YALAKALIK...
Yalaka için vatan yoktur, yurt yoktur, kurum menfaati ve dostlarının değeri yoktur. Her biri geçici birer binek ve araçtır. O, liyakatle tırnaklarıyla dişleriyle hak ederek yükselenler gibi değil, yalaya yalaya yükselmeye çalışır.
Tarih: 7.11.2019 20:08:04/ 646okunma / 3yorum

 

Yalakalık müptezelliğinin kahredici psikolojisi ve dalkavukluk tüccarları

 Onlar her yerdeler… İdarede, bürokraside, belediyelerde, kurumlarda, dairede, üniversitelerde, şirkette, sokakta, kafede… Sayıları da gün gittikçe artıyor…

Yalakalık bir ruh hali ve karakterdir. Satıcısı ruhunu satar, alıcısı ise çevresindeki yalakalar üzerinden itibarının yükseldiğini zanneder.

Yalaka, üstlerine karşı alabildiğine sevecen, diğerlerine karşı o derece uzak ve soğuktur. Fırsat eline geçtiğinde altındakilerin ne ürettiğine bakmaksızın acımasızca ezer…

Yalaka, üstlerinin ahlaka, hukuka, insanlığa ve her türlü ilke ve duruşa ters taleplerine asla “hayır” demez. Sürekli tabasbus eder, el ovuşturur, gerdan kırar… Çok kıvraktır…

O, insanlık bilmez, iyiliği, hayrı anlamaz; onun vefası, duruşu, karakteri yoktur. Hayatında menfaati karşılığı olmayan hiçbir işi ve hesabı yoktur. İnsan suretinin altında, çıkarlarına ulaşacak basamaklar olan sahte bir gülüşle kaplı suratı ve şeytanca yönettiği ilişkiler yumağı vardır.

İçi boş teneke gibi olan yalaka için şekiller, biçimler, suretler çok önemlidir. Yalaka, genellikle sıkı bir narsistir. O, kendi bedenine, menfaatlerine ve şeytani aklına taparcasına âşıktır…

Bir fikri olmadığı için sözlerinin gerçek bir değeri olmadığı gibi aklının, hayatının ve ruhunun köşeleri, sınırları yoktur; o yusyuvarlak bir toptur. Yuvarlanamayacağı mecra, giremeyeceği delik, şeklini almayacağı kap yoktur… Yalaka için yegâne kıble, çıkarları, hevâ ve hevesidir.

Gerçek bir insanın en önemli organları olan kalp ve beynin yerini yalakada “dil” alır. Onunla üstlerinin duymak istediklerini anlatır; yalan söyler; çarpıtmalar yapar, gevezelik eder. O, cerbeze sanatının ustasıdır. Aynı dille yağ çeker, şirinlikler yapar… Aynı dille, el, ayak, hangi organ önüne çıkarsa yalar. Onunu için bu dilin önemi, ona çıkarlarını, konumunu, makamını koruyacak; onu daha yukarı taşıyacak bir koruma sağlamasıdır.

Ruhunun, kalbinin, aklının boşluğunu markalarla, lüks araçlarla, afili araç-gereçlerle kapattığını düşünür. Onun dünyasında ilke, kural, erdem ve gerçek yoktur. İlkesizlik hayatının kuralıdır… Küçük menfaatleri için bütün dünyayı ateşe verebilir.

Yalaka için vatan yoktur, yurt yoktur, kurum menfaati ve dostlarının değeri yoktur. Her biri geçici birer binek ve araçtır. O, liyakatle tırnaklarıyla dişleriyle hak ederek yükselenler gibi değil, yalaya yalaya yükselmeye çalışır.

Yalaka, tutarsız, kimliksiz ve kişiliksizdir. Sabun gibi elden kayıp gider. Rüzgâr gülü gibi hızla yön değiştirir. Dışarıya aksini göstermeye çalışsa da yalakanın fikirleri, ilkeleri ve inançları yoktur. Zeytinyağı gibi suyun her zaman üstündedir… O hiçbir sonuç ve başarısızlıktan sorumlu değildir…

Yalakanın tanrısı menfaatidir. Araçları ve basamakları ise çevresinde onun menfaatlerine hizmet edecek ve kendilerine dost gibi davrandığı, ama gerçekte köle gibi gördüğü, kullanabileceği insanlardır. Hedefi ve sloganı, daha yukarısı, hep daha yukarısıdır... O baştan ayağa bir ihtiras küpüdür.

Yalaka, kaostan beslenir; kargaşa onun beslendiği azığıdır, gıdasıdır. Çünkü, kaos ve kargaşada mesleki yetersizlikler görülmez; uzmanlıklara bakılmaz; sadece peçete karakterinde kullanışlı insanlar ve araçlar aranır…

Yalaka için devletin, idarenin, bürokrasinin, üniversitenin, çalıştığı kurumun, dairenin, derneğin, vakfın ve insana hizmet edebilecek hiçbir organizasyonun değeri yoktur. Onun için bütün bu varlıklar, sözde/söylemde kullanabileceği ve kendisine hizmet ettiği kadar mana taşıyan kalıplardır.

Yalakaların sardığı kurumlar gelişemezler… O kurumlarda şeklen, sureten işler çok güzel yürür. Gerçekte ise yalakaların sardığı kurumların içi boştur, anlamsız, plansız ve hedefsiztir.

Yalaka, gevezelik, cerbeze, el çabukluğu ve göz boyama ile kendi yetersizliğini ve beceriksizliğini kamufle etmekte oldukça mahirdir. Başarısızlıklarının her zaman yüzlerce bahanesi vardır. Laf kalabalıkları arasında gerçeği örtmeyi başarmakta oldukça başarılıdır. O, ölçülebilir değerlerden ölümden korkar gibi kaçar...

Yalakalar, kurum, toplum, millet vs. için asla risk almazlar; inisiyatif kullanmazlar… Sorumluluklar ortaya çıktığında sıvışıp meydandan yok oluverirler… Başkalarının başarılarının üstüne atlayıp yağmalamayı da çok iyi bilirler ve fark edilmediklerini zannederler… Ama girdikleri çadırlarda kuyrukları hep dışarıda kalır...

Onlar, hayırda, iyilikte, insanlıkta öncülük yapmazlar. Yeteneklerini sadece kendi basit çıkarları için kullanırlar… Diğerlerinin işlerini zorlaştırır, ön açmaz, yol ve çığır açamazlar, açık yolları da kapatırlar… Sürekli bir tıkaç görevi görürler.

 Yalaka, ayrık otu gibi ayırır ve sarmaşık gibi sarar… O, sırnaşıktır, utanmazdır, yüzü kalındır… Bulunduğu yerde diğer yalakaları bir mıknatıs gibi kendisine çeker. Birbirleriyle menfaatleri çatışmadığı sürece aralarına kemik atılmamış köpekler gibi kardeşçe ve sürü halinde yaşayabilirler. Ama ahenklerini bozmaya tek bir kemik parçası bile yeter...

Onlar, zor gördüğü ve bedelini ödeyemediği uzmanlık, bilgi, yetenek ve topluma katkılarıyla yükselmezler…  İlişkileri ile yükselirler… Aklı, becerileri ve kişiliğinin üstünde yükselenler gibi değil, yükselmek için başka yerlerini kullananlara benzerler. Yalakanın ırkı, cinsiyeti, dini, mezhebi, ideolojisi fark etmez; yalaka yalakadır...

Onlar, yalakalıkları ödüllendirildikçe azgınlaşıyorlar; amip bölünmeyle çoğalıyor ve daha yukarılara doğru sel gibi taşıyorlar ve birbirlerini de taşıyorlar… Çevrelerini fasit bir daireye sokarak kaliteyi aşağıya çekiyorlar…

Ancak şunu da tespit etmeliyiz: Aynen rüşvet suçu gibi, yalakalığın alıcısı olmazsa, satıcısının malı elinde kalır.

                                           Prof.Dr. Yücel OĞURLU /DİRİLİŞ POSTASI








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: YALAKALIK
Okuyucu Yorumları (3 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Zafer Yakın
1.10.2018 23:45:05
Bu tipler maalesef baştan aşağıya kadar sivasta sağlık sektörünü istila etti, bu dalkavukluklarıyla nereye varacakları belli ama olan sivasa oluyor çok yazık...
HNDN
1.10.2018 09:34:27
ÇEVREMİZDE BU TARZ İNSANLAR O KADAR ÇOĞALDI Kİ...YAZIYI ÜŞENMEDEN SONUNA KADAR OKUDUM ÖZELLİKLE ÇEVREMDEKİ BAZI KİŞİLER(YALAYICILAR-BEN ONLARA DİLİ İKİ İŞLEVLİLER DİYORUM) ANCAK BU KADAR EKSİKSİZ BETİMLENEBİLİRDİ.
Nejat DEMİR
1.10.2018 17:54:48
maalesef alıcısı haddinden fazla kurumsal ve dünyevi bir yapı engellenmesi imkansız çünkü nefislere dokunan nefisleri kuşatan nefse teslimiyetin iman diye dahi tanımlandığı dünyamızda engellenmesi imkansız bir erezyona uğrayacak topraktan yaratılmış gerçeğimizde toprak kalmamış cismani beden hali. Bir insan Müslümanım diyorsa mümkün değil yalaka olmamalı tam aksi yalakalığa haksızlıklar karşısında dilsiz kalmamalı gerçeğinin yaşam bulmuş hali olmalı. Yüzünden geçeyim derinlere inmeden hayvanın yapmadığını yapana ve yapana başının üstünde koyacak yer bulamayana olmayan başına tac yapana, insan dahi demeyeyim, nokta.
"EZDİM ELEDİM, ÇÖZDÜM BELEDİM"
"EZDİM ELEDİM, ÇÖZDÜM BELEDİM"
Öyle ya KUL değil ki insanı daralta, o sonsuz KUDRET sahibi koca TANRI, hiç insanı darda kor mu?”
Cevap Bekleyen Sorular!
Cevap Bekleyen Sorular!
Hayatları boyunca FETÖ´nün “1 BARDAK ÇAYINI” dahi içmemiş, bir dilim has helvasından yememiş vatanperver insanları FETÖ´cü olabilir diye İHBAR eden Eski Başkan Sami AYDIN´ın SICAK ÇERMİK´e yaptırdığı Aquapark”ın ne aşamada olduğu kamuoyunca merak ediliyor.
ÜNİVERSİTE Yeni Rektörünü ARIYOR!
ÜNİVERSİTE Yeni Rektörünü ARIYOR!
REKTÖRLÜK değişimine 5 ay gibi bir zaman kalırken, ÜNİVERSİTE yeni rektör arayışını sürdürüyor. SOSYOLOJİ ve İLAHİYAT kökenli isimlerin sıralarını savdıkları kamuoyunda geniş kanaat olarak dillendirilirken, geniş kapsamlı bir ittifak ile, TEKNİK isimlerin şanslı olduğu yorumları yapılıyor.
SUYUNU ÇIKARMAYALIM!
SUYUNU ÇIKARMAYALIM!
Geçtiğimiz günlerde yapılan SİVAS SPOR maçı ile gündem olan “ZABAHA GADAR BURDAYIZ” sözü ulusal basında da gündem oldu. Bu sözün o gün söylenip bittiği ifade edilirken, maçlar için SLOGAN yapılmasına ise gerek olmadığı yorumları yapılıyor.
Huzurum Kalmadı
Huzurum Kalmadı
Arkadaşlar çoğu zaman oluyor ki kendimizi işe yaramaz hissediyor kendimize olan özgüveni yitirip gidiyorsak bizi bu hallere sokan insan denilen zübükler den uzak durabilmeliyiz…
Bir Karıncayı Dahi İncitmedi!
Bir Karıncayı Dahi İncitmedi!
SİVAS olayları ile uzaktan yakından ilgisi olmadığı halde 27 yıldır suçsuz yere cezaevinde tutulan 86 yaşındaki Ahmet Turan KILIÇ´ın ilginç yaşamı dikkat çekiyor. Bir karıncayı dahi incitmeyen hassas bir yürek taşıyan Ahmet Turan DEDE´nin seksen öncesi olumsuz günlerde, mahallede yaşayan ALEVİ VATANDAŞLARIMIZININ en güvendiği ve sığındıkları kişi olduğu herkes tarafından ifade ediliyor.
Bu ŞEHRİN Bir GAZETESİ Var!
Bu ŞEHRİN Bir GAZETESİ Var!
Takip Eden Değil Takip Edilen Gazete!
SU ÇATLAĞINI BULDU!
SU ÇATLAĞINI BULDU!
İnsanı kendine benzeten ve kendi hamuruyla yoğurup olgunlaştıran başkaca bir diyar henüz keşfedildi mi bilemiyorum…
Arife Ana
Arife Ana
Kirkor DEĞİRMENCİYAN yazdı...
Bir SİVAS Atasözü Der Ki;
Bir SİVAS Atasözü Der Ki;
Devlet, kağnı ile tavşan avlar...
ÜNİVERSİTE´nin Halleri!
ÜNİVERSİTE´nin Halleri!
Huysuz Profesör Yazdı...
BAŞARININ SIRLARI
BAŞARININ SIRLARI
Yiğide Neayak Yazdı...
Bu İLKELLİK Çocukları Hoyratlaştırıyor
Bu İLKELLİK Çocukları Hoyratlaştırıyor
İlkokul 1.Sınıfların okumaya geçtiği bilinirken, okumaya geçen öğrencilerin zihinlerini törpüleyip onları anti sosyal yapan uygulamalara bazı eğitmenlerce geçildiği gözlemleniyor.1.sınıflarda pek çok okulda şimdiden soru çözme yaptırılması hatta ve hatta eğitimde olmayan dakika tutarak hızlı okuma yaptırıldığı haberleri uzman eğitimcilerce sert bir şekilde eleştiriliyor.
"GÖL YERİNDEN SU EKSİLMEZ"
"GÖL YERİNDEN SU EKSİLMEZ"
Türk Halk Edebiyatının ustalarından biri olan SIZIRLI Âşık DESTANİ (Süleyman ULUTAŞ), kültür hayatımıza önemli katkılar sunmaya devam ediyor. İki kitabını da okurla buluşturan ULUTAŞ, Üçüncü kitabının da hazır olduğunu dile getirdi.
GÖK MEDRESE
GÖK MEDRESE
Sinan DOĞAN Yazdı...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar