Bugün, 24 Kasım 2020 Salı


Kubat Mavitekin
11.07.2019 12:56:59
Genel anlamda sivas´ın içinde bulunduğu duruma ışık tutan güzel bir yazı.Sivas´taki bu kısır döngünün kırılması adına aydınlık fikirler mevcut.Ne zaman ki bizler başkaları adına birşeyler istediğimiz gün Sivas´ın kaderinin değiştiği gün olacaktır.

Leyla SAYGIN
11.07.2019 15:58:11
Osman hocam bu yazınız SİVASA ışık tutuyor.herkes okumalı ders çıkarmalı.

NESRİN
11.07.2019 16:00:07
tebrikler tebrikler tebrikler...

Anahtar Kelimeler: SİVAS YOĞUN BAKIMDA

SİVAS YOĞUN BAKIMDA!

Osman ÇELİK Yazdı...

Toplumların, her alanda gelişmelerini sağlayan en önemli etken üzerinde bir değerlendirmeyi, SİVAS özelinde masaya yatırmanın zamanı çoktan gelmiştir.

Bir birine bağlantılı nice uzvun, düşünce boyutunun temelini zihniyet belirlemektedir. Zihniyetin değişimi ve değişim akabinde pek çok alandaki yenilenme ve ilerleme kaçınılmaz iken, işte bu noktada bizim nakıslığımız da ortaya çıkmaktadır.

***

SİVAS´ta yıllara varan hantal bir zihniyet tortusu mevcuttur. Gelişmeyi engelleyen, ileri ufuklara bakmanın önüne geçen bu kadük algılar yekunu, maalesef bir şehrin yıllarını da heba etmektedir.

Sevgili okurlar kabul edelim ki SİVAS, zihniyet olarak yoğun bakımda. Hatta bir adım daha öteyi söylersek, bitkisel hayatta!

Bu hantal zihniyet, şehir ahalisi tarafından öyle kanıksanmış ve içselleşmiş ki, hava su gibi normal bir hayat akışına dönüşmüş durumda.

Değişmeyen zihniyet sığlığında boğulan bir şehrin sanatta, ekonomide, kültürde, yönetimsel kabiliyette başarı göstermesi mümkün mü?

Bu hastalıklı tortu, takdir edersiniz ki, entelektüel düşünceye, eleştirel mantığa, istişari akla da hasımdır.

Şehrin yıllara varan bu zihniyet kalıbının kırılıp, ileri ufka tutulması nasıl sağlanacak peki? Bu değişimi, daha doğrusu devrimi sağlayacak iradeyi kim kurup, toplumun geneline yaygınlaştıracak?

Sevgili okurlar, milletlerin ilerlemesini, geleceğe yönelmesini, hayal kurabilmesini, AYDINLAR, DÜŞÜNÜRLER, SANATÇILAR, AKİL KAMUOYU ve YAZARLAR sağlar!

YÖNETİCİLER ise oluşmuş enerjiyi, var olan düşünce olgunluğunu, düşsel idealler zincirini DEVLET rengi ile boyayarak sistemleştirirler.

Maalesef SİVAS´ta bu UYGAR düşünce ortada gözükmemektedir.

Aydınlar, yazarlar ve düşünürler tatlı ılık sularda “hamili kart benim aydınımdır” sığlığında kaybolmuşlardır!

Fikirlerini beyan etme, yanlışa yanlış deme yerine, var olan veya çiziktirilen dairede yaşamaktan mutlu ve mesud olarak “öğretilmiş çaresizliğin” en acınası örneğini gözler önüne sermekteler.

Hatta değişmeyen kalın zihniyet tortusunun devamını sağlayarak, bu şehrin geleceğine çaresizlikler çaresizliği zinciri eklemektedirler.

**

SİVAS´ın aşması gereken eşik bu işte sevgili okurlar!.Bu zihniyetin değişimi yönünde bir başarı gösteremediğimiz sürece, şehrin her alandaki dirilişi mümkün olmayacaktır.

NİTELİĞİ öne alan bir anlam, değişime meftun bir mantık, birikmiş hayali ve ideali devlet rengine bürüyecek yönetimsel bir irade, artık hayata geçirilmek zo-run-da-dır.

Bunu ötelemeye devam ettiğimiz sürece şehir,hoyratça  tükenmeye ve tüketilmeye maalesef devam edecek.

Yöneticiler etrafındaki “resmi aydınlar(!) ” beşik uleması mantığı ile tekrara düşecek, SİVAS ise her alanda içine doğru daralarak, korkarım ki “kalıtsallaşmış çaresizliği” çare olarak görecek!

Ve bu sığlıklar manifestosu ne yazık ki, bu şehri yoğun bakımdan çıkarmak yerine, bitkisel hayata dahilini hızlandırmaya devam edecektir!