SÖZÜ VAKTİNDE AÇAN ŞEHİR
Söz vaktinde açılır. Kemale ermiş Sivas zamanıdır sözün vakti. Söze öz yükleyen bir andır, sözün öz vakti. Elden ele dolaşan manilerle yıkanan gönüllerden uzanan bir şiir gibi, söz vaktini kovalar. Buruciye´de mısra mısra şiirlenen taşlarda, söz vaktinde açılır. Söz vaktini beklemişçesine, o nakış korosuna eşlik eder. O nakış korosunda, sözün vakti geldiğinde, söz vaktinde açılır.
Tarih: 3.12.2019 10:58:45/ 636okunma / 0yorum

“Gelin gülle başlayalım atalara uyarak
Baharı koklayarak girelim kelimeler ülkesine
Bir anda yükselen bir bülbül sesi
-Erken erken karlar ortasında

Güneş dönmüş ışık saçan bir yumurta-

Bana geri getirir eski günleri...
Paslanmış demir bir kapı açılır
Küf tutmuş kilitler gıcırdarken
Ta karanlıklar içinde birden

Bir türkü gibi yükselirsin sen
Fısıldarım sana yıllarca içimde biriken
Söyleyemediğim ateşten kelimeleri”

 Söz vaktinde açılır. Kemale ermiş Sivas zamanıdır sözün vakti. Söze öz yükleyen bir andır, sözün öz vakti. Elden ele dolaşan manilerle yıkanan gönüllerden uzanan bir şiir gibi, söz vaktini kovalar. Buruciye´de mısra mısra şiirlenen taşlarda, söz vaktinde açılır. Söz vaktini beklemişçesine, o nakış korosuna eşlik eder. O nakış korosunda, sözün vakti geldiğinde, söz vaktinde açılır. 

Çifte Minareli Medrese, bin bir zamanı anlatır seyri alem zamanlarında. Gergef gergef taş nakışlarından süzülür tarihin allı pullu girizgahı. Gönül kalemiyle oyulan nakışlar anı, onlara söylenecek sözlerle iner seyredenin gözlerine. Söz vaktidir o zamanda ve söz vaktinde açılır. Söze anlam yükleyen, gülden araklanan zamanlarla yek vücut olarak söz vaktinde açılır.

Gök Medrese de dinlenen güvercinler, bir kanat şiirini anımsatarak yarınlara, silik bir fotoğraf karesi kadar işlemeden hayatı, söz vaktine erişir. Söz vaktidir anların. Kıyı kıyı işlenen nakışlarda gizli sırların, ustasız günlerinden araklanan tenha canlar gibi, söz vaktine kavuşur…

**

Şifaiye Medresesi kadar uzanan yıllar hükmüne, bir Şehzade Ertuğrul dinginliğidir söylenemeyen. Koca Yıldırım´a ulaklarla ulaşan söz, her daim vaktini kovalar ve söz kavilleşmişçesine zamanla, vaktinde açılır. Söz vaktinde açılır… Kemer kemer dairelerde, geçmişin sır küpü kemerler, bir anın sonsuz hercü mercünü daha haykıramadan, söz vaktine kavuşur. Söz her daim, vakti zamanı geldiğinde iner dudaklardan. Söz vaktinde açılır. Ebrudan, hattan, nakıştan arta kalan umutlar, her şeyi ama her şeyi söylememişçesine ademoğluna, vaktini kovalar ve söz vaktinde açılır. Şifaiye de, şifaya namzet anlar kadar bir andır vaktini arayan. Bir andır vaktinde dudaklardan inen…

**

Kalenin engin rüzgarında, kalenin engin cephesinde, efil efil dalgalanan çamların, dalları arasına ürkek ürkek sığınan “derviş kuşu kumrular”, bir biri ile haberleşmişçesine sözü vaktine bağlarlar. Söz vaktinde açılır. Mırıl mırıl mırıldamalarında, kabaran gagalarını ürkek ürkek sağa sola döndürmelerini daha beklemeden, tıkır tıkır ilerleyen adımlara aldırmadan, sözü zamana bağlarlar. Sözü bilenmez bir âlemin içinden çekip getirir ve sererler insanın gözü önüne. Sözü vakitle bağlamadan, sözü vakitle anlamlandırmadan, sözü, âlemin en anlamlı anına bağlarlar. Çisil çisil inen gök şiirinden çözerek sırları, ne menem bir sükûtun, anlamını sormadan, sözü vaktine bağlarlar. Söz vaktinde açılır…

**

Yukarıdan inen sararmış yapraklar kadar, geçicidir her şey. Her şey sararmış yapraklar kadar uzaktır insana. Her şey sararmış yapraklar kadar yakındır insana. Her şey zamana uzak kadar uzaktır hayale. Her şey Yukarı Tekke´den inmişçesine kadardır. Her şey Abdülvehhabi Gazi´nin huzurunda, gönlü açmışçasına kadar vakitlidir. Orada tam orada, oranın tam önünde söz vaktinde açılır. Söz edeplice, kemale erer orada. Orada söz vakitle kavilleşmişçesine vaktini kovalar. Söz vaktinde en nazenin bir sır gibi orada açılır. Gönlün girdap saraylarından süzülen en nazlı sözler orada dile gelir. Orada söz anlamla anlamlanır. Yılların biriken gönül darlığı, orada vaktini çağırır. Söz orada vakti ile hemhaldır. Söz orada vaktini çağırır. Söz orada vaktinde açılır.    

**

“Garibin anası pencerelerden
Yanık türkülerle yollara bakar
İncecik yüzünde her akşam üstü
Çizgi çizgi nokta nokta bir efkar.”

Analar kadar sıcaktır zaman. Analar kadar hayattadır anılar. Kaybedilmiş anlar kadar yığınladır keşkeler. Keşkeler kadardır anaların hasreti. Sözün özü kadar yakındır analar. Söz anlarla belkide en güzel vaktini kovalar. Söz her daim anaların şefkatli dudaklarından ine yavrucuklarına. Söz vaktinde açılır. Söz analarla vakit birleştirir ve vaktinde açılır. Analar kadar sıcaktır, vaktinde açılan sözler. Analar kadar ummandır vaktini kovalayan sözler. Anaların silik bir fotoğrafı kadardır her şey. Her şey azıcık bir gülümseme kadar yakındır söz vaktine. Söz vakti kadardır anaların umman sıcaklığı. Sıcaklığın ana şefkati kadardır sözü kovalayan zamanlar. Kare kare fotoğraflarda sıralanan bakışlar, sözü vaktine bağlamışçasına kadar vakitlidir Sivas´ta. Sivas´ın en yitik zamanını analar kadar sıcak karşılar, bu satırların yazarı. İlle de sevdada ilk üç cümledir anaya saygı. Annene, annene, annene kadar en tatlı namedir öğütlenen. Anne kadar özgedir sözü bekleyen. Söz kadar sırdaştır zamanlar. Söz her daim analar gibi vaktini kovalar. Söz vaktinde açılır. Söz vaktine kemale erer. Söz analarla vaktinde açılır. Söz vaktinde açılır…

**

Bir güneş zamanı kadar uludur Ulu Cami avlusu. Kenar kenar oturaklarda süzülür sohbetin demi. Sohbetin koyu seyrangahında, söz vaktinde açılır. Sözü gönle yükleyen, geçmiş zaman insanları, gönlün galebe çalan hislerine hiç yabana atmadan sözü vaktine bağlarlar. Söz vakti ile hemhaldır nakış nakış kemerlerde. Sıra sıra sütunlarda anlatılan kıssalı anlar, bir anı sonsuza kadar uzatabilenin imkansız kurgusu kadar vakte namzettir. Söz vaktinde açılır. Söz her daim vakti kemaline uzanır usulcana…

**

Söz vaktinde açılır. Meydan cami yanından geçen adımların, bin bir adımı da ha bekletmeden uzanırlar Kara Şems´in huzuruna. Kara Şems´e söylenecek sözler taşırlar heybelerinde. Yüzyıllardır sakladıklarını sunarlar ona. Onun yanında söz vaktine kavuşmuşçasına seyreder bir zaman. Söz vaktinde açılır hemen. Ona söz söylemeden, gönülden inen sözler, seyri suluk eder bir anda. Söz vaktinde açılır. Şemseddin-i Sivasi´dir söze anlam yükleyen. Şemseddin-i Sivasi´dir sözlerde anlamı anlamlandıran. Gönlün bam telinden ürünü ürünü inen kelimeler, sözü vaktine bağlarlar. Söz, söz sultanının yanında, daha bir vaktine ram olur. Söz vaktinde açılır.

**

Bahar sultanının elinden yol alıp, coşan Kızılırmak kadar yücedir sözün zamanı. Sözün zamanı, su kadar berraktır bir zaman.Su kadar azizdir bir zaman. Onla gönderilen “yazısız pulsuz mektuplar” kadar özgedir.  Özgedir sözün suyla başlayan seyri. Özgedir sözün Kızılırmak kadar coşkunu. Söz vaktidir ırmağın canhıraş akışında. Söz vaktidir, bozkırın bulgur bulgur alın teri akan, ırmak kıyılarında. Söz vaktini kovalar anbe an. Anı zamanı geldiğinde bir söz bir damladan araklanarak vaktine ulaşır. Söz vaktinde açılır. Sözün öz değerindeki seyri anı kadar özledir söz. Söz vaktinde açılır. Açılan söz kadar özgedir söylenenler. Açılan söz kadar bilgedir söylenenler. Söz vaktinde açılır.Geçmiş zaman türküleri kadar tanıdıktır vaktinde açılan sözler. Geçmiş zaman şairleri kadar hünerlidir vaktinde açılan sözler. Sözün vaktini kovalayanı evladır. Sözün vaktinde açılanına sevdalıdır insan. Söz vaktinde açılır…  

**

Türküler kadar özgedir bütün yaşananlar. Sivas´ın türküleri kadardır her şey. Sivas kadar özge bir aşktır türküler. Sözün en özge anıdır türkülerin hasreti. Türküler kadardır hasretlerin lavları:

“Sarardım ben sarardım
Senin için sarardım
Baş yastıkta göz yolda
Her geçene sorardım

Al dağlar yeşil dağlar
Gurbette yarim ağlar
Açtı m`ola şu Sivas`ın gülü yaprağı
Çekti bizi şu yerlerin suyu toprağı

Kayalardan kayarım
Bulamadım ayarım
Ben bu dertten ölürsem
Kaderime sayarım

Al dağlar yeşil dağlar
Gurbette yarim ağlar
Açtı m`ola şu Sivas`ın gülü yaprağı
Çekti bizi şu yerlerin suyu toprağı”        

 

**

Sivas´ın kuş uçmaz kervan geçmez yitik köylerinde, baharın güneşini soluklayan gün görmüş ihtiyarlar, sırtlarını dayadıkları duvarlarla konuşurcasına, sözü vaktinde açarlar. Belleklerinde yıllanmış hatıralar, anı zamanı gelince vakti kuşanır. Vakti kuşanan zaman, vaktinde dillere iner. Yitik bir hikmet kadar azizdir vaktine kovalayan söz. Yitik bir hikmet kadar kutsaldır vaktinde gönle inen söz. Söz vaktinde açılır. Şaşırmadan zamanı, şaşırtmadan ruhları, geçmiş zamandan süzüle süzüle inen her cümle, vakti zamanı geldiğinde söylenir. Söz vaktine hasrettir zaten. Söz, söz sultanından aldığı ilhamla vaktine doğru uzanır. Vaktinde açılır güzel sözlerle özler. Özler güzel sözlerle tamamlar gönül yolculuğunu. Güzel sözlerde sınanır hamlıklar. Güzel sözler hızarında yontulur, gönlün kabalıkları. Söz vaktinde açılır… Söze sevda vaktinde düşer… Vaktindedir sözün sevdayı dillendirmesi… Söz vakti zamanında açılır… 

Söz asırlarca, anlaşmışçasına vaktinde açılır. Söz vakti zamanında iner dillerden gönüllere. Söz vaktinde açılır… Sivas´ın yitik zamanlarına kayıt düşen her cümle, dönüp, dolaşır ve vaktinde iner kalemin seyri alemine… Söz vaktinde açılır… 

Sivas´ın sözüdür vaktinde her dem olan. Sivas´tan süzülen sözdür vaktine ram olan. Vakti vakte bağlayan anlardan geri kalan andır sözün gül vakti. Sözü gülle başlatan ve sözden gül araklayan bir zamandır Sivas´ın söz vakti. Sivas´ta söz vaktini bağlar. Sivas´ı sözlerin en özlüsü bağlar. Nice gelenek kadar eski olan zamanlardan süzülen sözler, an be an iner vaktini kovalamışçasına…

                                               OSMAN ÇELİK








Kaynak:

Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
İnsanın Bir Yaşar Usta Duruşu Olmalı!
İnsanın Bir Yaşar Usta Duruşu Olmalı!
Tiyatronun büyük ustası Münir ÖZKUL herkesin ailesinden adeta biri olan ÖZKUL,umudun, tebessümün ve mücadelenin simgesi konumundaydı.
Hayatın Bir Öykü Olduğunu Şimdi Daha İyi Anlıyorum
Hayatın Bir Öykü Olduğunu Şimdi Daha İyi Anlıyorum
Mustafa Balel ile söyleşi...
KIŞ İŞTE...
KIŞ İŞTE...
Beni sorarsan kış işte...
GÜLİZÂR
GÜLİZÂR
Hayat hoyrat bir adammış heyhat...
TONUS Tatlısı Yok Oluyor
TONUS Tatlısı Yok Oluyor
Kültürümüze yönelik bazı yemek ve tatlı çeşitlerinin zamana yenik düştüğü ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı görülüyor. Buna en güzel örnek ise, Sivas´ta özellikle de Altınyayla yöresinde genelde kış aylarında yapılan ve seferberlik tatlısı olarakta bilinen kavut tatlısı.
GÖNÜL İnsanları Bir BAŞKA!
GÖNÜL İnsanları Bir BAŞKA!
SİVAS´ın Kutup Yıldızı İsmail Hakkı Toprak Hazretlerinin, hayvanlara karşı gösterdiği merhamet ve sevgi hala dilden dile dolaşıyor. İHRAMCIZADE´yi bir an olsun yalnız bırakmayan köpeği hala unutulmazken, İHRAMCIZADENİN bu köpeğe “PERİŞAN” ismini verdiği öğrenildi.
İnsan Yüreği Yitikler Coğrafyasıdır
İnsan Yüreği Yitikler Coğrafyasıdır
Yeni arkadaşı görünce sevindim; zira aynı yaştaydık. O da, göreve başlayalı bir ay filan olmuştu. Turhal´ın Çamlıca Köyü´nden gelmişlerdi. Ve kader ZARA´da ağır ağır işliyordu...
Bu Adamı Tanıyan Var mı?
Bu Adamı Tanıyan Var mı?
Senin ne güzel düşlerin vardı Akif İnan!...
"Ezim Ezim Eziliyor Yüreğim"
"Ezim Ezim Eziliyor Yüreğim"
Türkülerin babası olarak anılan Sivaslı hemşehrimiz Muzaffer SARISÖZEN´in 10 binin üzerinde türkü derlediği biliniyor.TRT repartuarının neredeyse tamamına yakınının Muzaffer SARISÖZEN tarafından derlenen eserler olduğu belirtiliyor.Türkülere aşık olan SARISÖZEN hastanede yatarken ölmeden önce (4 Ocak)"EZİM EZİM EZİLİYOR YÜREĞİM" isimli Zaralı Halil türküsünü istediği ve dinleyemeden hayata gözlerini yumması ise hala unutulamıyor.
Çal Çoban Çal, Gam Senin Neyine?
Çal Çoban Çal, Gam Senin Neyine?
Osman ÇELİK Yazdı...
"Ömür Dediğin" Sınırları Aştı
"Ömür Dediğin" Sınırları Aştı
TRT Haber ekranlarında izleyici ile buluşan “ÖMÜR DEDİĞİN” yine başarılı bir bölüme imza attı. GAGAVUZYA´nın ilk Cumhurbaşkanı´nı ekrana taşıyan program, ustaca hazırlanmış metinleri, titizlikle seçilmiş müzikleri ve başarılı sunumu ile alanında Türk Televizyonculuk tarihinde bir ilki bünyesinde barındırıyor.
Bir SİVAS Atasözü
Bir SİVAS Atasözü
"Muhanet Zerzesi Ele Yapışır"
SİVAS MİLLETİ
SİVAS MİLLETİ
Dedi ki FRANSAYA geldikden birkaç ay sonra Sivastan haber aldım ki “ANAM ÖLMÜŞ”… “Kendimi dağlara taşlara vurdum kuzular gibi ANA ANA ANA diye mer mer meledim” dedi…
Hastanenin Kapısı Bestelendi
Hastanenin Kapısı Bestelendi
Sivas´a ait olan bir türkü daha kayıtlara geçti. “Hastanenin Kapısına Kar Doldu” isimli türkü ve hikâyesi Yazar Osman ÇELİK tarafından araştırılıp ortaya çıkarıldıktan sonra, Ses Sanatçısı CANAN BAŞARAN tarafından da tamamı bestelenerek kültür hayatımıza kazandırıldı.
Bir SİVAS Hatırası...
Bir SİVAS Hatırası...
"Kendine gel SİVASLI Kirkor! Sen yokluklardan gelen birisisin. Ananın ağıtları ile büyüdün. Bulgur pilavı yanına çok zaman turşu bile bulamazdın. Böbürlenmen ne ola ki”
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar