Tonus Tatlısı Yok Oluyor
Kültürümüze yönelik bazı yemek ve tatlı çeşitlerinin zamana yenik düştüğü ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı görülüyor. Buna en güzel örnek ise, Sivas´ta özellikle de Altınyayla yöresinde genelde kış aylarında yapılan ve seferberlik tatlısı olarakta bilinen kavut tatlısı.
Tarih: 25.1.2018 20:03:00/ 570okunma / 0yorum

Kavut tatlısı, bir kış eğlencesi ve ziyafeti de olmanın ötesinde, kıtlık zamanlarında ve imkânsızlığın çokça yaşandığı zamanlarda Anadolu insanının bulduğu bir çare olarak anıla gelmekte.

Düz arazilerde buğday ve arpa ekiminin bol olduğu yerlerinde bir tatlı çeşidi olarak bilinir.
Buğday ve arpanın karıştırılıp tandırda kavrulması ve öğütülmesi ile meydana gelen kavut tatlısı içine, pekmez, bal, şekerli su katılarak tatlandırılarak yenildiği belirtilmekte.
Kavut tatlısının son yıllara kadar Sivas´ın bir çok köy, kasaba ve ilçesinde yapılmaya devam ettiği lakin, gelişmeye paralel olarak yeni tatlı çeşitlerinin insanların hayatına girmesi ile bu tatlının unutulmaya başlandığı belirtilmekte.
Anadolu kültüründe, sonbaharda sözleşen kadınların imece usulü ile yaptıkları ve yapamayanlara da dağıttıkları Kavut Tatlısı, hem bir sosyal birlikteliği simgelemesi, hem de yapımının öznel olması ve katkı maddesinin hiç olmaması nedeniyle özel bir tatlı olarak biliniyor.
Tatlı kültürünün yaygınlaşması, her şeyin hazırı ile bir yaşamın varlığını devam ettirmesi nedeniyle, yok olan bir çok geleneksel değerlere, Kavut Tatlısının da eklendiği ve yavaş yavaş bu tatlının mutfak kültüründen silinmeye başlandığı gözlemleniyor.

Köy ve kasabalarda gece kış oturmasının baş eğlencesi olan kavut tatlısının mideyi rahatlatan bir özelliğinin de olduğu biliniyor.

KAVUT TATLISI ve TONUS KÖFTESİ´nin HİTİT İMPARATORLUK zamanından kalma olduğu da araştırmacılarca dillendirilmektedir.
Kavut tatlısı Kara TONUS yöresi diye tabir edilen Altınyayla, Şarkışla ve Ulaş yörelerinde görülen bir tatlı çeşidi olarak biliniyor.Tonus Yöresinde çokça yapılması nedeniyle Tonus Tatlısı olarak da anılıyor.

KAVUT:

Unutulmakta olan bir yiyecek olup, eskiden kış eğlenceliğiydi.   Kavurganın dövülmesi ya da taş el değirmenlerinde öğütülmesi ile elde edilen una, şerbet, pekmez veya bal şerbeti katılarak kavut yapılır. Buğdayı çok olmak üzere, arpa, yulaf ve çavdar birlikte sac üzerinde kavrulur, değirmende öğütülür ve elenir, torbalara konularak gerektiğinde kavut hazırlamakta kullanılır. Tatlandırma için eskiden daha çok bal veya pekmez şerbeti kullanılırken, sonraları şekerle yapılan şerbet kullanılmaya başlanmıştır. Bu amaçla, şekerli süt veya şekerle tatlandırılmış kuşburnu ezmesi de kullanılır. Kavut için ahlatın fazla yetiştiği dağ köylerinde, ahlat kurutulur, el değirmenlerinde çekilir, un haline getirilir. Buğday, arpa, mısır karışımından kavrulup, öğütülerek hazırlanmış una katılarak da kavut yapılabilir.








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Tonus Tatlısı Oluyor
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Arı Duru Bir Göldür Yaşamak...
Arı Duru Bir Göldür Yaşamak...
İsimsiz dağların tam bağırlarında, gece ay ile söyleşip, kadife şarkılar geçidini mırıldanan asi, duru bir göldür hayat… Bulutların ardına sinmiş bir dolunayın dahi kıskandığı, yağmur şiirinin iğri iğri selamlamasıdır adeta…
İzdiham
İzdiham
/sen aklıma düştükçe içim nasıl izdiham/
Aşk Obasından Gelen´e
Aşk Obasından Gelen´e
Biter dağların uzun rüyası /mert ölür pas tutar mavzerleri
"Ezim Ezim Eziliyor Yüreğim"
"Ezim Ezim Eziliyor Yüreğim"
Türkülerin babası olarak anılan Sivaslı hemşehrimiz Muzaffer SARISÖZEN´in 10 binin üzerinde türkü derlediği biliniyor.TRT repartuarının neredeyse tamamına yakınının Muzaffer SARISÖZEN tarafından derlenen eserler olduğu belirtiliyor.Türkülere aşık olan SARISÖZEN hastanede yatarken ölmeden önce "EZİM EZİM EZİLİYOR YÜREĞİM" isimli Zaralı Halil türküsünü istediği ve dinleyemeden hayata gözlerini yumması ise hala unutulamıyor.
Karanlık Dünyanın Aydınlık Yüzü
Karanlık Dünyanın Aydınlık Yüzü
Toprağa da âşık olunur mu demeyin. Âşık olunur, hem de delice…Toprak ki cömert ellerini açar hiç kapamaksızın.
Yıldız´ı ZARAFET Bürüdü
Yıldız´ı ZARAFET Bürüdü
İğri iğri inen kar huzmeleri eşliğinde, seyri suluk eden dumanlarla birlikte YILDIZ´ı zarafet bürüdü…
Kimin Aşkı Daha Büyük?
Kimin Aşkı Daha Büyük?
Türk sinemasında bir dönüm noktası olan EŞKİYA filmi, felsefi derinlik açısından da hala konuşulmaya devam ediyor. Destansı bir aşk hikâyesini dile getiren filmde, kimin aşkının daha büyük olduğu ise hala tartışma konusu.
Hastanenin Kapısına Kar Doldu
Hastanenin Kapısına Kar Doldu
Hastanenin Kapısı türküsü birçok yerde söylenmesine rağmen, asıl doğduğu topraklar Sivas’ın Altınyayla İlçesinin Başören Köyü’dür. Ağıdı dillendiren ise, Arife Erdoğan. Genç yaşında amansız bir hastalığa duçar olan Arife Erdoğan, Sivas’taki hastanede yattığı zaman içinde bulunduğu ruh halini dizelerle dile getirmiştir.
Suyun Destanını Yazan Adam!
Suyun Destanını Yazan Adam!
Ebubekir PARLAK...Sivas Numune Hastanesi´nde dört tekerlekli arabasıyla, buğday tenli bu suskun adam, ölmemesi gereken bir erdemi sundu taşlaşmış kalabalıklara. “Su parasızdır” levhasıyla, insanların peşinden koştuğu her şeyi gölgede bırakarak yaşadı.
Hastanenin Kapısı Bestelendi
Hastanenin Kapısı Bestelendi
Sivas´a ait olan bir türkü daha kayıtlara geçti. “Hastanenin Kapısına Kar Doldu” isimli türkü ve hikâyesi Yazar Osman ÇELİK tarafından araştırılıp ortaya çıkarıldıktan sonra, Ses Sanatçısı CANAN BAŞARAN tarafından da tamamı bestelenerek kültür hayatımıza kazandırıldı.
dağlar dağımdır benim...
dağlar dağımdır benim...
Güzün sere serpe yağmur şiiri altında, ay aydınlık gecenin ruhları örten rayıhasını hiç dillendirmeden, zamanın en esrik kelimelerinden şiirler ören bir dağım dağlar içinde…
Sis Ritimleri
Sis Ritimleri
‪"dünyanın en güzel sesi ‪“baba”"
Mustafa BALEL´in Yeni Romanı
Mustafa BALEL´in Yeni Romanı
Türk Edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olan hemşehrimiz Mustafa BALEL, bir birinden güzel eserler ile yine gündemde.BALEL´in konusu SİVAS´ta geçen “Koç İbrahim´in Medrese Turu” isimli romanı okurlarla buluştu.
İnsan Yüreği Yitikler Coğrafyasıdır
İnsan Yüreği Yitikler Coğrafyasıdır
Yeni arkadaşı görünce sevindim; zira aynı yaştaydık. O da, göreve başlayalı bir ay filan olmuştu. Turhal´ın Çamlıca Köyü´nden gelmişlerdi. Ve kader ZARA´da ağır ağır işliyordu...
Denizcinin Dönüşü
Denizcinin Dönüşü
"Sadece uzaktan sevilen yalnızlıklar"
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar