Bugün, 23 Eylül 2021 Perşembe

Haydar Mermer


Düşman Etmedi Bize, Bizim Ettiğimizi!


DÜŞMAN ETMEDİ BİZE, BİZİM ETTİĞİMİZİ !

 Geçen yıl Gıda ve Tarım ürünleri ithalatı için gemiler dolusu para ödemişiz.

Tam 10 milyar dolar.
Ordu´nun, Aydın´ın, Sivas´ın, Antalya´nın çiftçisine koklatmadığımızın 50 - 100 katını; 

Yunanistan´dan kanada´ya,

Rusya´dan Amerika´ya,

Pakistan´dan Sırbistan´a kadar, Dünyanın dört bir yanındaki çiftçilere dağıtmışız. 
Et alıyoruz, Pirinç alıyoruz, arpa-buğday alıyoruz, Mercimek fasulye nohut alıyoruz...
Hadi onu da sayalım, saman dahi alıyoruz. 
Ne oldu bize?
Afet mi oldu, 
felakete mi uğradık, 
savaştan mı çıktık. 
Ne oldu da, İstanbul boğazını tüm Dünyaya bedelsiz açtığımız gibi; 80 Milyonun boğazını da Dünyaya mahkûm ettik.
Ne oldu söyleyelim.

Biz, düşmanın edemediğini ettik kendimize;
- Kendi toprağımızı işgal ettik. 
- Kendi yurdumuzda kendimizi esir ettik. 
- Fındıklığı söküp, bina diktik,
- Zeytinliği kesip otel diktik, 
- Portakal bahçelerine tatil köyü,
- Kavun karpuz tarlalarına kooperatif evleri yaptık. 
- Dünyanın en verimli topraklarında, Dünyanın en büyük ithal oto plazalarını açtık. 
- Düşmanın can vermeden ayak basamadığı toprağımızı, Gâvurun markalarına rehin verdik. 
- Bin yılık dostumuz vefalı yerli sığırın neslini kuruttuk.
- Melaike saydığımız koyunları telef ettik. 
- Daha dün Tarım Ülkesi olan koskoca memleketi, çöl tilkisi İsrail´in piç tohumlarına mahkum ettik. 
- Adam yetişen topraklarımızı beton tarlalarına çevirdik. 

Tarımın düştüğü bu acınası halde; Cumhuriyet hükumetlerinin neredeyse hepsinin günahı var.

Çünkü, yıllarca kabinenin en beceriksizini, en mankafasını ya da en alakasızını Tarım Bakanı yaptılar hep.

Halbuki, en stratejik Bakanlık kabul edilmeli ve ona göre donanımlı ve güçlü bir yapıya kavuşmalıydı.

Oysa heyhat.

Kendi elimizle bindiğimiz dalları kestik bir bir.

Yağmaladık neyimiz varsa.

Bir mirasyedi gibi davrandık.

Hasılı dostlar;

Düşman etmedi bize, kendimize ettiğimizi, düşman.
Ve
asıl soru şu; 
Sahi, biz kendimize, çocuklarımıza ve torunlarımıza bu kadar kötülüğü nasıl edebildik, niçin ve ne uğruna ettik?