İstifa Yetmez Hesap Verin
Tarih: 9.11.2017 20:56:15 / 609okunma / 0yorum
Adnan Yılmaz

 

               16 Nisan referandumundan sonra ortaya çıkan tablo doğrusumu iktidar açısından pekte iç açıcı değildi. YSK´nın son dakika açıklamasıyla kıl payı öne geçen evet oyları yapılan balkon konuşmasındaki haleti ruhiye ile durumu özetliyordu, zaferden çok mahcubiyet ve asık suratlar vardı.

                Saraya ve iktidara bu mahcubiyeti yaşatan sorumlu yada sorumluları biran önce bulup ortaya çıkarmak olmazsa olmazlardandı, tez elden il ve ilçe örgütleri gözden geçirilerek sorumlu bulunmuştu. Adı ise metal yorgunluğuydu, yaklaşık beş ay önce konulan bu tanıdan sonra olanları hep birlikte izliyor ve tanıklık ediyoruz.

                Söz konusu tanıyı takiben bazı büyükşehir  belediye başkanlarının görevden alınacağı uzunca konuşuldu, tartışıldı. Dirençler gösterildi derken malum sonu yine birlikte gördük.

                Ülkemizde tarihinde eşine az rastlanan, demokratik teamüllere pekte uygun olmayan bir yöntemle ülke nüfusunun büyük bir bölümünü teşkil eden İstanbul, Ankara, Bursa, Balıkesir gibi büyükşehir belediye başkanlarının istifaya nasıl zorlandıklarına şahit olduk. Son olarak Balıkesir büyükşehir belediye başkanı, hıçkırıklar arasında ailesinin dahi tehdit edildiği beyanlarıyla; "hem belediye başkanlığı, hem de AKP´de siyaset yapma imkanım ortadan kaldırılmıştır" diyerek partiden istifasını basın toplantısıyla kamuoyuna deklere etmiştir.

                Ülkede şok etkisi yaratan bu açıklamalar bir gerçeği de ifşa ediyordu, bu gerçek  2019 seçimlerini kazanmak için AKP açısından her şeyin mubah olduğu gerçeğidir. Milyonlarca insanın iradesi yok sayılarak ben yaptım oldu mantığıyla demokratik süreçlerin işletilmediği üstelik bu süreçlere AKP´nin inanmadığını hep birlikte gördük.

                Öyle bir ülke düşünün ki ülkenin belli bir bölgesinin belediye başkanlarının %90´lık dilimi görevden alınarak kayyumla yönetiliyor. Yine belli bir bölümü tehditle istifa ettiriliyor. Tüm bu yaşananlar normalmiş gibi iktidar yetkilileri büyük bir pişkinlikle yapılanların doğruluğunu savunmak için kılıktan kılığa giriyorlar.

                Sadece seçim hesapları ülkenin bekasını AKP´nin bekasıyla özdeşleştiren iktidarın bizden sonrası tufandır yaklaşımlarıyla tüm yöntemleri deneyerek 2019 seçimlerini kazasız belasız atlatma telaşındalar.

                Halkın iradesinin yok sayıldığı, Demokratik teamüllerin yerlerde süründüğü bir ortamda Ana muhalefet partisinin erken yerel seçim talebi doğru ve yerinde bir taleptir.

                Gerek İstanbul büyükşehir belediye başkanı gerek 23 yıldan beri Ankara büyükşehir belediye başkanlığını yapan Melih Gökçek söz konusu bu kentlerimize ağır tahrifatlar yaşattılar. Hem İstanbul hem Ankara adeta kimliksizleştirildi. Kentsel dönüşüm adı altında ranta kurban edilirken, Cumhurbaşkanının 21 Ekim 2017 uluslararası şehir ve sivil toplum kuruluşları zirvesinde yapmış olduğu konuşmada İstanbul için "biz bu şehre ihanet ettik" diyerek yapılan yanlışları bir nebze olsun özetlemiş oluyordu.

                Yerel yönetimler yada merkezi yönetimler zamanla iyi yada kötü işleyen bir mekanizmaya dönüşür. Az değil yaklaşık çeyrek asırdır Ankara´yı yöneten AKP´li yetkililerin  itiraflarıyla Ankara´yı parsel parsel nasıl birilerine peşkeş çektiğini hep birlikte öğrendik. Yine birçok uygulamalarıyla mamak çöplüğü gibi pis pis kokular yükseliyordu, yalnız bu koku bir kişiye mal edilerek geçiştirilecek bir koku değil, bu kokuyu kolektif olarak hep birlikte yaratıp birlikte ortalığa salı verdiniz. Yayılan kokulardan kaynaklı halkta oluşan hoşnutsuzluğu sadece birilerini istifa ettirerek kurtulacağınızı yada aklanıp 2019 seçimlerinde yada halkın huzuruna çıkacağınızı düşünüyorsanız bunu nafile çabalar olarak görüyorum, çünkü koku derinden ve kolektif.

                16 yıldan beri ülkeyi yöneten AKP yerel yönetimlerde de iktidarını hep korudu. Ekonomiden iç ve dış siyasete yanlış politikalar sarmalına dönüşen iktidar ne yazık ki yerel yönetimlerde de aynı yanlışlar sarmalıyla şehirlerimizi ranta dayalı çirkin yapılaşmalarıyla, ağaca, doğaya ve şehrin bellek dokusuna verdikleri zararlarla şehirlerimizi tanınmaz hale getirdiler. Tüm bu nedenlerden ötürü  şehirlerimize bu kötülüğü  yapanları asla ve asla affetmeyeceklerini, Ankara Sokaklarını inleterek  büyükşehir belediyesinin önüne yürüyen halkın "istifa yetmez hesap vereceksiniz" sloganlarından duyuyor ve hissediyorum.

                Konu yerel yönetimlerden ve kazanmak için sergilenen politik taktiklerden açılınca yaşamış olduğumuz bu kentin durumuna dair de söylenecek sözümüzün olduğuna inanıyorum. Ne yazık ki aynı uygulamaları şehrimizde de görmek mümkün. Şehirde yaratılan tahribat ve kimliksizleştirme politikaları tüm hızıyla devam etmektedir.

                İstasyon caddesinde yol boyunca zümrüt gibi dizilen yazın sıcağında nefes alabileceğimiz caddenin yerini betonlaşan kaldırımlar ve kaldırımlardan yansıyan yakıcı sıcaklar alırken; yapılaşma adı altında yükselen devasa beton yığınları birçok mahalleyi tanınmaz hale getirmiştir.

                Hemen yanı başımızdaki çavuş başına yolunuz düşerse bir bakın eski mahalleye ve yaşanmışlıklara dair hiçbir belleği göremezsiniz.

                Modern kentlerin bellekleri vardır. Sivas´ın bellekleri ise teker teker ortadan kaldırılıyor. Şehrin kütüphanesinden, Atatürk spor salonuna, Adliye binasından, vakıflar işhanına ve 4 Eylül spor salonuna şehre ait bellekler teker teker siliniyor.

                Kamuoyunda Cumhuriyet Kenti olarak bilinen Sivas´a  bu kötülüğü yapanlara ve söz konusu rantçı anlayışa bu kentin insanlarının er yada geç dur diyeceklerine yürekten inanıyorum.

                                                                                                                                                             Adnan YILMAZ

Anahtar Kelimeler: İstifa, Yetmez, Hesap, Verin
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
Algılarla Yönetmek (25 Eylül 2017 - Pazartesi)
Sözde Yeni Türkiye! (03 Ağustos 2017 - Perşembe)
MADIMAK´ta Yanan Benim Diyebilmek (30 Haziran 2017 - Cuma)
Yönünü Güneşe Dönmek (15 Haziran 2017 - Perşembe)
Anne Bak Kral Çıplak (01 Haziran 2017 - Perşembe)
SOMA´dan Refaranduma (20 Mayıs 2017 - Cumartesi)
Halkın Gündemi (05 Mayıs 2017 - Cuma)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
05:31 07:12 12:27 15:04 17:24 18:53
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar