Seçim 2018 Analiz
Sivas´ta tabi ki başarılı olmuşlardır, özellikle ilk sıra adayları ve ikinci sıra adaylarının olağanüstü çalışması, kısa zamanda isimlerini herkese öğretebilecekleri kadar propaganda tekniklerini iyi işlemeleri ve araçları doğru ve etkin bir şekilde kullanmaları da önemli olmuştur ve takdire değer.
Tarih: 1.7.2018 13:01:26/ 704okunma / 0yorum

SEÇİM 2018 ANALİZ

Artık yeni bir dönem, yeni bir başlangıç olacak. 1 yılı aşkın bir süredir tartıştığımız Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi, Temmuz ayının ortalarında yürürlükte olacak.

Biz bugün ki yazımızda seçimleri konuşalım, sistemi daha sonra,  çokça konuşuruz.

Daha önce yazdığımız ve son bölümünüı yazıp ama yayınlatmadığım yazımı, sanmayın ki yayınlamayacağım. Siyasi malzeme vermemek için askıya almıştım, askıdan ineceğinizden şüpheniz olmasın.

Herkes diyor ama ben de diyeyim bari, bu seçimin tek galibi Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan´dır. Başarılı olanı ise MHP´dir.

Neden mi?

Rahmetli babamın anlattığı bir hikaye ile cevap vereyim. Köyün bir yerinde 3 kardeş bir olmuş miras anlaşmazlığı yüzünden küçük kardeşlerini dövmekteler. Küçük kardeş bakmış ki, dayağın sonu yok, “bari ölü numarası yapıp ta kurtulayım” demiş.

Ölü numarası yapınca,  diğer kardeşler durumu ciddi sanarak başlamışlar figana. “Ah kardeşim sana kıyan eller kırılsın, bunun hesabını soracağız, kanını yerde koymayacağız” Orta yerde yatmakta olan küçük kardeş, daha fazla dayanamamış ve kafasını kaldırarak  “Beni öldüren sizler değil misiniz?” deyivermiş.

24 Haziran da tıpkı öyle oluverdi işte.

Kimileri liste, kimileri ekonomi dedi. Haklılık payları var ama doğru değil. Listeler 21 Mayıs akşamı belli olduğunda Sivas´ta ki durum çok mu güzeldi de, her şey listeyle değişti. Benim bir vekilimizle yaptığım mesajlaşma telefonumda duruyor, 4´ü garanti görmüyorum ve 3. Sırayı bıçak sırtı olarak ifade ediyorum.

Listeler pak artı değer katmadı diyen olursa, katılmamakla birlikte saygı duyarım ama listeler zarar verdi denirse inanmam.

Ekonomi konusuna da kısmen katılırım, ama 7 Haziran´ı da hatırlatırım. Dolar 2,3 TL, Euro 2.9 TL. Patates, Soğan oldukça ucuz. Ama sonuç, 24 Haziran mesajından farklı değildi. Diğer bir taraftan 16 Nisan referandumu da bıçak sırtı geçti, üstelik yine MHP ve BBP desteği varken.Mesaj yine aynı idi.

Yerel yönetimler deniliyor, kısmen haklılık olabilir ama bölgesel olmalı, bütün belediyeler mi başarısız, bütün belediyeler mi borçta, rantta. Değilse nedeni nedir peki?

Görmemek için oldukça saf yada artniyetli, yada siyaset bilmemek yeterli olabilir.

Ak Parti´nin oy kaybettiği yerlerin il il dökümünü çıkardım, altalta üst üste koydum. Güneydoğu ve Doğu´nun neredeyse tamamında oyunu artırıp, diğer bölgelerin tamamında düştüyse ve bu oran Ak Parti´nin, 1 Kasım seçimlerinde aldığı oyun % 18 gibi bir oranda altındaysa, yukarıda ki sebeplerin hiçbirisi asli sebep gösterilemez, sayılamaz.

AK Parti genel merkezi saha çalışması yapacakmış, oy düşmesinin nedenlerini, sebeplerini araştıracaklarmış, belki bu yazının bir faydası olur, sizler okuduktan sonra genel merkeze de göndermeyi düşünüyorum.

Bunun nedenini bulmak için oldukça geriye gitmek gerekiyor. Tam 16 yıl öncesine, kısmen de biraz sonrasına. Ak Parti´nin  kurulduğu yılları, sonrasını, büyümesini anlamak gerekiyor. 2001 yılının bir Ağustos ayında kurulduğunda Refah Parti´sinin yenilikçi kanadı, toplumun önde gelen dinamikleri ile istişare yaparak yola çıkmıştı.2002´de  Doğruyol, Anap, Genç Parti, MHP baraj´ın altında kalmış, DSP sandıkta kaybolmuş CHP bile % 19´luk bir oyla mecliste temsil şansı bulabilmişti.  Ak Parti´nin Refah Partisinden ayrılma sürecinde ortaya koyduğu siyaset ve ayrılma nedeni olarak Refah Parti´sinin marjinalleşmeden kurtulmamış olması ve kitle partisi hüviyetine kavuşamamasıydı. Doğruydu ve toplumda yankı bulmuştu.

Ekonomik şartlar, partiyi oluşturan kimliğin üst seviyede olması, O zaman İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı olan Sayın Recep Tayyip Erdoğan´ın oldukça başarılı çalışmaları ve karizmatik çıkışları, hitabeti toplumda karşılık bulmuştu. Belki daha fazla da sayabiliriz.

İlk seçimde %34 olan oy oranı, 2007 seçimlerinde % 46,5 gibi oldukça etkili bir baremde duruyordu. Ancak sağda, MHP dışında başka bir partinin varlığından sözetmek imkansız hale gelmişti.

Türk siyaset tablosunda merkez sağın varlığı ve ağırlığı yadsınamaz ve inkar edilemezken, bu tabloyu okuyamamak, anlayamamak imkansız. Merkez sağda bulunan eski Doğruyol, Anap tabanı ve bir kısım sol kökenli isimler, milliyetçi camiadan insanlar,  parti içerisinde ve tabanda yer buldular. Tıpkı Süleyman Demirel´in Adalet Partisi, Özal´ın Anavatanı gibi.

İşte bazılarının anlamakta zorlandığı ancak tüm düğümü çözecek, soru işaretlerini aydınlatacak cevaplarda burada yatıyor.

Ak Parti´nin yerel yönetimlerde ki başarısı, hükümet politikalarının etkili ve başarılı olması, bu tabanın çimentosu oldu ve bir arada durmanın kolaylığı ve keyfi çıkartılmaya başladı.

Daha sonra ise, partinin Genel Başkan dışında sahipliği, geleceği tartışmaları kimi zaman belli belirsiz, kimi zamanda açıktan yaşanmaya ve sorunları da beraberinde getirmeye başladı.

Teşkilatların adam harcaması, vefa´nın kimi zaman İstanbul´da bir semt olduğu inancı tabanda ciddi ciddi yayılmaya başladı, ancak tabanın vazgeçemediği ve tabanı bir arada tutma gayreti olan tek isim vardı. O´da Genel Başkan, şimdi ki Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan.

Öyle ki; 2014 yılında yaşanan süreçte bu ismin bile teşkilatlar bazında etkisiz kılınmaya çalışıldığını hatırlayalım. Reisçiler-Hocacılar tartışmasını bir kenara atmadan.

Dönelim.

Ak Parti söylemlerini sahiplenen her üyenin ilk bildiği şey,  partinin manifestosu olan kimliği, yani Muhafazakar Demokrat bir yapının parçası olduğudur. Ancak bu süreçte demokrat kimlikler,  parti teşkilatlarının beceriksizliği, sendikalar, dernekler, kerameti kendinden menkul STK´lar,  kimi zaman yerelde etkisi görülen rant düşkünleri sayesinde ciddi ciddi bir erozyona uğramaya başladı. Haklı yada haksız dedikodu mekanizmaları, siyasi temsilcilerin isimleri sayesinde makam ve mevki kovalayanlar, bürokrasinin çözülemeyen oligarşik kafası, partiyi dominant bir şekilde ele geçirmeye ve ranta devşirmeye çalışan marjinaller yüzünden, dönem dönem zaman uzaklaşmaya başladılar. 24 Haziran ise bu uzaklaşmanın nirvanasıdır.

Ancak onlarında vazgeçemediği isim yine Cumhurbaşkanımız olmuştur.

Sevdiğim bir hocamın Ak Parti analizi şöyledir. Ak Parti tabanı 3 kesimden oluşur. İlki “Benim partim, liderim ne yaparsa doğrudur” anlayışında olanlar, diğeri, “ yaparsa onlar yapar, bu ülkenin istikrara ve kalkınmaya   ihtiyacı var” anlayışında olanlar, bir diğeri de, yukarıda saydığım paragrafta kendisine yer bulanlar.

24 Haziran seçimlerinde MHP ve Lideri Bahçeli´nin başarısı ve öngörüsü kesinlikle takdir edilmeli iken, ayrıca şunu da belirtmek ve gerçek Ak Partililerin teşekkür etmesi gereken bir başka durum da, “Canı yananların, çok fazla can yakmadan sığınabilecekleri bir liman olarak MHP´nin bulunmasıdır”

Sivas´ta tabi ki başarılı olmuşlardır, özellikle ilk sıra adayları ve ikinci sıra adaylarının olağanüstü çalışması, kısa zamanda isimlerini herkese öğretebilecekleri kadar propaganda tekniklerini iyi işlemeleri ve araçları doğru ve etkin bir şekilde kullanmaları da önemli olmuştur ve takdire değer.

Ancak bu arada görülmesi gereken AK Parti´den uzaklaşan seçmenin, siyasi kimliği, siyasi refleksi ve düşüncesinin nelerden oluştuğudur.

Diğer bir taraftan FETÖ süreci sonrası yaşanan hadiselerde, siyasi yelpazenin nerede durduğu, tarım reformlarının başarısız oluşu, eğitimde aksayan ve hala soru işaretleri taşıyan sistem değişiklikleri, teşkilatların etkisiz kalması, kucaklayıcı söylem ve eylemlerden uzaklaşmaları,  bunlar 24 Haziran sürecini ciddi ciddi etkileyen faktörlerdir.

Düzeltilebilir mi, düzeltilecek, düzeltilmek zorunda. Başka bir cevap teknik olarak mümkün, siyaseten imkansız.

Bu arada eleştiri yapan, eksiklikleri ve noksanlıkları, hataları yanlışları ifade eden isimleri aforoz etmek, onları yalan ve iftiralarla itham etmek, kimler doğruyu söylüyormuş,  kimlerin işine yarıyormuş bir kez daha görüldü.

Şimdilik bu kadar..

Sonra  diğer partilerle devam ederiz.

Kalın sağlıcakla.

 








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Seçim 2018 Analiz
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
insanlık ölmesin!
insanlık ölmesin!
insanlık ölmesin!
Neredeeen nereye?
Neredeeen nereye?
Yıllardır FETÖ ile mücadele eden ve bedel ödeyen haysiyetli onurlu insanları "BUNLAR FETÖCÜ" diye suç duyurusunda bulunan ve şikayet eden Sami AYDIN´ın, bu heyecanı ve korkusunun nedenleri kamuoyu tarafından merak ediliyor.
Sizi Rahatsız Etmeye Geliyoruz!
Sizi Rahatsız Etmeye Geliyoruz!
Bütün hakikatleri yoklamak, Bütün yalanların maskesini yırtmak, Kalabalığa doğruyu göstermek.
Hisseli Harikalar Kumpanyası
Hisseli Harikalar Kumpanyası
İcraat, halkın gönlüne girme gayreti yerine sosyal medya odaklı sanal içerikle belediye günleri heba edilirken,dizilerdeki kötü karakterlerin SİVAS´ta karşılanması ve ERZURUM SİVAS kar yağışı atışmaları gibi 0-7 yaş zeka esprisi ile yolun sonuna gelindiği gözlemleniyor.
Vah vah vaaaaaahhh!
Vah vah vaaaaaahhh!
Yaşları 65 e dayanan Muaz UZUN ve Ahmet ÖZAYDIN kara kara düşünüyorlar. TEKAÜTE ayrılacak olan bu isimlerin,bir yolunu bulup gerekse Meclis Üyeliğine asılmayı dahi düşündükleri öğrenildi.
Camiyi Bitirelim
Camiyi Bitirelim
Yeni kurulan AHMET TURAN GAZİ MAHALLESİ´nde iki yıl önce bir gurup idealist insanın bir araya gelerek başlattıkları cami projesi adım adım ilerliyor.Hayırseverlerin bu işe el atması durumunda yazın caminin tamamlanacağı belirtildi.
Bunu da Gördük!
Bunu da Gördük!
Yıllardır Kültür Müdürlüğü koltuğunda “oturan” Kadir PÜRLÜ bir skandala imza attı. “Eski Türkiye bürokratik hantallığı ve kast sistemi anlayışının en somut örneği olan ve şehirde “duran adam” olarak tabir edilen İl Kültür ve Turizm Müdürünün, 16 yıla dayanan Müdürlüğünde şehre ne kazandırdığı merak ediliyor.
Şehir Bürokrasisi Değişmeli
Şehir Bürokrasisi Değişmeli
TÜRKİYE değişip her alanda yenilenirken, SİVAS bürokratik yapısı hala aynı yerinde duruyor. “YÜZ ESKİMESİ” ne uğramış pek çok ismin hala yerlerinde durması şaşkınlık oluşturuyor.
Eski Vekil Kamuoyunu Aydınlatacak mı?
Eski Vekil Kamuoyunu Aydınlatacak mı?
SİVAS´taki “ÜLFET HUKUK DERNEĞİ” yapılanması tam anlamıyla araştırılmayı bekliyor. Bu derneğin bir zamanlar içinde olan Eski Vekil Hilmi BİLGİN´in “dokunulmazlığı” da kalktığına göre bildiklerini anlatması arzulanıyor.
Üçü Bir Arada!
Üçü Bir Arada!
SİVAS yerel seçimlere odaklandı. Vekilliği sona eren Hilmi BİLGİN´in, yerel seçimler için satranç oyunu başlattığı kamuoyunda konuşuluyor. Sami AYDIN´ı Belediye Başkanlığı için, Ahmet KUZU´yu da İl Başkanı olarak hazırlayan BİLGİN´in, İsmet YILMAZ´ın etki alanını kırmak için de yoğun çaba gösterdiği haber merkezimize gelen bilgiler arasında.
Sivas Bir Kültür Şehri Değildir!
Sivas Bir Kültür Şehri Değildir!
Lafı dolandırıp döndürmeye gerek yok sevgili okurlar. Sivas bir kültür şehri değildir. Sivas, tarihinde kültürel anlamda en dar ve en içine kapalı dönemini yaşıyor.Turizm konusuna hiç girmeyeceğim, zira kültürel bir yavanlığa boğulan şehirde turizmden bahsetmek komiklik olur.
Aşka Güvenin...
Aşka Güvenin...
Aşk belki çok acı veren bir şeydir ama yine de ona güvenin...
Keşişin Kayıp Kitapları
Keşişin Kayıp Kitapları
SİVAS tarihi ve kültürü açısından çok önemli hatıralar zinciri...
Bir şeyler Yapmalı!
Bir şeyler Yapmalı!
Ekonomik anlamda kendini gerçekleştiremeyen şehir, sosyal hayatta var olan ve giderek de kronikleşen gerilemeler ile karşı karşıya. Batı illerindeki küçük bir yerleşim yerindeki ekonomik canlılık kadar dahi bir gelişme görülmezken, şehrin kodlarını yıllardır elinde bulunduran bürokratik oligarşi da gelişmeyi engelliyor.
"ihtiyarlık kötü pusattır"
"ihtiyarlık kötü pusattır"
"ihtiyarlık kötü pusattır oğul"
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar