SiVAS´ı Yeniden Anlamak
Bu devin uyanması demek, Anadolu´da, yeni bir umudun da dirilişi demektir. Elindeki altın tasla, başını duvardan duvara vuran bu şehrin silkinerek “bizden bir şey olmaz” kalıbını yerle yeksan edip, emin adımlarla ötelere yönelmesi zamanıdır.
Tarih: 10.3.2018 07:43:29/ 2411okunma / 0yorum

 

Gurbette yaşayıp da, yazları memlekete gelen nice Sivaslı´nın, buralardan çekip gitme nedenlerini ara ara değerlendirmek lazım. Neden bir çok köy, kasaba, ilçe sakini büyük şehirlerin yolunu tutarak, gurbeti kendilerine kader bellemişlerdir? Neden bu şehrin insanlarına, burada doyma ve doyurma umudu hiçbir zaman aşılanmamış ve öte diyarlar daha cazip kılınmıştır?

**

Nice Sivaslı, büyük şehirlerde ekmek kavgasına tutunmanın mecburiyeti ile “keşke Sivas´ta kalabilseydik” diye, özlemsel bir iç geçiriş haleti ruhiyesindeler…

Bu hayıflanma epey zamandır var ve hala da artarak devam etmektedir. Peki bu hayıflanmada suç kimde? Aslında suç hepimizde. Niye? Çünkü bir türlü bu şehrin, kendini gerçekleştirmesi hususunda yeterli gayreti gösteremedik. Bütün uğraş alanlarını, dar alana hapsetme gibi bir hastalığın cenderesi içerisindeyiz. Bu böyle olunca, gerekli yaşam koşullarını bulamayan nice Sivaslı, gurbetin yoluna revan olmaktalar...

Bunlardan birçoğu elbette gönüllü gitmediler. Eğer mümkün olsa, çoğunun doğduğu topraklarda, doymanın uğraşını vereceği muhakkak. Yoksa üç kuruşa, öte diyarlarda sıla hasretine kim katlanır?

Belki gidenleri tekrar Sivas´a getiremeyiz ama, geride kalanların gitmesini engellemek pekâlâ elimizde. Bunu gerçekleştirme amacında oluşacak samimiyet, Sivas´ın makûs talihini yenebilir.

Şehrimizin, yeniden ama yeniden yorumlanmaya ihtiyacı var sevgili okurlar. Yıllar yılı süren basmakalıp bakış açıları yerine, modern bir sentezleme gerekliliği ortadadır.

 Bunu gerçekleştirmek, elbette ki yeni bir vizyona da dört elle sarılmayı gerektirmektedir.

Komşu illerin, gelişmişlikleri bir bir incelendiğinde görülecek ki, en küçük varlıklarını bile, büyük hayallerle, destekleme vizyonları öne çıkmaktadır.

Bu hayal ve aşktan yola çıkarak ekonomi, sanat, kültür ve şehircilik alanında önemli mesafeler kat ettiler.

Onların bu atılımlarını örnek almamız gerekirken, bizler sadece genç iş gücü gönderme yolunu seçtik.Yani beyin göçünü, yani gurbeti, yani hasreti…

Şu bilinmelidir ki, bizim çoğu zaman kısır bakış açılarımız, gelecek hayalimizi sınırlamaktadır. Ne hikmetse, boş tartışmalarda gösterdiğimiz başarıyı, gayret ve icraatta bir türlü göstermiyoruz.

Varsa yoksa, boş laf mücadelesi.

Ve sonra da, her alanda gerisin geriye kayan bir şehir… “Vay efendim, şöyle olmalı böyle olmalı. Şu şunu dedi bu bunu dedi.”

Bunun sonucu da, işte alın size göç veren bir şehir. İçinde doğru daraldıkça, kendi varlık nişanelerinden habersiz yetişen nice insan…

Sevgili okurlar, artık bu köklü şehrin yeniden yorumlanması gerekmektedir. Her alanda, yeni bir bakış açısı ile yarınları onarmak gerekliliği görülmeli ve görülmekle de kalmayıp, bu yönde çok büyük ama çok büyük adımlar atılmalı.

Sivas´ın varlığında bulunan değerler birlikteliği, vakit geçirmeden yeni bakış açıları ile bir bir irdelenip, modern bir yorumlama seansına girilmeli.

 **

Sivas´ın, kendini keşfetmekten başkaca bir çaresi yok. Kendi varlığını bilen bir şehir, bütün alanlarda noksanlıklarını onarıp, yeni gelişmişlikler adımı ile yolunu birleştirmeli.

Sivas´ın aşama aşama, yere sağlam basma gayreti, şaşıracağımız güzel gelişmeleri de beraberinde getirecektir.

Ve çok uzun yıllar geçmeden göreceğiz ki, şehir kendini gerçekleştirmiş olacaktır. Öte diyarlara da gitme zorunluluğunda olan birçok Sivaslı, alınlarının teri olan ekmeğe doğduğu topraklarda kavuşacaktır.

Görev hepimize düşmekte. Yüce bir duyarlılık bilinci ile hareket ederek, Sivas´ın nekahetini sonlandırmanın zamanının geldiği bilinci ile hareket etmeliyiz.

Bu bizim, doğduğumuz ve doyduğumuz topraklara vefa borcumuzdur…

Bu şehrin çocuklarının gurbette, üç kuruşa yaşam mücadelesi vermelerine ve üstüne üstlük bir de sıla hasreti ile yanıp kavrulmalarına insanın gönlü razı gelmiyor…

Sevgili okurlar, derin bir uykudan uyandırılmayı bekleyen adeta masalsı bir devdir Sivas.

Bu devin uyanması demek, Anadolu´da, yeni bir umudun da dirilişi demektir. Elindeki altın tasla, başını duvardan duvara vuran bu şehrin silkinerek “bizden bir şey olmaz” kalıbını yerle yeksan edip, emin adımlarla ötelere yönelmesi zamanıdır.

Anadolu´nun ortasındaki bu Selçuklu tacının, bir kandil gibi etrafını aydınlatma sürecini daha fazla geciktirmemeliyiz…








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: SiVAS Yeniden Anlamak
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yetkililer Göreve!
Yetkililer Göreve!
SİVAS Numune Hastanesi doktor yetersizliği nedeniyle yeterince hizmet veremiyor. İlçelerden, köylerden, kasabalardan gelenler, hastalarının tedavisi için yeterli doktor olmadığından şikayet ediyorlar.
Sivas Kongresi´nin 100.Yılı
Sivas Kongresi´nin 100.Yılı
Kimi şehirler, çekirdek bünyelerinde felsefi bir damarı barındırırlar lakin, o şehrin müntesiplerince bu damar bir türlü harekete geçirilemez.
Annem Öldü mü
Annem Öldü mü
/sen benim arkamda benzerdin dağa.../
Bu Güzel Haber İşte!
Bu Güzel Haber İşte!
SİVAS´ta sıra dışı etkinlikler de boy gösteriyor. Eski ağaçlardan, bina yıkıntılarından temin edilen odunlara, maharetli elleriyle şekil veren Kemallettin NAMOĞLU, şehre bir çocuk köyü kazandırma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
Mesele ERDOĞAN Değil ki!...
Mesele ERDOĞAN Değil ki!...
Ama tek Türkiye var. Ve 100 yıllık Türkiye Cumhuriyetini teslim etmemek için hala bir şansımız var.
Keşişin Kayıp Kitapları
Keşişin Kayıp Kitapları
SİVAS tarihi ve kültürü açısından çok önemli hatıralar zinciri...
Hakan AKSU ve Beklentiler
Hakan AKSU ve Beklentiler
Sivas´ta yıllardır oluşan çalışmama üzerine kurulan düzeni yıkmalı. Uzun yıllardır görev yapan, çalışıyormuş gibi görünen, sıkı sıkıya koltuklarına yapışan yapının bir an önce değişmesi için çaba göstermesi bekleniyor.
DARENDE´ye Doğru Ağır Zaman
DARENDE´ye Doğru Ağır Zaman
Ağır bir zaman… Hayatın çentikli anı, kayda değer bir zamanı dillendirmeye namzet bir huzur ile, içine doğru kıvrılan bir nehir gibi ilerliyor yavaş yavaş… Öte dağlar ve öte diyarların, kendi kendileri ile söyleşmeleri belki de çoğu şeyi anlamlı kılan… Kayda değer bir zaman, ağır ağır ilerliyor DARENDE´ye doğru…
DARENDE´yi Görmeden Ölmeyin!
DARENDE´yi Görmeden Ölmeyin!
Bir zamanlar SİVAS´a bağlı olan DARENDE, gezip görenleri adeta büyülüyor. SOMUNCU BABA ile manevi bir iklim etrafı kaplarken, GÜNPINAR ŞELALASİ ile de doğanın insana sunduğu cömertlik ap açık ortada duruyor.
GÜRÜN´de Ağaçlar Sabırda
GÜRÜN´de Ağaçlar Sabırda
GÜRÜN´de bu yıl dallar meyveye duramadı. Geçen yıl ağaçlar meyve yükünden kırılacak gibi olurken, bu sene yaşanan DOLU nedeniyle ara ara meyve olduğu gözlemlendi.
BURUCİYE Bunu Hak Ediyor mu?
BURUCİYE Bunu Hak Ediyor mu?
SİVAS´ın taş abidelerinden biri olan BURUCİYE MEDRESESİ, deyim yerinde ise kasvet haneyi anımsatıyor. İçine girip çay içenlerin içinin daraldığı gözlemlenirken, zerrece işletme mantığının da olmaması insanları üzüyor.
Kurban ile İlgili Bazı Hususlar
Kurban ile İlgili Bazı Hususlar
Kurban kesmeyi "vacip" olarak kabul eden Hanefi mezhebine göre nisap miktarı mala sahip olan her bireyin ayrı bir kurban kesmesi gerekir.
Sen Sadece Yalansın Dünya!
Sen Sadece Yalansın Dünya!
Ünlü yazar Armağan ETHEMOĞLU vefat etti. ANKARA´da kalp krizi sonucu vefat eden Armağan ETHEMOĞLU, Ankara´da toprağa verildi.
Üç Günlük Dünya mı?
Üç Günlük Dünya mı?
Üç nesillik Rüya!” ancak ve ancak emekle, vizyonla, çalışmakla, azimle, dürüstlükle, merhametle, birlik ve beraberlikle, adil paylaşımla ve hakkaniyetle gerçeğe dönüşebilir ve bir hayat tarzı haline gelebilir!
yalan dünya...
yalan dünya...
/yürü bre yalan dünya/ sana konan göçer bir gün/
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar