Bugün, 27 Eylül 2020 Pazar

Üzeyir Yiğit


Alim YILDIZ Cumhuriyeti III


?Elveda elveda şehr-i Ramazan elveda...? diye ilahilerle uğurlayamadığımız, anıları yüreğime derin izler bırakmış Sivas Ramazanlarının hüznü ile doluyum. Aslında planlarım çocukluk yıllarıma inip teravihden oyunlarına Ramazan anıları yazmaktı.
Alim hoca aldı elimden kalemin sihrini, hecelerin ahengini... 
Alacağı olsun!
**
Bayram gelmeden ?Cumhuriyet´ serisini sonlandırmak boynumuza vacip oldu.
Yazıların ardından kah yorumlar, kah iletişim kurarak ve eş dost üzerinden aldığım tepkilerin büyüklüğü ile yazılarımızın; yetersiz, eksik ve zayıf kaldığını müşahede ettim. Lakin arkadaşlar, bir konuda anlaşmamız lazım. Yazmıyoruz, yazılmıyor diye sanmayın ki anlattıklarınız bilinmiyor!

Sadece biz değil, devletin gerekli organları da biliyor, biriktiriyor... 
Bizim iki yazıdır istediğimiz şey, fısıltı ile anlatılanların bir yerde biriktirilmesi veya görmezden gelerek hareket edilmesine engel olacak, tabandan tavana doğru, koordineli ve organize bir tepki.
?Zor oyunu bozar´ derler. Bakın, Sayın Rektör, Fakültesine alacağı bir kişilik pozisyon için asgari ahlaki duyarlılığı göstermezken, dervişin fikri ve zikri babında, virüs vesilesi ile 81 ilde uygulanan uzaktan sınav sistemine ?öğrencilerin dürüst davranmayacağı´ gerekçesi ile güvenmiyor. Kendisi ara tedbirler alarak çocukların hem derslerini hem de vicdanlarını hedef alıyor. (Kendi beyanı, yok sınav öncesi WhatsApp gurupları kuruluyor bilmem ne ne..) 
Eylemde dürüst olmayacaksan eğer, eylem yapanlardan yanlış beklemek yine Sivas´ın güzide bir deyimi ile ?iki körün köfte yemesi? hikayesi ile tanımlanabilir. 
Zor oyunu bozar dedik ya... Çocuklar bir organize oldular, -geçmişte sosyal medyada bazı haberlerle ?tag´ olan okulumuz- bu cesur ve haklı eylemi ile Rektör beyi hizaya soktular. Twitter aleminde ilk sırlarda idik... Sanmayın bunu Cumhurbaşkanı ve ona hizmet edenler bilmiyor... İnsanların, makamlarında hatalarının çoğalmasının bu meşru zeminde gerekli yerlere ifadesi ile bir çok şey değişir.

**
Yorumla yazıya katkı veren arkadaşların hissiyatına ve tesbitlerine olduğu gibi katılıyorum. Şimdi sıra hocalarda. Eğri giden sistemi düzeltme sorumluluğu boynunuzda, size vacip bir halde eyleminizi bekliyor. 
İnanın bunu öğrenciler, eğer Alim Yıldız geri adım atmasa idi! Twitter ve sosyal medyanın diğer organları üzerinden yapacaklardı. 
Ki; daha büyük ve daha bam teline dokunan olaylar varken, böyle olması sizin sorumluluklarınızı kaldırmaz boynunuzdan. 

?Sizi rahatsız etmeye geldim´ diyor bir hoca amfide ögrencilerine ve hazüruna ve onları eylemsel düşünceye ve bozuk sisteme karşı bilinçlendiriyor. Sizi de rahatsız etmek istiyorum. Siz de makamları rahatsız edin, YÖK´ü rahatsız edin, Cumhurbaşkanlığı kurumlarını rahatsız edin, rahatsız edilecek bir çok kişi ve kurum var! 
Tabi rahatsız edilmesine inanıyorsanız! 

Şehir için yapılacak bütün güzel şeyler için her kurum ve kişinin hizmetinde olmak da bize farz olsun...