Yağ Pekmez
“Ahanda TÜRK, ahanda ERMENİ, ahanda RUM ayrı gayrı ne olaki. Halayda aramıza giremeyen büyük devletler, fitne ateşini soktular”
Tarih: 25.3.2020 07:07:48/ 663okunma / 7yorum

SİVAS, 1940 yıllar bilirim. BEZİRCİ Mahallesi…

Kudretli TANRIM´ın verdiği hafızam, beni alır götürür seneler ötesine hemşerilerim.

Kurban olduğum garip Anam MANUŞAK GELİN derdi ki “Hünerli kişi odur ki alın terini, dabanının zahmetini bile. MUHANET “zerzesi” ele yapışır” derdi ve de ne güzel derdi.

Bir yaz ağzı SUŞEHRİ muhitinde hatırlı bir nahiye olan SİS´e gitmemiz icap etti. Babam beni de götürdü. Çocuktum amma beni de niye her yere götürürdü şimdi anlamaktayım. Bildim ki o TANRISINA yol alınca “horantanın” yükünü ben çekecektim.

Sivas´tan KEMİS´e vardık yol ağzında. Orda bir gece yattık. KEMİS´te mağara içindeki MANASTIRI görmüştüm. MERYEM ANA çizmişlerdi mağaraya…

Bu yöre insanları BABAMI çok sever idiler. Bende gurur duyardım. BEDROS USTA diye toplanırlardı başına…

Babam da baba amma. Ağıl çatar, koyun kırpar,duvar örer, değirmen yapar, öküz koşumu yapar…Kudretli TANRIM babama çokca meziyet ihsan eylemiş.

Oradan ZARA´ya vardık. Zara muhitinde de çokca ERMENİ milleti var idi.

ZARA´yı geçince “ARAPÇA” denilen bir küçük yere vardık. Orada bir gece yattık. Hane sahibi babama yüklükten bir “değirmi lenger” çıkarıp gösterdi. Babam dedi ki bu çok eski, bizim ERMENİ milleti yazısı değil dedi. Ama çok değerli bir “lenger” dedi.

“LENGER” bir yemek tenceresi diyelim. Hatrımdaki üzerinde resimler var idi. Köşeciğinde de yazı var idi…

Oradan SUŞEHRİ´nin büyük nahiyesi “SİS” e gittik.

Babam SİS´e bizim köy derdi. Babamın çok ahbabı vardı hatta akrabalarımız da var idi..

SİS bizim köy derdi ya babam büyük dedemler SİS´in KİLİSESİ nin güney yamacını yeniden yapmışlar. Babam Bedros Usta anlatırdı. Bir ZELZELE de kilise az yıkılmış. Atalarım o yıkılan duvarları örmüşler.

Ondan dolayı SİS ahalisi bizleri çok sever idi eskilerden bu yana.

SİS ahalisinin bir kısmı gitmiş başka memleketlere. Orda ERMENİ milleti o yıllarda az da olsa var idi. Hatta civar köylerde de RUM hemşehrilerimiz vardı. Gitmeyenler orada yaşar idiler.

SİS´teki KİLİSENİN alt ucunda bir “göze” kaynar idi. Suyu çok soğuk olur idi. Kışın çekilir yazın kaynar idi. O sudan her bir mahlukat içer idi. Babam da o suyu çok “garisper” idi çok çok içerdi.

Biz SİS´e vardığımızda bizi herkes iyi karşılardı.

Büyük köy idi SİS. Bağlık bostanlık. İnsanlar da çok iyi insanlardı. Babam çok işi yapmıştı. Ağıl çatma, duvar örme aklınıza ne gelirse.

Yamaçlarda bulunan KÖSEDAĞ çok yakın dururdu. Babam Bedros Usta derdi ki “KÖSEDAĞ üzerinde RUM ahali yaşarmış ve üzüm yetiştirirlermiş. Bir vakit çok ayaz düşmüş ve ahali artık burada yaşanmaz gidelim diyip amber amber çekilip gitmişler.”

Kudretli TANRIM´ın gücüne varmasın ama SUŞEHRİ havalisi insanını pek güzel yaratmış. HANEDAR insan evlatları idi. Bağ bostan eylerler “daban emeklerini” yerler idi.

SİS ise anlatmaya mahal yok. TANRI´nın yeryüzündeki cenneti idi. Gün aşımı öyle bir rüzgar eser idi ki başka bir yerde bu hoşca rüzgar zannederim yok idi.

Kilisenin alt ucunda az az kaynayan göze başında SİS gelinleri kızları oturur idiler. Uzun boylu, mor belikli bir gelin var idi ki hala hatırımda. Bir RUM kızı idi. Yamaç köylerden buraya gelin gelmiş. Sonra ataları SELANİK muhitine varmışlar bu gitmemiş. Çağa çocuğa karışmış…

SİS de geceleri çok severdim. Bazen köy ortasında ateşler yakarlardı. EĞLENCELER de olurdu. TÜRK, RUM, ERMENİ  halaya tutuşurlardı.

Babam BEDROS USTA´yı da halaya çağırsalar da girmezdi. Derdi ki “ben SİVAS HALAYI olmadan mendil tutmam” derdi gülüşürlerdi.SUŞEHRİ havalisinin halayları bizim SİVAS´ın halayından değişikçe idi…

Ahali halay tutuşunca babam pek duygulandı. Yanında SİS büyüğü bir kocamış kişi babama demişti ki; “Ahanda TÜRK, ahanda ERMENİ, ahanda RUM ayrı gayrı ne olaki. Halayda aramıza giremeyen büyük devletler, fitne ateşini soktular” dedi. Babam da içini çekerek “doğru kelam ettin kirve” demiş idi…

Ben de halen aynı düşünürüm ki, “ANADOLU milletlerini, yad devletler hep kıskandı ve komşuyu komşuya  “hersli” ettiler.

Oyunlar sonrası, tereyağı tava içinde eritip pekmez kattılar. “YAĞ PEKMEZ” denilir. Birkaç değişik tavada yaptılar ki kokusu her bir yana dağıldı.

Neredeyse her sabah yenilirdi. Bence onu yemek için SİS´e gitmeye değerdi. Bizde kaldığımız on günde her gün sabahları yemiştik.

Ermeni, Rum, Türk yağ bekmeze ekmek banarlardı. Dünyanın hiçbir memleketinde her bir millet bir tavaya ekmek banamaz ancak bizim buralarda bu böyledir.

SİS denilince hatrımda çok şey kalmıştı. Eski KİLİSE, kilisenin alt ucundaki göze ve aradan yıllar geçmesine rağmen unutamadığım YAĞ PEKMEZ…








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Pekmez
Okuyucu Yorumları (7 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
idiris ASLAN
10.1.2019 14:01:16
Yazılarınızı zevkle okuyor ve ertesi yazınızı merakla bekliyorum. Siz büyüklerimizin bu hatıraları umudu, birliği,sevgiyi, muhabbeti ve Sivasımıza olan güzellikleri biz yeni nesillerin anlamasına ve öğrenmesine vesile oluyor. Hatıralarınızın kitap olarak derlenmesini arzu ederiz. Saygı ve sevgilerimizle. Sivas´tan selamlar
M.ali kaya
11.1.2019 16:33:59
Sayın KIRKOR BEY amca TANRIYA KÜSEN ADAM yazınızda adı geçen TAYIR dedemin kardeşi .Dedemin adı da Hasan Huseyin.Yazdığınız için Allah razı olsun
Nesrin Filiz
11.1.2019 16:55:03
Kirkor amca ben sizin yazılarınızı okuyunca agkayasim geliyor ağlıyorum.çok içten duygulu yazılar için sağolun...
Ilkim
11.1.2019 19:52:23
Yüreğiniz hep aydınlık kalsin
Zekeriya
12.1.2019 11:07:00
Sayın KIRKIR değirmenciyan siz çok güzel hoşgörülü seyler yazıyorsunuz sagolun
Zeynep
12.1.2019 12:30:00
Harika harika harika
Halis ocaklıoğlu
25.2.2019 03:56:40
Kirkor Bey Hemşehrimiz sağolsun yüz sene evvel Anadolu´nun her yanında mevcut bulunan farklılık içinde birlik ruhunu Ne kadar güzel dile getirmiş .Masal değil sahici hayat buymuş .Neler kaybetmişiz hüzünlenmemek elde değil.Sivas halayı olmazsa oynamam diyen müteveffa babasını bile oyuna dahil eden komşusunu dahi hatırlıyor..Ne zarafet ne hassasiyet..
"DANTE ve İLAHİ KOMEDYA"
"DANTE ve İLAHİ KOMEDYA"
Osman ÇELİK Yazdı...
DİKİM EVLERİ MASKE ÜRETİYOR!
DİKİM EVLERİ MASKE ÜRETİYOR!
Anadolu´nun en emin yeri olan SİVAS´ın, stratejik durumu tarih boyu bilinirken, özellikle savaşlar ve salgınlar anında SİVAS´ın önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Son salgınla DİKİM EVİ akılara gelirken, burada bırakın TÜRKİYE´nin Dünyanın maske ihtiyacını karşılayabilecek ekipmanların olduğu SİVAS kamuoyu tarafından devamlı dile getiriliyor.
HASTANE Sivas´a LAZIM!
HASTANE Sivas´a LAZIM!
HASTANE borçlarının giderilmesi için ÜNİVERSİTE HOCALARININ her birinin 2000´er lira bağış yapmaya hazır olduklarını belirtmeleri yanı sıra ÖĞRETMENLERİN DE Nisan ayına dair EK DERS ve KURS Ücretlerini bağışlama arzusunda olduklarını beyan etmeleri ise SİVAS adına GURUR VERİCİ olarak kabul ediliyor.
CUMA NAMAZI KILINMALI!
CUMA NAMAZI KILINMALI!
Mehmet ZAHİD KOTKU geleneğini devam ettiren Muharrem Nureddin COŞAN, “Halkının %99´u Müslüman olan ülkemizde Cuma Namazı´nın gerekli kategorisinde yer aldığına olan inancımızı ve belirli kısıtlamalarla kılınmasına duyduğumuz ihtiyacı belirtmek istiyoruz.” dedi.
AMAN DİKKAT!
AMAN DİKKAT!
SALGIN nedeniyle okulların NİSAN sonuna ertelenmesi, İSTANBUL´u hareketlendirdi. Pek çok SİVASLI´nın, memleketleri olan SİVAS´a dönme düşüncelerinin salgının yayılma ihtimalinden dolayı engellenmesi bekleniyor.
TEDBİRLERE UYALIM!
TEDBİRLERE UYALIM!
15. Yüzyılda atalarımızın uyguladığı yöntemler hala geçerliliğini koruyor.
BiR YERYÜZÜ CENNETİ!
BiR YERYÜZÜ CENNETİ!
AKDENİZ´in incisi ALANYA, gezip görenleri adeta büyülüyor.
"TARIMSAL ÜRETİM SEFERBERLİĞİ İLAN EDİLMELİ"
"TARIMSAL ÜRETİM SEFERBERLİĞİ İLAN EDİLMELİ"
TMMOB ZMO Yönetim Kurulu Başkanı Baki Remzi SUİÇMEZ "Tarıma yönelmeliyiz" dedi...
"Dönme Dolap"
"Dönme Dolap"
Sabah Lunapark´´a giden görevliler sandalyelerin hâlâ dönmekte olduğunu görmüşler. Bekçilerin ikisi de ölmüştü…”
27 YILDIR KESİNTİSİZ YATIYORLAR!
27 YILDIR KESİNTİSİZ YATIYORLAR!
Şu günlerde yapılan İNFAZ DÜZENLEMESİ çalışmasına, SİVAS olayları mağdurlarının da eklenmesi bekleniyor. HİÇBİR terör örgütü bağlantısı olmayan mağdurlar, “OTEL YANGINI” ile uzaktan yakından ilgileri olmadığı halde 27 yıldır zindanda kesintisiz yatıyorlar.
AŞIK VEYSEL
AŞIK VEYSEL
Emsali KARADUMAN Yazdı...
"CORANA" VİRÜSÜNÜN FAYDALARI MI?
"CORANA" VİRÜSÜNÜN FAYDALARI MI?
Yiğide Neayak Yazdı...
SİVAS POSTASI´na Manşet Olmanız An Meselesi!
SİVAS POSTASI´na Manşet Olmanız An Meselesi!
Şehrin TEK ÖZGÜR GAZETESİ Sivas Postası, ortaya koyduğu düşünceler, şehre dair ürettiği projeler ile gerek il içinde gerekse il dışında ki okurların dikkatini çekiyor.
GÖZDEN KAÇAN BİR GERÇEK!
GÖZDEN KAÇAN BİR GERÇEK!
Evi temizleyeceğim, günüm var, arkadaşlarım gelecek diye binbir bahane ile evdeki eşlerini dışarı gönderen ev hanımları, VİRÜS ile adeta büyük bir darbe yediler.
BU DAVRANIŞ ÖRNEK ALINMAMALI!
BU DAVRANIŞ ÖRNEK ALINMAMALI!
65 yaş üstü vatandaşlarımızın sokağa çıkma yasağı olumlu bulundu. Lakin SİVAS´ta bir vatandaşın polislerden soda istemesi ulusal basında büyük ses getirirken, zorunlu olmayan bir ihtiyacın polislerden istenip, SİVAS´ı komik duruma düşürmesi tepki çekti.
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar