ŞAH DEDE´yi Götüreceklerdi!
Sivas Postası Gazetesi´nin ilk defa gündeme getirdiği Şah Dede´yi ORDU´ya götürme haberi ses getirdi. Gazetemiz ile temasa geçen pek çok SİVASLI, bu tarihi gerçeğin dile getirilmesinden dolayı memnuniyetlerini dile getirdiler.
Tarih: 23.7.2017 14:27:24/ 844okunma / 0yorum

 

 

Sivas´ın ve Türkiye´nin manevi dinamiklerinden biri olan ve Sivas´ın Görünmeyen Üniversitesi Şah Dede İhramcızade İsmail Hakkı Toprak Hazretlerinin gizemli yaşamını SİVAS POSTASI GAZETESİ aralamaya devam ediyor.

Yaşamının son zamanlarında İhramcızade Hazretlerinin askeri erkan tarafından sıkıntıya uğrayacağı ve bunu duyan ihvanın harekete geçerek buna çözüm olarak Şah Dede´yi ORDU KORGAN´a götürme kararı aldıkları gazetemizde dile gelmişti.

ŞAH DEDE´nin sıkıntıya uğrayıp tutuklanacağı haberinin ilk defa KORGAN TEPEALAN´a ulaştığı ve oradan da dalga dalga bütün Karadeniz´e yayıldığı haber merkezimizin ulaştığı bilgiler arasında.TEPELALAN odaklı hazırlanan atlı birliğin HAFİK KEMİS KÖYÜ´ne gelip orada gizlendikleri ve oradan da Sivas´a birkaç kişinin gelerek ŞAH DEDE´ye durumunu anlattıkları ve ŞAH´ın buna hayır dediğini haber merkezimizin kamuoyuna açıkladı.

Geçtiğimiz günlerde SİVAS kamuoyunda ses getiren ve onlarca kişinin tebrik ettiği haberimizin içeriği şu şekilde idi;

“SİVAS´ın manevi dinamiklerinden Şah Dede İhramcızade Hazretleri aradan yıllar geçmesine rağmen sırlı yaşamı ile gündemde. Sivas´ta binlerce insana manevi önderlik yapan onun da dışında İl dışından kendisi ile tanışan veya tanışmayan binlerce insana manevi büyüklük yapan İhramcı Zade Hazretleri, SİVAS dışından da sevilip sayılıyor.

SİVAS POSTASI GAZETESİ´nin araştırmaları ise tarihi bir gerçeği ilk defa gündeme taşımakta.

Gazetemizin ulaştığı çok önemli bir bilgi ise yaşanan zamanlara ışık tutacak nitelikte. “İhramcı zade Hazretlerinin yaşamının önemli bir bölümünde askeri yönetimin  kendisinden rahatsızlık duyduğu edinilen bilgiler arasında.

Hatta bu rahatsızlığın önemli bir boyuta geldiği, daha da ötesi İhramcızade Hazretlerinin tutuklanacağı yönünde.

Sivas´ta bunu duyan en yakın sevenlerinin çok endişelendikleri ve bu bilgi  de zamanla dalga dalga yayılarak Şah Dede´nin önemli bir seven kitlesi bulunan KARADENİZ´e kadar ulaşır..

Özellikle “ORDU” sevenlerinin çokluğu biliniyor. Haberin o tarafa ulaşması akabinde bir endişenin kol gezdiği ve özellikle KORGAN, KUMRU ve TEPEALAN bölgelerindeki ihvan buna bir çözüm bulma düşüncesine girerler...

Haberin doğrulunu araştırmak için SİVAS´a birkaç kişi gelir ve Şah Dede´nin tutuklanabileceği bilgisini doğrulayan öncü ekip tekrar KARADENİZ´e gelerek konuyu oradaki sevenlere aktarırlar..

TEPEALAN, KORGAN ve KUMRU´da bulunan sevenlerin bir atlı birlik hazırlayarak İHRAMCIZADE HAZRETLERİNİ, Ordu´ya kaçırma planı yaparak SİVAS´a doğru yola çıkarlar..

Yaklaşık 30 tane atlının gizlice yola çıkarak HAFİK´te bulunan KEMİS Köyü´ne gelip atlarla orada bir mağarada saklanırlar.

Atlı birlik içinden 5 kişinin ise SİVAS´a gelerek Şeyhlerinin huzuruna çıkıp kendisini güvenli bir yer olan ORDU´ya götürmek istediklerini ŞAHA anlatırlar. Hatta KORGAN ve TEPEALAN Beldesinde korunaklı evlerinde hazırlandığı ve oradaki sevenlerinin kendisini beklediğini söylerler.

Şah Dede ise tebessüm ederek sevenlerinin anlattıklarını dinler. Gelen konukların istirahatını sağladıktan sonra bir müddet uzlete çekilen ŞAH DEDE, sabah ORDU´dan gelen konuklarını huzura kabul eder.

Uzun konuşmayan Şah Dede, KARADENİZ´deki sevenlerine selamlar ileterek, can derdine düşmeyeceğini ve kaderin hükmünden başkaca bir şeyin tecellisine kimsenin gücünün yetmeyeceğini söyleyerek KARADENİZ´e geçme fikrini kibarca reddeder.

Gelen 5 kişilik heyet epey ısrar etseler de ŞEYHLERİNİ kıramayarak gerisin geriye Hafik KEMİS KÖYÜ´ne dönerek oradaki birliklerle dağ yolundan tekrar ORDU´ya geçerler.” 








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: SİVAS Bunları Defa Duyacak
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Arı Duru Bir Göldür Yaşamak...
Arı Duru Bir Göldür Yaşamak...
İsimsiz dağların tam bağırlarında, gece ay ile söyleşip, kadife şarkılar geçidini mırıldanan asi, duru bir göldür hayat… Bulutların ardına sinmiş bir dolunayın dahi kıskandığı, yağmur şiirinin iğri iğri selamlamasıdır adeta…
İzdiham
İzdiham
/sen aklıma düştükçe içim nasıl izdiham/
Aşk Obasından Gelen´e
Aşk Obasından Gelen´e
Biter dağların uzun rüyası /mert ölür pas tutar mavzerleri
"Ezim Ezim Eziliyor Yüreğim"
"Ezim Ezim Eziliyor Yüreğim"
Türkülerin babası olarak anılan Sivaslı hemşehrimiz Muzaffer SARISÖZEN´in 10 binin üzerinde türkü derlediği biliniyor.TRT repartuarının neredeyse tamamına yakınının Muzaffer SARISÖZEN tarafından derlenen eserler olduğu belirtiliyor.Türkülere aşık olan SARISÖZEN hastanede yatarken ölmeden önce "EZİM EZİM EZİLİYOR YÜREĞİM" isimli Zaralı Halil türküsünü istediği ve dinleyemeden hayata gözlerini yumması ise hala unutulamıyor.
Karanlık Dünyanın Aydınlık Yüzü
Karanlık Dünyanın Aydınlık Yüzü
Toprağa da âşık olunur mu demeyin. Âşık olunur, hem de delice…Toprak ki cömert ellerini açar hiç kapamaksızın.
Yıldız´ı ZARAFET Bürüdü
Yıldız´ı ZARAFET Bürüdü
İğri iğri inen kar huzmeleri eşliğinde, seyri suluk eden dumanlarla birlikte YILDIZ´ı zarafet bürüdü…
Kimin Aşkı Daha Büyük?
Kimin Aşkı Daha Büyük?
Türk sinemasında bir dönüm noktası olan EŞKİYA filmi, felsefi derinlik açısından da hala konuşulmaya devam ediyor. Destansı bir aşk hikâyesini dile getiren filmde, kimin aşkının daha büyük olduğu ise hala tartışma konusu.
Tonus Tatlısı Yok Oluyor
Tonus Tatlısı Yok Oluyor
Kültürümüze yönelik bazı yemek ve tatlı çeşitlerinin zamana yenik düştüğü ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı görülüyor. Buna en güzel örnek ise, Sivas´ta özellikle de Altınyayla yöresinde genelde kış aylarında yapılan ve seferberlik tatlısı olarakta bilinen kavut tatlısı.
Hastanenin Kapısına Kar Doldu
Hastanenin Kapısına Kar Doldu
Hastanenin Kapısı türküsü birçok yerde söylenmesine rağmen, asıl doğduğu topraklar Sivas’ın Altınyayla İlçesinin Başören Köyü’dür. Ağıdı dillendiren ise, Arife Erdoğan. Genç yaşında amansız bir hastalığa duçar olan Arife Erdoğan, Sivas’taki hastanede yattığı zaman içinde bulunduğu ruh halini dizelerle dile getirmiştir.
Suyun Destanını Yazan Adam!
Suyun Destanını Yazan Adam!
Ebubekir PARLAK...Sivas Numune Hastanesi´nde dört tekerlekli arabasıyla, buğday tenli bu suskun adam, ölmemesi gereken bir erdemi sundu taşlaşmış kalabalıklara. “Su parasızdır” levhasıyla, insanların peşinden koştuğu her şeyi gölgede bırakarak yaşadı.
Hastanenin Kapısı Bestelendi
Hastanenin Kapısı Bestelendi
Sivas´a ait olan bir türkü daha kayıtlara geçti. “Hastanenin Kapısına Kar Doldu” isimli türkü ve hikâyesi Yazar Osman ÇELİK tarafından araştırılıp ortaya çıkarıldıktan sonra, Ses Sanatçısı CANAN BAŞARAN tarafından da tamamı bestelenerek kültür hayatımıza kazandırıldı.
dağlar dağımdır benim...
dağlar dağımdır benim...
Güzün sere serpe yağmur şiiri altında, ay aydınlık gecenin ruhları örten rayıhasını hiç dillendirmeden, zamanın en esrik kelimelerinden şiirler ören bir dağım dağlar içinde…
Sis Ritimleri
Sis Ritimleri
‪"dünyanın en güzel sesi ‪“baba”"
Mustafa BALEL´in Yeni Romanı
Mustafa BALEL´in Yeni Romanı
Türk Edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olan hemşehrimiz Mustafa BALEL, bir birinden güzel eserler ile yine gündemde.BALEL´in konusu SİVAS´ta geçen “Koç İbrahim´in Medrese Turu” isimli romanı okurlarla buluştu.
İnsan Yüreği Yitikler Coğrafyasıdır
İnsan Yüreği Yitikler Coğrafyasıdır
Yeni arkadaşı görünce sevindim; zira aynı yaştaydık. O da, göreve başlayalı bir ay filan olmuştu. Turhal´ın Çamlıca Köyü´nden gelmişlerdi. Ve kader ZARA´da ağır ağır işliyordu...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar