Bugün, 26 Ekim 2021 Salı


halil ibrahim Budaklı
2.06.2019 14:14:46
tespitinize saygı duyuyorum teşekkür ederim sivas tüm dönemlerinde bunu yaşamış olmasına ragrem son 30 yıldır hat safhaya ulaşmış olan bu kişiler bu şehrin gerçek yapışmış keneleridir .

Hasan kaya
10.06.2019 09:47:51
"Işıkları (!) olmayan karanlık bir şehre öyle alışmışız ki, bunun farkında bile değiliz. Belki de bu yüzden, üretemiyor, geriye gidiyor, göçüyor ve topraklarımızı terk ediyoruz." Seversem tekrar sizin gibi insanların sayesinde SIVAS´ i tekrar seveceğim ama simdi değil

vatandaş
11.06.2019 00:11:02
ne zaman sivaslı olmayan bir yöneticiyi sivaslıdan üstün tutmaz isek o zaman kazanırız gibi

Anahtar Kelimeler: ŞEHRİN ŞILLIKLARI

"ŞEHRİN ŞILLIKLARI"

Tacettin KEPENEK yazdı...

Aydın insanların ışıkları ile parlayan bir şehirde yaşamayı çok isterdim. Ancak yıllar geçtikçe ve yaş ilerledikçe, o ışıkların bu şehirde hiç yanmamış olduğunu veya yanmış olsabile,üzerlerinin bir örtü ile örtüldüğünü gördüm.Maalesef,  ışıkların üzerini örtmede oldukça mahir olan bir azınlık ile birlikte yaşadığımızı fark ettim.

Şehrin sosyal düzenini dizayn etmeye çalışan ve küçük halkalar şeklinde örgütlenmiş hastalıklı bazı insanlar, bazen bir STK başkanı, bazen bir gazeteci, bazen bir sanayici veya tüccar bazen bir daire müdürü veya idareci, bazen şeyh ya da hoca efendi, bazen öğretim görevlisi bazen de şehrin eşrafı kimliği ilekarşımıza çıkabilmektedir.

Sosyal hayatın içinde bu tür grupların ve örgütlenmelerin olması, gayet normal ve doğal bir durum olsa da yanlış olan, bu grupları ve örgütleri oluşturan insanların "ŞILLIKLIK" seviyesinde ki, nitelik sorunudur.(Elbette istisna olanlar var ve onları tenzih ediyoruz.)

Işıkları (!) olmayan karanlık bir şehre öyle alışmışız ki, bunun farkında bile değiliz. Belki de bu yüzden, üretemiyor, geriye gidiyor,  göçüyor ve topraklarımızı terk ediyoruz.

Farkında mısınız? Şıllıklar ise hep oldukları yerde duruyor.

Şıllıklar, arka planda, şehrin dedikodu üretim ve yayma merkezi gibi çalışırlar.Gözlerinin önünde yapılan bir yanlışa, yanlış diyemez,kendi menfaatlerini hesap eder ve ona göre tavır takınırlar. Şehrin genel menfaatlerinden ziyade kendi küçük menfaatlerinin geleceği için yatırım yaparlar.

Bunların kim olduklarını ve isimlerini zikretmeye gerek yok. Hepsi etrafımızda ve herkes biliyor.

Şıllıkların uzmanlık alanı,yalakalık üzerinedir.

Şıllıkların gıdası adam yerine konulmak ve pohpohlanmaktır. Kendilerine iltifat eden şehir idarecileri bürokratlar ve siyasetçiler,onlar için muteberdir. Bu şıllıklar,  onları kullanır, onlar da bu şıllıkları kullanır. Karşılıklı bir alışveriş sürer gider.

Bir siyasetçi, vali, belediye başkanı, başsavcı, emniyet müdürü veya herhangi bir bürokrat, bunları telefonla arayarak hal hatır ettikleri sürece veya yemeklerde, törenlerdebunları yanlarına oturttukları sürece problem olmaz. O bürokratın, siyasetçinin, idarecinin niteliği, liyakati memleketin hayrı için iş yapıp yapmaması"şehrin şıllıkları" için önemli değildir.

Şıllıklar intikamcıdır. Yeteri kadar okşanmazlar ise, her türlü dedikodu ve karalama kampanyasını  derhal ve düşünmeden  devreye sokabilirler. Belki de asıl güçleri, buradan gelmektedir. İnsanlar bunları bile bile şirretliklerinden çekindikleri için ses çıkarmaz, bunlara bulaşmazlar.

Toplum içinde birkaç şıllığınolması kaçınılmazdır ve hatta gereklidir. Ancak bunlar çoğalmış,sahneyi kaplamış ve sosyal düzeni dizayn etmeye başlamışlar ise durum vahim demektir. Sivas,her anlamda,tam da bu dönemi yaşamaktadır.

Çoğu zaman, hepimiz yakınırız. Bu şehir sahipsiz, bu şehir öksüz, bu şehir kimsesiz, diye. Sayısız şıllığın egemen olduğu bir yerde, ışık saçacak aydınlık insanların yaşayabilmesi maalesefmümkün değildir. Toplum bu durumu artık fark etmeli ve artık tercihini yapmalıdır. 

Tacettin KEPENEK