Bugün, 19 Eylül 2021 Pazar

Osman ÇELİK


"DANTE ve İLAHİ KOMEDYA"


 ?yorgun bedenimi biraz dinlendirince
   ıssız kıyıda yürümeye koyuldum yine,
   sağlam basan ayağım hep daha geride.
 
 yokuşun hemen başladığı yerde
bir pars gördüm, yerinde duramıyordu,
kıpır kıpırdı, benek benekti tüyleri;?
                                     Dante

 Dünya edebiyatının iki baş yapıtı olan Dante´nin KOMEDYASI ve GEOTHE´nin FAUST, terazinin iki kefesine konulduğunda, sanırım bir tüy hafifliği kadar fark ancak görebiliriz.

 Bu iki dev eser, sanki aynı odada bir tek kişi tarafından yazılmış gibidir. İkisinin de temelinde var olan arayış felsefesinin, dönüp dönüp irdelenmesi gerekir.

Belki de bu eserleri klasikleştiren, kadim metinlerden öykünmeleri olsa gerek. Doğu olsun Batı olsun, iz bırakmış eserlerin zeminlerindeki teolojik sağlamlık, günümüzde dahi, onları aşılmaz kılmaktadır.

DANTE´nin ?İlahi Komedyası?ndan yayılan felsefi rayiha ve o büyük bilgeliğin aşkla süslenişi ve Tanrı´yı aramadaki sadakati, antik çağlardan günümüze gelen gizemler serisi gibi.

FLORANSALI muhalif büyük DANTE ALİGHİERİ,  içini yakıp kavuran soruları, İLAHİ KOMEDYA´da birleştirir.

DANTE´ nin muhteşem eseri önemli bir başyapıttır ve sırayla Cehennem, Araf ve Cennet´te geçen bir seyahati anlatır.

Bu anlatıda, kadim medeniyetlerden önemli izleri de görmemiz mümkün. Asıl kaynağın, doğu bilincinden geldiği de muhakkak.

Gazali, İbni Arabi, Mevlana, Fuzuli ve Geothe gibi nice filozofun aynı kaynak etrafında dönüp durduğunu yabana atamayız.

Dante´nin içinde yaşattığı Betarice olan bağlılığını, her ne kadar simgesel bir mantık çerçevesinde düşünsekte, teolojik arayışının da başlangıcı bence.

Böyle bir anlam derinliğini, FUZULİ´de  de görmekteyiz.

Onun çöldeki arayışı, kendi içinde sonlanırken, Dante´nin süzdüğü ?kutlu yükseliş?in sonsuz ışıkta sonlanması, birebir varlığının temeli zaten?

Sevgili okurlar, İLAHİ KOMEDYA Ortaçağ ile Rönesans arasındaki geçiş döneminde yazılmış bu muhteşem şiir,  hayal gücü ve betimlemeler şaheserliği ile bir edebiyat tacıdır.

Çağının bir tanığı olarak ölüm sonu maceraları CEHENNEM, ARAF ve CENNET tasvirleri ile anlatım yolunu ararken, aslında kendi içinde kaybolduğu karanlık ormandan da çıkışı aramaktadır.

Cehennem tasvirlerini, değişik değişik günahkarlarla betimlerken, arada kalmışlara yani Araftakilerin de pişmanlıklarını yansıtır.

DANTE´nin burada tanıttığı Araf, Doğu kaynaklıdır. Pek çok doğu metinlerinde geçenlerin bir diğer versiyonunun, Araf içinde serpiştirildiği görülürken, Cennet tasvirinde de, aynı mantık silsilesini görmemiz mümkün.

Aslında eserin tamamı iyice okunup, kelimelerin felsefi irdelemesi yapılacak olursa, bir ucu Büyük İskender´e, bir ucu Gazaliye, bir ucu İbni Arabi´ye dayanır?

Ama o topraklara, sonsuz iklim tohumlarını atan ENDÜLÜS mayasını da söylemezsek haksızlık etmiş oluruz?