Bugün, 27 Eylül 2020 Pazar


Anahtar Kelimeler: "SİVAS CUMHURİYET MEDRESİTESİ"

"SİVAS CUMHURİYET MEDRESİTESİ"

Oysa sayın rektörün icraatları olarak bizim gördüğümüz şeyler, süslü nizamiyeler, lagünler, kaldırımlar, yollar, kafeler veya nepotizm kokan olaylar.

Sivas, Selçuklu döneminin medreseler şehridir. İçeriğini pek bilemesek de, zamanın üniversiteleri diye böbürlenerek anlatır, gurur duyarız. Yedi asır sonra kurulan cumhuriyet üniversitesinin ise ekonomik, sosyal ve kültürel açıdan,Sivas için önemi tartışılmaz.

Ancak son yıllarda üniversitede yaşananları, yapılan atamaları ve uygulamaları gördükçe yoksa üniversitemiz tekrar medreseleştirilmek mi isteniyor diye, düşünmekten kendimi alamıyorum. Biliyorum ki medrese hayali ile yaşayan çok insan var. Bu yüzden, bir Sivaslı olarak üniversitemizin gidişatı bizleri endişelendirmektedir…

Malum,Sivas Cumhuriyet üniversitesi rektörlüğüne denenmiş olan mevcut rektörümüz yeniden atandı. Aslında genel kanaat, rektörün değişmesi yönündeydi ama nedense bu değişim gerçekleşmedi. Yerel medya ve yerel kamuoyu derin bir sessizliğe büründü, herkes şaşkın, kimse ne diyeceğini bilemiyor.

Öyle ya, kime ne diyeceksiniz? Kimse rektöre karşı bir söyleyemiyor, çünkü adam dört yıl daha burada ve doğal olarak kimse kötü olmak istemez. Atamayı yapan ise sayın cumhurbaşkanı,ona kim ne diyecek!  Sayın cumhurbaşkanı, rektörümüzün ilk dönemini çok başarılı bulmuş olacak ki,  yeniden atamış. Ne diyelim, yasal hakkı…

Oysa sayın rektörün icraatları olarak bizim gördüğümüz şeyler, süslü nizamiyeler, lagünler, kaldırımlar, yollar, kafelerveya nepotizm kokan olaylar. Ya da mukayese yapacak olursak,bizimle eş zamanlı olarak kurulan İnönü, Fırat, 19 Mayıs gibi üniversitelerinin epey gerisi, bizim gördüğümüz bu.

Demek ki, bizim göremediğimiz ama Sayın cumhurbaşkanına verilen raporlarda görünen başka şeyler var.

Sayın Cumhurbaşkanımızın kararına saygı duymakla birlikte,  ben şahsen bu atama kararının yanlış bir karar olduğuna inanıyorum.Son zamanlarda Sivas ile ilgili Cumhurbaşkanlığı atama kararlarında sayın Cumhurbaşkanına giden bilgilerin, sağlıklı olmadığı gibi bir his, bende oluşmaya başladı. Yanılıyor da olabilirim.

Sayın rektörün,  ikinci dönem için daha koltuğuna oturmadan, aday olarak kendisine rakip olan, tıp fakültesi dekanı Prof.Dr.İlhan Çetin’in istifasını istemesi çok manidar bir gelişme oldu. Eğer iddialar doğru ise sayın rektör,kendisine yakışanı yapmış diyebiliriz. Prof. Dr.İlhan Çetin, milli görüş kökenli,  eski belediye başkan yardımcısı, eski Sivas spor asbaşkanı ve üniversitenin asıl omurgası oluşturan tıp fakültesinin dekanıydı. Ve en önemlisi de her kesimin üzerinde ittifak ettiği bir kişilikti. Rektör adayı iken, gerek İlhan beyin gerekse Prof. Dr. Ertan Buyruk ya da Prof. Dr. Gökhan Gökçe’nin neyi beğenilmedi veya neleri eksikti de tercih edilmediler, anlamak mümkün değil!

Ben bu atamaya anlam vermeye çalışırken, olayın aslında daha büyük ve daha anlamlı bir boyutu olabilir diye düşünmeye başladım. Bu yeni dönemde, sayın ilahiyatçı rektör ve taifesinin, Sivas Cumhuriyet üniversitesini“ilahiyat temelli, tematik bir üniversiteye”dönüştürebileceği gibi bir kanaat, bende oluşmaya başladı. Diğer bir ifade ile mevcut üniversite modelinden, modern medrese modeline geçiş yapılabileceği düşünmeye başladım.

Duruma bakılırsa özellikle tıp fakültesi ve diğer fakültelerde, birer ikişer yetişmiş kaliteli hocaların,farklı yerlere gitme arayışı içine girdikleri ifade ediliyor. Birçok bölüm, zaten öğrenciler tarafından artık tercih bile edilmiyor. Öğrenci kalitesi ve sıralamalar yerlerde sürünüyor. Ortada iç barışı sağlanamamış bir üniversite var.

Diğer taraftan ise eldebol miktarda ve gerisiyolda olan çok sayıda ilahiyatçı hoca bulunuyor. Sayın rektörden dolayı, ağırlıkları daha da hissedilir hale geliyor. Bir müddet sonra bu hocaların ders verebileceği kontenjanları artırılmış bölümlerin icat edilmesi gerekir. Üniversiteyi kapatacak değiller ya…

Mevcut birçok fakülte ve bölümünİslami güzel sanatlar fakültesi, İslami edebiyat fakültesi, İslami eğitim fakültesi, İslami iletişim fakültesi vb. olması kaçınılmaz hale gelebilir. Bunun adına da “ilahiyat temelli tematik üniversite” veya kısaca “ Sivas cumhuriyet medresitesi” diyebiliriz.Bence gidişat, o yöndedir…

Biz Sivaslılar, sustukça, kurumlarımıza sahip çıkmadıkça ve “nemağrek” dedikçe olacağı budur…

Tacettin KEPENEK