ŞARKIŞLA´nın Bedir Türküsü
Bedir türküsüne yolunuz uğradı mı hiç? Şarkışla semâlarını tel tel yakıp kül eden Bedir Türküsüne yüreğiniz vardı mı hiç?
Tarih: 17.6.2018 13:41:15/ 1218okunma / 0yorum

BEDİR

Üğrünü üğrünü gelir dereden
Benlerini sayamadım kareden
Sevdiğimi bana yazsa yaradan
Şen ol yaylam şen ol Bedir geliyor
Elleri kınalı yârim geliyor.


Aşağıdan cıvıl cıvıl kuş gelir
Armağanlar dolu gider boş gelir
Sevda bilmeyene hayal düş gelir
Şen ol yaylam şen ol Bedir geliyor
Elleri kınalı yârim geliyor.


Boğazında lira alnında altın
Bedir`i vermiyor şu Gürcü hatun
Param çok değil ki alayım satın
Şen ol yaylam şen ol Bedir geliyor
Elleri kınalı yârim geliyor.

 

Kaleye çıktı ki teli görünsün
Kara bağrım delik delik delinsin
Kötü Şevki sürüm sürüm sürünsün
Şen ol yaylam şen ol Bedir geliyor
Elleri kınalı yârim geliyor.


Çıka idim şu dağların üçünü
Ben ağladım yar yükledi göçünü
Efkarlıydım soramadım suçumu
Şen ol yaylam şen ol Bedir geliyor
Elleri kınalı yârim geliyor.


Kanak boğazında ardından yettim
Kızyandı`ya kadar beraber gittim
Bedir`i yaylaya emanet ettim
Şen ol yaylam şen ol Bedir geliyor

Elleri kınalı yârim geliyor.

 

Bazen türküleri okumak lazım. Onların sözlerinden ziyade yaşanılanların perde arkasını irdelemek lazım. Türküler, masum bir sevdadır aslında. Anadolu insanının, anasının ak sütü kadar katıksızdır türküler. Ölen için söylenilir, yâr için söylenilir, ana için söylenilir. Aslında bütün yaslanış hikayeleri de anaya dairdir. Başı sıkışıp gönlü daralan herkesin “of anam of” diye dağları ve ciğerini inim inim inletmesi, türkülerin rayihasıyla direk ilintilidir.

Onların nidalar başka başkadır. Bazen telli turna ile söyleşilir, bazen de gövel ördekle… Bazen anadır konu, bazen yârdır. Ama ille de yanık bir yürek dalgalandırır bu türkü okyanusunu…

Bedir türküsüne yolunuz uğradı mı hiç? Şarkışla semâlarını tel tel yakıp kül eden Bedir Türküsüne… Hiç, onun yanık hikâyesiyle söyleştiniz mi? Bedir´den bahsediyorum. Yaylaya giden ve dâhide ardına türküler dizilen Bedir. Bedriye´dir belki de. Binlerce Bedriye´den sadece biri. Belki de sevdiği, onun ismini aşikâr etmemek için Bedir demiştir. Anadolu´nun, bir mahcup ruhu üzre söylemiştir hasretini ona. Anadolu´nun, o utangaç ruhu çoğu şeye mahcupluk ruhunu giyindirmiştir. O mahcupluk ruhu ki, yüzyıllardır arzı endam eden soy bir ruh. Tutuk ve utangaç.  Utangaçlıkla hemhal tutukluk…

Yoksulluk belki de. Çaresizlik belki de…  Bedir ile arasına duvarlar ören. Gözü kör olsun yoksulluğun. Bir çobanın, ardına yetemediği umutlarını, yaylaya söylemesi. Yaylaya, Bedir geliyor diye müjdeler vermesi. Serin suların, efil efil yaz rüzgârlarının dalları ırgaladığı yüce yaylaya, gönlündeki kıyıya vuran kuşlarla haberler iletmesi…

Şarkışla´dan inmiş yüreklere bu türkü. “Sevda çekmeyene hayal düş gelir” diye yankılanıyor yıllardır. Bedriye´nin, yazın yaylaya gitmesine sitemleniyor sevdiceği. Salına salına dere boyuna inen ürkek turnalar gibi, Bedriye´nin yaylaya gitmesine dalıyor garip çoban. Çoban gönlü işte… Çocukça saf bir gönül akı…

Onun ardına söylenen en güzel sözler olsa gerek. Bu sözlerde, ancak tabiatla söyleşen bir çobanın ağzından seyri suluk eder kanaatimce. Sitem, kanaat, umut hepsi var. Şu mısralara kulak verir misiniz?

“Kanak boğazında ardından yettim

Kızyandı`ya kadar beraber gittim

Bedir`i yaylaya emanet ettim

Şu dereden cıvıl cıvıl kuş gelir

Armağanlar dolu gider boş gelir

Sevda bilmeyene hayal düş gelir

Şen ol yaylam şen ol Bedir geliyor.

Elleri kınalı yârim geliyor.”

 

Bedir´in yaylaya varmasıyla yaylanın şenleneceğini anlatıyor. Yaylaya özeniyor bizim sevdalı yürek. Yaylanın Bedir´le şaha kalkacağına inanıyor. Onla, oraların anlam kazanacağını dile getiriyor sanki. Ona ulaşamamanın verdiği imkânsızlıklarla dertleşiyor. Sürüsünü, gecenin ay ziyasıyla söyleştiren masum bir çobanın, son serzenişi belki de bu türkü. Bedir´in yaylaya giderken, arkasına bakan melül mahzun bir yüreğin, mısralar âlemine seyri suluk etmesi bu türkü.

Bedir Türküsü, Türkiye´ye mal olmuş bir durumda. Dillerden düşmeyen bir türkü. Şarkışla yaylalarında yaşanmış ve hazin bir sırrı anlatan yanık bir türkü.

Şu mısraları bir yürek sesiyle dinler misiniz?

“Uğrunu uğrunu gelir dereden

Benlerini sayamadım kareden

Sevdiğimi bana yazsa yaradan

Şen ol yaylam şen ol Bedir geliyor.

Elleri kınalı yârim geliyor.”

Benlerini sayamadım kareden. Utangaç Bedriye´nin yüzünün kızarıklığı o benleri kaplıyor sanki. Çizgi çizgi olan yürek, mana seyri dahilinde nokta nokta da benlerin hakimine giriyor. Bütün çaresizliğine ve umutsuzluğuna rağmen Yaradan´a niyazda bulunuyor; Bedir´i kendisine yazması için.

Bedir´in yaylanın serinine gittiğini işiten sevdiceği gözyaşları içinde, ağlayarak onun göçünü yüklemesini takip ediyor. Kendini de aslında suçlu görüyor bir nebze. Yâre suç atmak yakışmazda Anadolu kavlince. O da bütün suçları kendi ruhuna hapsediyor. Ama yinede içindeki okyanusları yaylanın serin kollarına iletiyor:  

“Çıka idim şu dağların üçünü
Ben ağladım yar yükledi göçünü
Efkârlıydım soramadım suçumu
Şen ol yaylam şen ol Bedir geliyor”

 Yoksulluk, yoksulluk, yoksulluk… Paraya pula tapan insanların, en hakir gördüğü yoksulluk. Yüce bir ruhu anlayamayan paragözlerin, Bediri elinden almalarına da kahroluyor aslında. Çaresizlik, yoksulluk, gariplik hepsi el birliği etmişlercesine, Bediri alıyorlar bizim çobanın ellerinden. O kadir bilmez kişiye ve Bedir´in anasına da söyleyecek sözler diziyor gönlünün fırtınalı deryasından:

“Kaleye çıktı ki teli görünsün
Kara bağrım delik delik delinsin
Kötü Şevki sürüm sürüm sürünsün
Şen ol yaylam şen ol Bedir geliyor”

Bağır taş mıdır sahi? Taş mıdır sine ki, eller işlemeye? Bağrını döğen çobanın, ahı kimedir ecep? Çaresizlikten Bedriye´yi yaşlı birine vermelerini içine sindiremiyor. Bedriye´nin anasının paraya tamahına da kahroluyor. Ona arşı alaya varan beddualar gönderiyor. Bir Bedduadır elinde kalan. Bedir hariç, hepsini Allaha havale diyor…

Şarkışla Şarkışla olalı böyle hazin bir hikâye ye şahitlik etmiş midir? Böyle bir hikâye işte. Tamamen temiz duygulardan örülü bir hikâye. Namertliğe yer vermeyen, karanlık oyunları içerisinde barındırmayan çobanın nezih sevda hikâyesi.

Bu türküyü ara ara dinlemelisiniz sevgili okurlar. Her şeyin sulandığı, entrikaların insan hayatının tamamını kapladığı günümüzde, bu türkünün samimiyetine ihtiyaç var. Bedir türküsünü dinlerken içinizin yeniden aydınlanacağına inanınız. O masum söyleyişlere, zamanın şahitlik ettiği kadarını bilmekteyiz. O dönemde yaşayıp, o şiir zamanlarına eşlik etmeyi kim istemezdi. Anadolu´nun mahcup bir delikanlısının, mahremiyeti berhava etmeyen nazenin sevdasına saygı duymak gerekir. Ahlak, görgü ve edebi elden bırakmadan, mısra mısra bir yaşam tiyatrosu sanki. Gelin Bedir´i birlikte dinleyelim. Yüzlerce söz sultanını yetiştiren Şarkışla´nın Bedir´ini, birlikte soluklayalım… Bedir´i dinledikçe yeniden ayyuka çıkacak utangaçlıklar. Yeniden vefa denilen, saygı denilen ahlaki öğreti yaşam bulacak… Gelin Bedir Türküsünü birde bu anlamda dinleyelim…   

                                                                        OSMAN ÇELİK








Kaynak:

Anahtar Kelimeler:
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
SİVAS Burasıdır İşte!
SİVAS Burasıdır İşte!
Amerika´da yaşayan SİVASLI hemşehrimiz Kirkor DEĞİRMENCİYAN ile İngiltere Başbakanı Margaret THATCHER arasında geçen SİVAS diyaloğu...
"Hava Gamlı"
"Hava Gamlı"
Kirkor DEĞİRMENCİYAN yazdı...
Bu Mudur İşte Budur!
Bu Mudur İşte Budur!
Kültür hayatımızın önemli isimlerinden biri olan GİRESUN ÜNİVERSİTESİ Öğretim Üyesi Rektör Danışmanı Prof.Dr. Nazım ELMAS´ın yeni kitabı okurlarla buluştu. Yüzlerce öğrenci yetiştirerek Anadolu´nun dört bir yanına öğretmen olarak gönderen ELMAS, öğrencileri tarafından kitap gibi adam olarak anılıyor.
Tonus Tatlısı Yok Oluyor
Tonus Tatlısı Yok Oluyor
Kültürümüze yönelik bazı yemek ve tatlı çeşitlerinin zamana yenik düştüğü ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı görülüyor. Buna en güzel örnek ise, Sivas´ta özellikle de Altınyayla yöresinde genelde kış aylarında yapılan ve seferberlik tatlısı olarakta bilinen kavut tatlısı.
Hurri ve Şerri
Hurri ve Şerri
Bir çok medeniyete beşiklik etmiş olan SİVAS, gizemli bir medeniyet olan HİTİTLER´in en önemli şehirlerinden biri olarak biliniyor. Özellikle HİTİTLER´in burada bulunan Fırtına Tanrısı´nın kutsal İKİZ BOĞALARI ise görenlerin dikkatini çekiyor
Altın Yüzüğe Paha Biçilemiyor!
Altın Yüzüğe Paha Biçilemiyor!
Dünyanın süper güçlerinden biri olan HİTİT izleri SİVAS´ın her karışında görülüyor. Hitit Krallarının KADEŞ SAVAŞI´na gitmeden önce SARİSSA´ın 1900 rakımlı tepede bulunan kutsal SUPPİTASSU gölünde yıkanarak savaşa gittikleri araştırmacılarca dile getiriliyor. SİVAS´ın her yerinde HİTİT izleri görülürken, paha biçilmez “ALTIN YÜZÜK” de MÜZEDE sergileniyor.
Soy Bir Duruş!
Soy Bir Duruş!
Ülkesini işgal eden emperyalist İTALYA´ya karşı 22 yıl aslanlar gibi mücadele eden Ömer Muhtar, ülkesinin bağımsızlığı için bir adım bile geri adım atmadı. Savaşırken işgalcilere esir düşen Ömer Muhtar 16 Eylül 1931 yılında idam edildi.
Ben Sana Mecburum...
Ben Sana Mecburum...
/ben sana mecburum bilemezsin/ adını mıh gibi aklımda tutuyorum/
İnsan Kitaba Dokunmalı...
İnsan Kitaba Dokunmalı...
"Olan kaderdir. Daha sonra ne olacak kimse bilemez".
Yağmur Duası
Yağmur Duası
/Ortalıkta ölüm sessizliği var/
Sıra TÜRK Yönetmenlerde
Sıra TÜRK Yönetmenlerde
Hz. Peygamber´in hayatını anlatan “ÇAĞRI” filmi yılardır izlenip büyük bir boşluğu doldururken, İRAN yapımı “MUHAMMED” filmi de eleştirilerle birlikte doğu sinema tarihinde yerini aldı. ARAP VE İRANLILAR´ın yaptığı bu filmlerden sonra şimdi gözler TÜRK yönetmenlerde. Anadolu´nun o saf, o masum ve o naif bakışları eşliğinde Hz. Peygamber´i anlatacak yeni bir filmin artık TÜRK eli ile çekilmesinin zamanının geldiği gözlemleniyor.
Kadim Kapı
Kadim Kapı
/şimdi rûyasız uykular uyuyabilirim/
eylül işte...
eylül işte...
Osman ÇELİK Yazdı...
Gül Hacı Güççük Bacı
Gül Hacı Güççük Bacı
Kirkor DEĞİRMENCİYAN´ın kaleminden gerçek yaşanmış hatıralar zinciri...
Ağır ağır ölürler!
Ağır ağır ölürler!
Ağır ağır ölürler; okumayanlar, müzik dinlemeyenler, vicdanlarında hoşgörüyü barındırmayanlar...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar