Aşık Veysel
Aşık Veysel
Tarih: 19.4.2018 21:09:22 / 630okunma / 0yorum
Ahmet Selçuk Öztürk

        Sivas, halk şiirimizin en bereketli toprakları arasında yer alan şehirlerimizden birisidir. Türk Kültürünün en önemli ve en zengin köklerini asırlarca bağrında yaşatmış olan Sivas; geçmişte olduğu gibi günümüzde de türküleriyle, masallarıyla, şairleriyle insanı hayrete düşürecek ölçüde zenginliklerle dolu şehirdir.

         Sivas âşıklık geleneğini günümüze kadar ulaştıran birkaç şehirden biridir. Âşık Ruhsati, Âşık İsmeti, Âşık Talibi Coşkun, Âşık Kul Gazi ve Âşık Veysel aklıma bir anda gelen şairlerden yalnızca birkaçı…

      Âşıkların kıdemlisi olan Âşık Veysel 1894 Eylül ayında Sivas´ın Şarkışla İlçesi Sivrialan Köyü´nde dünyaya geldi. Yedi yaşında çiçek hastalığına yakalanan Veysel, gözlerini kaybetti. Maddi ve manevi zor günler geçiren Veysel´i babası hayata tutunması ve teselli bulması için Ortaköy´deki Mustafa Abdal Tekkesi´nden kırık bir saz aldı. Komşuları Molla Hüseyin ve Ali Ağa on yaşındaki Veysel´e saz çalmayı öğrettiler.

      1930 yılında Ahmet Kutsi Tecer´le tanışması, Âşık Veysel´in tanınmasında etkin rol oynadı. Sivas´ta Maarif Müdürü görevinde bulunan Ahmet Kutsi Tecer,  1931 yılında Âşıklar Bayramı´nı hazırladı. “Halk şairi” belgesini alan Veysel, Adana ve Mersin´e gitti. O güne kadar Âşık Veysel, köyünden dışarı çıkmamıştı.

       Âşık Veysel´in ilk şiirini Atatürk´e yazdı. Sazıyla çalıp söylediği şiirinde Atatürk´e sevgisini şu kelimelerle ifade ediyordu:

   “ Atatürk´tür Türkiye´nin ihyası,

      Kurtardı vatanı düşmanımızdan.

      Canını bu yolda eyledi feda,

      Biz daha geçelim öz canımızda.”

           Atatürk için yazdığı şiirini Ata´sına okumak istiyordu. Arkadaşı İbrahim´le üç ay boyunca yürüyerek Ankara´ya ulaştılar. Ulus Meydanında çarşıdan saz teli almak için dolaştıklarında polisin çarşıya bu kıyafetlerle girmek yasak! İkazıyla karşılaştılar. Ayağında çarık, bacağında şalvar olan şaire maalesef dilenci muamelesinde bulundular. Neticesinde çok sevdiği Atatürk´ünü görmek nasip olmadı büyük şaire.

      Âşık Veysel, her yönden değerli bir insandı. O,diğer şairler gibi şirini tek konuya hapsetmedi. Sen ben kavgalarından nefret ederdi. Şiirin de :

    “ Allah birdir, Peygamber hak,

       Rabbül âlemindir mutlak.

       Senlik benlik nedir bırak

       Söyleyim geldi sırası….”

     Âşık Veysel Müslümanlığın altı şartına inandığını, bunca birlik varken niçin ayrı düşürüldüğünü, kin beslemenin insanları birbirine düşüreceğini ifade eder.

      “ Aslım Türktür, elhamdülillah Müslüman

        Şükür amentüye etmişiz iman

        Kalbime yakışmaz şirk ile güman

        Kalbimiz nur ile dolu sayılır.”

    O, cehaletin her kötülüğün anası olduğuna inanırdı. Cahillerden yaka silken Aşık:

           “Aldanma cahilin kara lafına,

         Kültürsüz adamın kökü yalandır.

         Hikmetse dünyanın her tarafına,

         Arzusu, hedefi kökü yalandır.”

      Âşık Veysel, Peygamberimizin soyuna ihanet edenlerin gafletini ve ihanetini, şiirlerinde bulamazsınız. Veysel 1400 sene evvel Arap topraklarında tamamen siyasi nedenlerle ortaya çıkan, kanlı olayların suçunu Anadolu´da kendi soyunun mensupları arsında aramak gafletine hiçbir zaman düşmemiştir.

          “Yezid nedir, ne Kızılbaş,

          Değil miyiz hep bir kardaş.

          Bizi yakar bizim ataş.

          Söndürmeyecektir tek çaresi.”

Sadece Anadolu´ da değil, Dünya Türklüğü içerisinde tek bir kişi olsun Muaviye´nin Hz Ali´ye yaptığı, Yezid´in Hz. Hüseyin efendimize yaptığı zulmü ve vahşeti onaylamış olsun. Dünyada büyük fitne çıkaran bu kişileri yani Muaviye, Yezid adını bu coğrafya da hiçbir Türk, çocuklarına ad olarak koymamıştır.

      Veysel´in yaşadığı mekânda, toprak bereketli ve cömerttir. Veysel, toprağa “Sadık bir sevgiliye sarılır gibi” gibi sımsıkı bağlanır.

          “İşkence yaptıkça bana gülerdi,

        Bunda yalan yoktu herkes gördü.

        Bir çekirdek verdim, dört bostan verdi

        Benim sadık yârim kara topraktır.”

       Veysel gerçek bir milliyetçidir. Türklüğünü dünya saltanatına feda etmeyecek kadar öven, vatanına milletine gönülden seven gönül eridir.

 “İstemem dünya saltanatını,

        Süslü giyimi, Arab´ın atını

       Bilirsem Türklüğün var kıymetini,

       Vatanım milletim bana kâfidir.”

       O, bayrağımız altında toplanmayanları, ikilik çıkaranları, Türk saymayacak kadar coşkun duygular hisseden halk şairidir.

       “Birleşiriz bir bayrağın altında,

        Biz Türklerin ikilik yok aslınla.

        Yanar tutuşuruz vatan aşkıyla,

        Hepimiz bu yurdun evlatlarıyız.”

     Âşık Veysel, Türk dilini varlık sebeplerimiz arasında olduğunu savunur. Şiirlerini sade anlaşılır bir dille yazmış, kelimeler buram buram Türkçe kokar.

       “Su  başında, sulaklarda,

         Türkün sesi kulaklarda

         Beşiklerde beleklerde,

        Türküz türkü çağırırız.”

     Âşık Veysel´i önce yaşayan halk şairlerinden kalın çizgilerle ayıran özellikleri vardır. O, yalnızca aşk şiirleri yazan, gurbet ve hasret duygusuyla sazının teline vuran âşık değildir. Milletin gönlünde taht kuran Veysel 1973 yılında vasiyeti üzerine annesinin doğum yaptığı ağacın dibine defnedildi. Onu  daha iyi tanımak onun hayatını, şiirlerinin tamamını ve onun hakkında yazılanlara öğrenmek istiyorsanız ;Yavuz Bülent Bakiler´in Aşık Veysel adlı kitabı bu konu hakkında  yazılmış mükemmel bir kaynak eser.

Anahtar Kelimeler: Aşık, Veysel
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yazarın Diğer Yazıları
M.Akif ve İstiklal Marşı (24 Aralık 2017 - Pazar)
Sivas´taki Medreseler (31 Mart 2017 - Cuma)
Şairlerin Üstadı (26 Mart 2017 - Pazar)
Yunus Emre (14 Mart 2017 - Salı)
TÜRKÇE´nin Sırları (05 Mart 2017 - Pazar)
Ah Şu Türküler! (03 Şubat 2017 - Cuma)
Sözün Büyüsü (28 Kasım 2016 - Pazartesi)
Mevlana (31 Ekim 2016 - Pazartesi)
Kitaplar Üzerine Düşünceler (27 Ağustos 2016 - Cumartesi)
Kadı Burhaneddin (07 Temmuz 2016 - Perşembe)
Kuş Sarayları (27 Nisan 2016 - Çarşamba)
Kuşlara Dair (06 Nisan 2016 - Çarşamba)
Türk Musikisi (03 Ocak 2016 - Pazar)
Pasif İyi (27 Eylül 2015 - Pazar)
Osmanlı İle Yaşıt Ağaçlar (18 Ocak 2015 - Pazar)
Acele Karar Vermeyin! (01 Ocak 2015 - Perşembe)
Tayyip Erdoğan`ın Gücü Neye Yeter? (19 Temmuz 2014 - Cumartesi)
Eğlence Şehri SİVAS (14 Temmuz 2014 - Pazartesi)
Ramazan Tefrikaları (05 Temmuz 2014 - Cumartesi)
SÜNNET DÜĞÜNÜ KÂBUSU (15 Haziran 2014 - Pazar)
Cihan Padişahı Yavuz (01 Ocak 0001 - Pazartesi)
Yemen Ah Yemen! (01 Ocak 0001 - Pazartesi)
Sayfa:
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar