Site- Kentler
Perihan Mağden, günümüzde “Üç Büyük Günah: Yaşlılık, yalnızlık ve çirkinlik” diyor.
Tarih: 20.2.2020 19:18:49/ 249okunma / 0yorum

 

YAŞAYANLAR MEZARLIĞI: SİTE-KENTLER...

"- İnsan, sağlığında alışmalı kızım; hepimizin gideceği yer orası..."

Böyle diyordu Reşat Nuri Güntekin´in "Çalıkuşu" romanındaki yaşlı kadın, kalacağı odanın penceresinden gördüğü mezarlık manzarasına şaşıran romanın kahramanı Feride´ye.

Ölüm ve mezarlıklar, (Piramitlerden Orhun Anıtlarına) kadim gelenekler kadar Müslümanların yaşam felsefesinde de ayrı bir yere ve öneme sahip. Romandaki yaşlı kadının, genç Feride´nin ürperdiği mezarlık manzarasına karşı bu içten içe sevgisi ve hürmeti, özünde bu yaşam felsefesinde yatıyordu muhtemelen.

Bizdeki şehirlerin en güzel yerine yapılan mezarlıklar, her mahalledeki türbe/yatırlar, cami içinde yer alan hazireler ve özel günlerdeki kabir ziyaretleri…vb. ile insan ve toplum, sadece yeni bir başlangıca (ölüm ötesine) hazırlanmıyor aynı zamanda da “büyümenin, olgunlaşmanın” gereği olan bir hedefe de yönlendirilmiş oluyordu. Çünkü ancak ölümden sonrasında görülecek bir “hesap”, bu dünyadaki iyilik ve kötülükleri anlamlandırabilirdi. “Görülecek hesabı” olmayan bir hayat, muhatabının çocuk kalmasına, çocukça bencil kalmasına yol açar ancak.

Oysa şimdi “kurulan” siteler ve yeni kentler, insanın çocuk kalmasına, bir çocuk gibi isteklerinin ve oyun/eğlencenin peşine düşmesini istiyor sadece.

Sitelerin, yeni kurulan –sözde- mahallelerin reklamlarına bir bakın: Fitness center, SPA, Yüzme havuzları, Sinema salonları, Mini alışveriş ve Eğlence merkezleri…

Tüm bunlar, yeni hayat tarzının “kurduğu” site ve kent hayatında ölümün: mezarlığın, kabristanın, türbenin olmadığının, olamayacağının ispatı.

Perihan Mağden, günümüzde “Üç Büyük Günah: Yaşlılık, yalnızlık ve çirkinlik” diyor. Sitelerin, kentlerin içindeki bu günahlardan kaçmak için yeni kurulan bu kentlerin çocuksulaştırıldığını söyleyen Mağden, “Tasarım ve Teşhir: Hayatlar artık bu iki kavramın etrafında dönüyor. Başlar da! Her taraf, alışveriş merkezlerine, vitrinlere, lunaparklara dönüşüyor. Bir de “recreation” sahalarına: Sürekli kendilerini yeniden yaratman gerekiyor.
Hemen herkes kendi evreninin şöhretli, merak uyandıran, arzulanan star´ı!
Yoga, reiki, pilates, meditasyon, estetik cerrahi, liposuction, yüz gerdirme, jogging, nefes alma, detoks; sahte- spiritüellikle, bakım onarım, sağaltım çalışmaları kartopulanarak insanları altına alıyor” diyerek bu çevresel değişimin, kişisel dönüşümü de etkilediğinin altını çiziyor aslında.

Oysa medeniyetimiz medrese, çarşı, şifâhâne yanında iki noktayı da merkeze alarak şehirler kurmuştu: cami ve kabristan… Çünkü her ikisi de nefislerin ölüp ruhun doğduğu mekânlar. Bugünkü nefislerin tavan yaptığı site-kent içi eğlence merkezlerin tam zıttı. Dünyayı kutsamaktan, burada kalıcı olmayı düşlemekten sıyrılmanın yolunun “ölümü anmak”tan geçtiğini iyi bilirdi eski nesil.

Kendini hep genç göstermeye çalışmanın, yani recreation´ın, nefsi de hep genç ve uyanık tuttuğunun ne zaman farkına varacak modern insan?

Ölümden kaçmanın, gerçekten/hakikatten kaçmak olduğu kadar aynı zamanda da küresel sömürü çarkına hizmet etmek olduğunu ne zaman anlayacak?

Nasıldı “Şubat” dizisinin o meşhur repliği: “Oysa ölümün bir haysiyeti vardır. Biz haysiyetsiz insanların ölümle ilgisini kesmeye çalışıyoruz. Hepsi bu... Bu yüzden televizyonlarımız, gazetelerimiz, internet ağlarımız var. İnsanları hayata daha çok bağlayıp ölümün şerefini kurtarmak için…
Vücut kremleri, zayıflama ilaçları, sağlık kampları, özel hastaneler, kaza sırasında aniden açılan hava yastıkları...
Her gün daha iyi yollar yapmaya çalışıyoruz. Yüksek güvenlikli otomobiller, alarm sistemleri, çelik yelekler… Niye? Sırf siz ölmeyi unutun diye! Unutun ve taksit ödeyin!
Düşünsene… 145 ay taksitle bir ev satıyoruz sana! 145 ay boyunca taksit ödeyeceksin. Bunun için asla ölmemen gerek.”

Böyle işte! Size sadece site içinde taksit taksit ev satmıyorlar. Aynı zamanda sizin ölümle ilginizi kesip hakikatle bağınızı da satın alıyorlar. Ne kadar ölümsüzlük fikrine alışırsanız o kadar müşterileri olursunuz çünkü!

Ümit DEMİR/Kocatepe Gazetesi








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Site Kentler
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
"DANTE ve İLAHİ KOMEDYA"
"DANTE ve İLAHİ KOMEDYA"
Osman ÇELİK Yazdı...
DİKİM EVLERİ MASKE ÜRETİYOR!
DİKİM EVLERİ MASKE ÜRETİYOR!
Anadolu´nun en emin yeri olan SİVAS´ın, stratejik durumu tarih boyu bilinirken, özellikle savaşlar ve salgınlar anında SİVAS´ın önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Son salgınla DİKİM EVİ akılara gelirken, burada bırakın TÜRKİYE´nin Dünyanın maske ihtiyacını karşılayabilecek ekipmanların olduğu SİVAS kamuoyu tarafından devamlı dile getiriliyor.
HASTANE Sivas´a LAZIM!
HASTANE Sivas´a LAZIM!
HASTANE borçlarının giderilmesi için ÜNİVERSİTE HOCALARININ her birinin 2000´er lira bağış yapmaya hazır olduklarını belirtmeleri yanı sıra ÖĞRETMENLERİN DE Nisan ayına dair EK DERS ve KURS Ücretlerini bağışlama arzusunda olduklarını beyan etmeleri ise SİVAS adına GURUR VERİCİ olarak kabul ediliyor.
CUMA NAMAZI KILINMALI!
CUMA NAMAZI KILINMALI!
Mehmet ZAHİD KOTKU geleneğini devam ettiren Muharrem Nureddin COŞAN, “Halkının %99´u Müslüman olan ülkemizde Cuma Namazı´nın gerekli kategorisinde yer aldığına olan inancımızı ve belirli kısıtlamalarla kılınmasına duyduğumuz ihtiyacı belirtmek istiyoruz.” dedi.
AMAN DİKKAT!
AMAN DİKKAT!
SALGIN nedeniyle okulların NİSAN sonuna ertelenmesi, İSTANBUL´u hareketlendirdi. Pek çok SİVASLI´nın, memleketleri olan SİVAS´a dönme düşüncelerinin salgının yayılma ihtimalinden dolayı engellenmesi bekleniyor.
TEDBİRLERE UYALIM!
TEDBİRLERE UYALIM!
15. Yüzyılda atalarımızın uyguladığı yöntemler hala geçerliliğini koruyor.
BiR YERYÜZÜ CENNETİ!
BiR YERYÜZÜ CENNETİ!
AKDENİZ´in incisi ALANYA, gezip görenleri adeta büyülüyor.
"TARIMSAL ÜRETİM SEFERBERLİĞİ İLAN EDİLMELİ"
"TARIMSAL ÜRETİM SEFERBERLİĞİ İLAN EDİLMELİ"
TMMOB ZMO Yönetim Kurulu Başkanı Baki Remzi SUİÇMEZ "Tarıma yönelmeliyiz" dedi...
"Dönme Dolap"
"Dönme Dolap"
Sabah Lunapark´´a giden görevliler sandalyelerin hâlâ dönmekte olduğunu görmüşler. Bekçilerin ikisi de ölmüştü…”
27 YILDIR KESİNTİSİZ YATIYORLAR!
27 YILDIR KESİNTİSİZ YATIYORLAR!
Şu günlerde yapılan İNFAZ DÜZENLEMESİ çalışmasına, SİVAS olayları mağdurlarının da eklenmesi bekleniyor. HİÇBİR terör örgütü bağlantısı olmayan mağdurlar, “OTEL YANGINI” ile uzaktan yakından ilgileri olmadığı halde 27 yıldır zindanda kesintisiz yatıyorlar.
AŞIK VEYSEL
AŞIK VEYSEL
Emsali KARADUMAN Yazdı...
Yağ Pekmez
Yağ Pekmez
“Ahanda TÜRK, ahanda ERMENİ, ahanda RUM ayrı gayrı ne olaki. Halayda aramıza giremeyen büyük devletler, fitne ateşini soktular”
"CORANA" VİRÜSÜNÜN FAYDALARI MI?
"CORANA" VİRÜSÜNÜN FAYDALARI MI?
Yiğide Neayak Yazdı...
SİVAS POSTASI´na Manşet Olmanız An Meselesi!
SİVAS POSTASI´na Manşet Olmanız An Meselesi!
Şehrin TEK ÖZGÜR GAZETESİ Sivas Postası, ortaya koyduğu düşünceler, şehre dair ürettiği projeler ile gerek il içinde gerekse il dışında ki okurların dikkatini çekiyor.
GÖZDEN KAÇAN BİR GERÇEK!
GÖZDEN KAÇAN BİR GERÇEK!
Evi temizleyeceğim, günüm var, arkadaşlarım gelecek diye binbir bahane ile evdeki eşlerini dışarı gönderen ev hanımları, VİRÜS ile adeta büyük bir darbe yediler.
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar