Üç Günlük Dünya mı?
Üç nesillik Rüya!” ancak ve ancak emekle, vizyonla, çalışmakla, azimle, dürüstlükle, merhametle, birlik ve beraberlikle, adil paylaşımla ve hakkaniyetle gerçeğe dönüşebilir ve bir hayat tarzı haline gelebilir!
Tarih: 8.8.2018 16:33:24/ 3412okunma / 0yorum

Üç günlük dünya mı? Üç Nesillik Rüya mı?

“Aman! Üç günlük dünya işte, boş ver! Ne uğraşacaksın!” lafını duymayan hatta ömründe bir defalığına dahi olsa söylemeyen var mı? Bu laf toplumumuzda genelde hangi anlamda ve hangi ruh haletiyle söylenir? Benim saptamalarıma göre insanımız bu sözü bir gerçek ve bir sahte anlam ve psikolojiyle kullanmaktadır.
Sahte anlam ve psikoloji: Müstağnilik ve mütevekkillik! “Ben dünyayı istemiyorum! Dünya hayatının pek bir ehemmiyeti yok zaten” açıklamaları ile ifade edilir!
Gerçek anlam ve psikoloji: Başarısızlığın, vizyonsuzluğun, tembelliğin, kifayetsizliğin, sorumsuzluğun ve hayal kuramamanın bu sözle gizlenmesi!

Fakat bu söz atalarımız tarafından söylenmişse illa da derin bir anlama ve felsefeye de sahip olması lazım. Ben oturup bu anlamın ne olabileceğini çok düşündüm ve şu kanaata ulaştım: Olsa olsa “Aman! Üç günlük dünya!” inancıyla birbirimizin kanına, hakkına, hukukuna girmeye, zulmetmeye, kırmaya, dökmeye, kirletmeye ve kısacası kötülük yapmaya ne gerek var! Bilakis bu üç günlük dünya hayatını güzel, renkli, kazançlı, huzurlu ve dolu dolu yaşamamız lazım” anlamında söylemişlerdir! Dünya hayatını boş vermişlik duygusuyla asla!

Bunun içinse “Üç Nesillik Rüya!” felsefesini hayata geçirmemiz icab eder. Evet insan belki üç günlük dünya hayatı için yaratılmamış olabilir, ancak Üç Nesillik Rüya için yaratılmış olmalı! “Ey iman edenler! Kendinizi ve ehlinizi (ailenizi) yakıtı insan ve taş olan cehennem ateşinden koruyun!” ayeti üç neslin sorumluluğunu omuzlarımıza yüklemiyor mu? Üç neslimize ait “cennet hayatı” hayalini kurmamızı istemiyor mu? Aslında ayet insanoğlunun fıtratında dürülü bir gerçeği ilan ediyor ve hatırlatıyor sadece. Hangi milletten olursa olsun normal bir insan en az üç nesillik bir rüya kurar ve de kurmalı! O rüyasında asgari anası, babası ve çocukları, daha genişletebilirse kardeşleri, yakın ve uzak akrabaları ve tüm milleti rahat, huzurlu, müreffeh ve keyifli yaşar, yaşamasını ister. İşte böylesi “Üç nesillik Rüya!” ancak ve ancak emekle, vizyonla, çalışmakla, azimle, dürüstlükle, merhametle, birlik ve beraberlikle, adil paylaşımla ve hakkaniyetle gerçeğe dönüşebilir ve bir hayat tarzı haline gelebilir!

Biz, aslında bütün milletlerden daha fazla “Üç Nesillik Rüya” gören, kuran Anadolu insanımıza rüyasını hatırlatabildiğimiz ölçüde ülkemizdeki hayatı Cennet Hayatı haline dönüştürebilecek, hatta o hayat tarzını, ayetin hatırlattığı öte hayata da ancak “Üç nesillik Rüya!” felsefesiyle taşıyabilecek böylece en az Üç Neslimizle birlikte sonsuz bir mutluluğa kavuşacağız!

                                                                   Halit Şirkan HATAY








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Günlük Dünya
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Bu ŞEHRİN Bir GAZETESİ Var!
Bu ŞEHRİN Bir GAZETESİ Var!
Takip Eden Değil Takip Edilen Gazete!
Şeffaf Bir Başlangıç İçin!
Şeffaf Bir Başlangıç İçin!
BELEDİYE BAŞKANLIĞINI kim alırsa alsın, ŞEFFAF BELEDİYECİLİK anlayışı gereği, koltuğa oturmadan önce İÇ İŞLERİ BAKANLIĞI MÜFETTİŞLERİNİN davet edilerek bir incelme yapılmasının kamu yararı gereği önemli olduğu vurgulanıyor.
Onun da Bir KİTABI Olsun!
Onun da Bir KİTABI Olsun!
Kalabalık ortamlarda şiir okuması ile tanınan Mevlana Mahalle Muhtarı Kazım GÖZEL´in yine kendi yazdığı bir şiiri bağırarak okuduğu gözlemlendi. GÖZEL´in bağırması ile irkilen bazı dinleyicilerin “CENK Mİ” var düşüncelerinin belirdiği yorumları yapıldı.
Bu Mudur İşte Budur!
Bu Mudur İşte Budur!
BİR YIL AŞKIN UĞRAŞARAK SİVAS TARİHi KONUSUNDA ÖNEMLİ BİR ÇALIŞMAYA İMZA ATTI!!!
Güzellikler Çoğalıyor!
Güzellikler Çoğalıyor!
SİVAS, Türkiye´nin en huzurlu illerinin başına geliyor. “ÖNCELİK HAYATIN, ÖNCELİK YAYANIN” sosyal bilinçlenme adımına SİVAS´ın hemen uyum sağlaması da emniyet birimlerince övgüyle bahsediliyor.
SİVAS, Devlet Kuran ŞEHİR
SİVAS, Devlet Kuran ŞEHİR
Osman ÇELİK Yazdı...
ellerin ellerin...
ellerin ellerin...
/ellerin ellerin ve parmakların/ bir nar çiçeğini eziyor gibi/
Fethi GEMUHLUOĞLU
Fethi GEMUHLUOĞLU
Tarık Sezai KARATEPE Yazdı...
Şehir Kültürüne Kazandırılmalı
Şehir Kültürüne Kazandırılmalı
Kentleşmeye doğru koşar adım giden Sivas´ın, şehir kalabilmesi için elindeki değerlerin kıymetini bilmesi bekleniyor. Bezirci Mahallesi´nde 1890 yılında yapılan ve günümüze kadar ayakta kalmayı başaran eşsiz konak çökmek üzere.Sivas Belediyesi´nin bu eşsiz yapıya hayat vermesi gerektiği arzulanıyor. Bu konağın şehrin kültürel varlığına dahil edilerek, üst düşünce olan Kale Film Platosu mantığını beslemesi gerektiği vurgulanıyor.
CÜCÜ Okurlarla
CÜCÜ Okurlarla
Edebiyatımızın önemli isimlerinden hemşehrimiz hikayeci Mustafa BALEL, yeni bir kitap ile okur karşısında. “CÜCÜ” isimli roman ile keşif tutkusuna kapılar aralamayı hedefliyor.
KIRK´a Dair
KIRK´a Dair
Hüseyin KAYA Yazdı...
Türkülerle Söyleşiriz
Türkülerle Söyleşiriz
Bilir misin kırık gönüllerin yanık türkülerle sarmaş dolaş sohbetini? Duyar mısın yıkık hayallerin viran köşelerinden yankılanan türkülü inlemeleri? Anlar mısın hayat bilmecesinin türkülerle yolladığı sır perdelerini?
"SIR"
"SIR"
Kirkor DEĞİRMENCİYAN yazdı...
bir OZAN daha göç eyledi!
bir OZAN daha göç eyledi!
Sazın ve sözün üstadı Ozan Arif vefaat etti...
Giyotin
Giyotin
Toplumdaki "düğümler" ve sorunlara işaret edip gerçekleri söylemenin acı sonuçları olabilir!
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar