SİVASLI Aydınlar Boş Durmuyor!
SİVAS POSTASI Yazarlarından Selim YILDIZ ikinci kitabını çıkardı.
Tarih: 14.10.2018 10:58:27/ 3000okunma / 0yorum

Selim Yıldız´ın birinci kitabına konu olan İlhan (Egemen) Darendelioğlu kimdir?

            Türk milliyetçiliğinin kurumsallaşmasında ve fikri yönden olgunlaşmasında kurduğu matbaa ve çıkardığı “Toprak” aylık ülkü dergisi (Türk Yurdu dergisinden sonra Türkiye´de en uzun soluklu milliyetçi dergidir) ile önemli hizmetlerde bulunmuş olan İlhan Darendelioğlu (1921-1979), Türk Kültür Çalışmaları Derneği ve İstanbul Milliyetçiler Derneği gibi milliyetçi derneklerde de faaliyet yürütmüştür. İki dönem Türkiye Komünizmle Mücadele Derneği Genel Başkanlığı da yapmış olan Darendelioğlu, 1969 seçimlerinde Adalet Partisi´nden İstanbul milletvekilli seçilmiştir. Demokratik Parti´nin de  kurucuları arasındadır. 1975´ten sonra Milliyetçi Hareket Partisi´ne geçen Darendelioğlu, MHP İstanbul İl Yönetiminde görevli ve Ortadoğu gazetsinin Baş yazarı iken 19 Kasım 1979´da Marksist teröristlerin düzenlediği suikast sonucu hayatını kaybetmiştir. “Bizim için milletvekili sıfatı da gelip geçicidir. Bizim asli sıfatımız mezara kadar namuslu yaşamaktır. Biz o asli vazife içindeyiz” diyen Darendelioğlu, Ahmet B. Karabacak´a göre, mücahit ağabey; Nurettin Pakyürek´e göre, radyum beyinli Türk; Altan Deliorman´a göre ise Güneyli Yiğit idi.  İlhan Darendelioğlu, Türkiye´de Komünist Hareketler, Türkiye´de Milliyetçilik Hareketleri, Türk Milliyetçilerinin Kalemiyle Atatürk, Türk Milliyetçiliği Tarihinde Büyük Kavga, Pazarlar Kanlı İdi, Nazım Hikmet Vatan Haini mi Vatan Şairi mi?, Ecevit Marksist mi?, Devrim Nedir? Devrimci Kimdir? gibi çok ciddi eserler vermiştir. Türk milliyetçilerinin çıkardığı Türke Doğru, Tanrı Dağı, Milli Yol, Milli Hareket ve Milli Işık dergilerinde yayınlanan yazıları ile de ses getirmiştir. Türkiye´nin en buhranlı dönemlerinde gazetecilik yapmış olması da tarihe diğer önemli bir hizmetidir. 

Türkistanlı bir arkadaşının (muhtemelen Altan Deliorman´ın ortaokul arkadaşı Ziyaeddin Babakuran) aracılığıyla İlhan Darendelioğlu ile tanışan Altan Deliorman´ın “otuzlu yaşlarda, ortadan uzun boylu, yağız, topluca bu Güney Anadolu çocuğunda, insanları kendisine kolaylıkla bağlayan bir tılsım gizliydi.” şeklinde tarif etmekte ve Darendelioğlu ve Türk milliyetçileri hakkında şunları söylemektedir: “Edebiyat Fakültesi´nde okumuş, seçim sandıklarında filizlenen Beyaz İhtilal öncesi, başı, milliyetçilik yüzünden derde girmiş, fakat belalara karşı metanetle durmasını bilmiş bu genç adamın, medar-ı maişet motorunu ufacık bir pedalın başında döndürmesi beni pek şaşırtmamıştı. O dönemde, milliyetçinin şaşmaz kaderi buydu. Milliyetçiler, Türkiye´ye insan yetiştiren muazzam çarktan nasılsa kaçmış fabrikasyon hataları gibiydi. Kimisi öğretmen, kimisi bir yerde memur, kimisi Bab-ı ali bünyesinin bir türlü kabule yanaşmadığı genç gazeteci, kimisi tanınmamış avukat fakat hemen hepsi, daracık bütçelerinin içine sıkışmış, inancından başka sermayesi olmayan vatan evlatlarıydı. Çok kimseye hazin gözükebilecek bu kader, bana nedense hep Devr-i Saadet Müslümanlarını hatırlatmıştır. Darendelioğlu, örnek bir tevazuu sahibi yaratılışa sahipti. Türkçüler Derneği´nin kurucuları dernek başkanlığını ona teklif etmesine rağmen o yaşça büyük olmasına karşın böyle bir görevden kaçınmıştı. Keskin kalemini kılıç maharetiyle kullanan bu genç adam, özel hayatında hakikaten alçak gönüllüydü. Kalabalıkça meclislerde kendisinden bahsedildiği yahut söz sırası ona geldiği zaman yüzüne bir pembelik yayılır, mahcubiyetin ağır yükü omuzlarını çökertirdi.” 

O´nu “Türk dünyasının bu soylu ve güçlü savunucusunun belirgin meziyetleri arasında tevazuu yanında milli şuur uyanıklığı, edep ve ahlakı; ölçüye, endazeye vurulması mümkün olmayan eşsiz idealist bir kişilik” olarak ifade eden arkadaşı, sırdaşı Nurettin Pakyürek´e göre, “Darendelioğlu, son yarım yüzyılda Türk soyunun yetiştirdiği ve sayıları birkaç düzineyi geçmeyen yüksek seviyeli milliyetperverlerden birisi”ydi. Ona göre Darendelioğlu, “Türk´e beslediği saygı ve sevgi itibarını kişiliğinde kristalize etmiş”ti. (Selim YILDIZ)

 Tarihten Fikre Fikirden Siyasete/Makaleler-I kitabının arka kapağında şunlar yazmaktadır:

Kişileri koşullandıran okuduğu tarih kitaplarıdır. Hiç bir bilimin insanın  ruhuna, gönlüne ve yaşamına tarih kadar dokunamayacağı kanaatindeyiz. Toplumun öncüleri, siyasi liderler ve komuta kademesinin değerli subayları hep tarihle işe başlamışlardır. Çünkü tarih tecrübe, hakikat ve birikimlerle doludur. Bu doluluk insanı sosyal bir varlık konumuna yükseltir ve var eder…

        Bu noktada kitabın tarih ve gelecek nesiller adına faydalı olması ümidiyle…

 SELİM YILDIZ KİMDİR?

1982´de Sivas´ta doğan Selim Yıldız İlköğretim (Kanuni İlköğretim Okulu) ve liseyi Sivas´ta (Sivas Lisesi) okumuştur. 2003 yılında İnönü Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümünü dereceyle bitirmiştir. Beş yıl çeşitli Özel Öğretim kurumlarında öğretmen olarak ve Giresun Üniversitesinde de bir yıl Okutman olarak görev  yaptıktan sonra 2011-2013 yılları arasında Gazi Osman Paşa Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitütüsü Tarih Ana Bilim Dalında Türkiye Cumhuriyeti Tarihi alanında yüksek lisans yaptı. Aynı üniversitede doktora çalışmalarını sürdüren Yıldız, Ardahan Üniversitesi Nihat Delibalta Göle Meslek Yüksekokulu´nda Öğretim Görevlisi olarak görevine devam etmektedir.

 Gazetemiz yazarlarından da biri olan Selim Yıldız, İki aylık fikir ve kültür dergisi olan Devlet, siyaset ve düşünce dergisi olan Yeni Düşünce ayrıca Düşünce ve Tarih dergilerinin de yazarlarından biridir.

Selim Yıldız´ın 2013´te Berikan Yayınlarından çıkan Güneyli Yiğit/İlhan (Egemen) Darendelioğlu ve Siyasi Mücadelesi adlı kitabından sonra ikinci kitabı olan Tarihten Fikre Fikirden Siyasete/Makaleler-I kitabı da yine Berikan Yayınevi tarafından basılmış, raflarda yerini almıştır.








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: SİVASLI Aydınlar Durmuyor
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Bir SİVAS Hatırası...
Bir SİVAS Hatırası...
"Kendine gel SİVASLI Kirkor! Sen yokluklardan gelen birisisin. Ananın ağıtları ile büyüdün. Bulgur pilavı yanına çok zaman turşu bile bulamazdın. Böbürlenmen ne ola ki”
Bir SİVAS Hatırası...
Bir SİVAS Hatırası...
Burada adettir düğün kâhyasının kapısında davul çalınır. İyi de ben ne yapacağım kim yazmış beni dedim.(Bizim Niğde´de böyle bir adet yoktur) Bilmiyoruz dediler. Önce bahşiş sonrada düğün evinde görevini yapmazsan cezalandırılırsın dediler.
ŞARKIŞLA´nın Bedir Türküsü
ŞARKIŞLA´nın Bedir Türküsü
Bedir türküsüne yolunuz uğradı mı hiç? Şarkışla semâlarını tel tel yakıp kül eden Bedir Türküsüne yüreğiniz vardı mı hiç?
Güller Ülkesine Doğru...
Güller Ülkesine Doğru...
Sanattan uzak kalmış, yada kasten kaçırılmış insanın talihsizliği düşündürüyor beni. Yıllar geçmesine rağmen bir şiirin mısrasını hazmedememiş, bir roman kahramanıyla bütünleşmemiş, bir tiyatro sahnesinin içinde kendini bulamamış kişiler yok mu? İnsanı kendinden uzaklaştıran mekanların havasında bunları yaşamak ne kadar zor !
SİVAS MİLLETİ
SİVAS MİLLETİ
Dedi ki FRANSAYA geldikden birkaç ay sonra Sivastan haber aldım ki “ANAM ÖLMÜŞ”… “Kendimi dağlara taşlara vurdum kuzular gibi ANA ANA ANA diye mer mer meledim” dedi…
Hayatın Bir Öykü Olduğunu Şimdi Daha İyi Anlıyorum
Hayatın Bir Öykü Olduğunu Şimdi Daha İyi Anlıyorum
Mustafa Balel ile söyleşi...
Karanlık Dünyanın Aydınlık Yüzü
Karanlık Dünyanın Aydınlık Yüzü
Toprağa da âşık olunur mu demeyin. Âşık olunur, hem de delice…Toprak ki cömert ellerini açar hiç kapamaksızın.
Bir SİVAS Hatırası...
Bir SİVAS Hatırası...
“O yıllarda köy 50 hane kadardı. Derleme toplama bir köy idi. Sürgün köyü sayılırdı. Hatrımda doğru kaldı ise 20 hane kadar TÜRK, 10 Hane kadar Kürt, 10 Hane kadar Ermeni 2 Hane kadar Rum 2 HANE kadar Çerkez yaşayan ilginç bir köydü. Bir SENARİST olsa o köyden çok film yapardı. Konan göçen çok olurdu. JANDARMADA eksik olmazdı.
Kara Toprağın Nazlı VEYSEL´i
Kara Toprağın Nazlı VEYSEL´i
Bazen kadir kıymet bilinmez de hani. “Kadri bilinmeyen menevşe” misali, dolanır durur dört bir bucakta...
DÜŞMAN DUŞALI KALSIN
DÜŞMAN DUŞALI KALSIN
Yusufçukların, çayırlardaki munis sesi, yankılanmaya başlamıştı yine. Cılız gözelerin, ırmağa doğru destursuz salınışına, çamurun libasını giyinmiş kerpiç evlerin silueti eşlik ediyordu. Küme küme dereciklerde, gözlerden ırak yuvalarını ören turnalar, sıcağın tüm cömertliğiyle bedenlerini yıkıyorlar ve her karaltı görmelerinde, ürkek bakışlarla etrafı kolaçan ediyorlardı...
Bir SİVAS Hatırası...
Bir SİVAS Hatırası...
Şaban amca ezile büzüle “hocam senden izin istemeye geldik” şaşırmıştım. Ne izni Şaban amca dedim.”Biz bu hafta düğün yapacaktık. Eğer izin verirsen Bayrağı kaldıracağız, yoksa erteleyeceğiz”.O an boğazımın düğümlendiğini hissettim....
Bir SİVAS Hatırası...
Bir SİVAS Hatırası...
Sofra bezini, dışarıya silkeleyip, tahtayı nemli bezle sildikten sonra ders çalışma ve ödev yapmak için kullanırdım.
Bir GÜRÜN Hatırası..
Bir GÜRÜN Hatırası..
Mehmet, Osman ve Hasan Kapısız, Sivas´ın GÜRÜN ilçesinin Tohma vadisinin başladığı SARICA köyünde geçimini tarım ve hayvancılıkla sağlayan üç kardeş
İyi Ki VARSINIZ!
İyi Ki VARSINIZ!
Hafta sonları BANKALAR CADDESİ´nde müzik yapan sokak sanatçıları, şehre ayrı bir güzellik katıyorlar.
İşte, İki GÖNÜL İnsanı!
İşte, İki GÖNÜL İnsanı!
SİVAS´ın KUTUP YILDIZI İhramcızade İsmail Hakkı Toprak´ın, AŞIK VEYSEL´in “KARA TOPRAK” şiirini çok sevdiği ve bunun ezgisini söyleterek göz yaşı döktüğü öğrenildi.
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar