sivas Kongresi, tarihin kayıtlarına geçerek ulusal mücadeleye ışık tutmuştur.

Selçuklulara Dayanan Halı ve Kilim Dokumacılığı

Geleneksel el sanatları; dokumacılık, bakırcılık ve bıçakçılıktır. Sivas’ta halı ve kilim dokumacılığının kökeni Selçuklulara dayanır. En az 12 rengin kullanıldığı yöresel halılarda Selçuklu desenleri işlenir. Daha çok kırmızı ve siyah renkler egemen olduğu kilimlerde geometrik şekiller işlenir. Ayrıca da çorap işlemeciliği hala halk arasında çok yaygındır. Atalardan öğrenilen işleme şekilleri günümüz kadınları tarafından örülmeye devam edilmekte ve kızlarımızın çeyizlerini süslemeye devam etmektedir.

Tarihsel bir sürecin getirisi olan kılıç yapımı Sivas’ın tarihinde önemli bir yer tutar. Coğrafi yapılar insanlığın en sanatlarının gelişmesinde doğrudan etki etmektedir. Kılıç yapımında ustaların yetişmesi bir tesadüf değildir. Savunmaya önem veren geçmişinin bir uzantısıdır. Daha sonraki süreçlere baktığımıza ise çakı ve bıçak yapımına ustalaşmanın olduğunu görmekteyiz.

Şayet yolunuz İç Anadolu Bölgesi’ne düşerse yolunuz bu güzel toprakları ziyaret edebilir, tarihin sesine kulak verebilirsiniz.

Sivas Kongresi’nin yapıldığı Dokuz Eylül Atatürk Müzesi, Behram Paşa Hanı, Ulu Cami, Meydan Cami, Aliağa Cami, Ali Baba Cami, Güdük Minare, Ulu Cami, Gök Medrese, Buruciye Medresesi, Çifte Minare, Şifaiye Medresesi, Abdul Vahap Gazi Türbesi’ni ziyaret edilecek alanların bir kısmıdır.

Kaynaklar:

Başkent Yayınları Büyük Kültür Ansiklopedisi, 11. Cilt, Sayfa 4201-4202

Temel Brıtannıca Temel Eğitim Ve Kültür Ansiklopedisi, 15. Cilt, Sayfa 265

Hayat Ansiklopedisi, 6. Cilt, Sayfa 2891

Hazırlayan

Editör&Redakör

İLKNUR ARTUĞ