REKTÖR’ÜN TAKDİR YETKİSİ Mİ ? YOKSA KAMU YARARI VE HİZMET GEREKLERİ İLKESİ Mİ?

REKTÖR’ÜN TAKDİR YETKİSİ Mİ ? YOKSA KAMU YARARI VE HİZMET GEREKLERİ İLKESİ Mİ?

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 10. maddesi, eşitlik ilkesinin koruma altına alındığı temel hükümdür. Peki bu durum Cumhuriyet Üniversitesi sınırları içerisinde de geçerlimi?

Onlarca yüzlerce haber yaptığımız hepsinin altının dolu olduğu hiç birinin boş içeriğe sahip olmadığı kamuoyu tarafından da takip edilmekte.

Haklıya hakkını teslim etme konusunda sınıfta kalan ilim ve irfandan uzak her türlü çetrefilli ilişkiler içinde ismi ön sıralarda yer alan Cumhuriyet Üniversitesinde yine her zaman olduğu gibi ayrımcılık, haksızlık, hukuksuzluk gibi eylemler durmadan devam ediyor.

Sivas Cumhuriyet Üniversitesi akademik başarı sıralamalarında olmasada, tezler kitaplar yayınlanmasada 41 adet öğretim üyesi alım ilanına çıkarak yine 41 kere maşallah dedirtmeyi başardı. İlanlara bakıldığında İlahiyat fakültesi Temel İslam Bilimleri İslam Hukuk Anabilim dalında Prof.Dr. alımı ilanın Açıklaması çok ilgi çekiciydi .HIRSIZLIK ÜZERİNE ÇALIŞMIŞ OLMAK .Burada itiraf etmek gerek ki çok elzem ve gerçekten gecikmiş bir kadro ilanı gibiydi. Malum hırsızlık adi suçlardan olup akademik camiada ki adı İntihal olan ve başka bir kimseye olan fikir, bilgi ve görüşlerin, gerekli hiçbir atıf yapılmadan sanki kendisi tarafından ortaya çıkarıldığı ve yazıldığı intibaını vermek, fikir ve bilgi aşırılmasıdır. 

Eğitimli insanlar, yapılmaması gereken şeyleri yaptığında ise söyleyecek bir sözümüz kalmıyor. Maalesef,  ”Eğitim, şart.” cümlesi boğazımıza düğümleniyor. Aslında eğitimle birleşerek bir insanı eşsiz yapan değer ”ahlak ‘tır.”  Ahlaktan, vicdani değerlerden yoksun insanlar için yapılabilecek pek bir şey de yoktur. Ahlak ve eğitimle harmanlanan insanlar ise toplumun ilerlemesi için en çok ihtiyaç duyduğu şahıslardır.

SCÜ bu ilanla bu yara ya merhem olmaya çalışmış sanki derken diğer ilanlar incelenmeye başlandığında tüm hayaller ,beklentiler ve umutların kaybolmuş olduğu anlaşılabilir. Neden mi ?’’Yıllar öncesinde DOÇENT kadrosunu almaya hak kazanmış birçok öğretim elemanına kadro çıkmamışken ilanlara bakıldığında daha ÇİÇEĞİ BURNUNDA doçent ünvanını  almış bazı öğretim elemanlarına  kadro çıkmış olduğunun tahmin etmek güç olmasa gerek .’’

 

SCÜ Yönetimine ve özellikle Rektöre haksızlık etmek istemiyoruz. Çünkü bu kadroların talebine onayı kendisi veriyor. Tabi ki de Kamu yararını ve Hizmetin gereklerini yerine getirecek kararlar veriyordur. Tüm icraatları da bu yöndedir. Çünkü kendisi de biliyordur ki ! bu yönde yapmadığı işlemler sonucu Görevi Kötüye Kullanma suçuyla karşı karşıya gelebileceğini bununda haksızlık ,hukuksuzluk ve Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olabileceğini bu yönde hukuksal davaların açılabileceğini istemez.

Öğretim Üyeliğine Yükseltilme ve Atanma Yönetmeliğinde de kadroların rektörlüklerce ilan edileceği belirtilmekte olduğundan bu konuda yetkinin rektörlüklerde olduğu sonucuna varılabilir. Ancak Danıştay içtihadında rektörlüklerin bu konudaki yetkilerinin hizmet gerekleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerektiği ve kadro ilan etme ya da etmeme yetkisinin rektör açısından mutlak bir yetki olmadığı kabul edilmektedir. Bu açıdan özellikle üniversitenin çeşitli akademik birimlerinin hizmet gerekleri çerçevesindeki taleplerinin esas alınması gerektiği açıktır.

Öğretim üyeleri, idareyi bir işlem yapmaya ya da yapmamaya zorlayamayacağından, kadroyu ilan etme yetkisine sahip olan rektörlükler, akademik atanma süreçlerini merkezi planlamaları ve tercihleri doğrultusunda yönlendirme olanağına kavuşmakta, bu olanak kimi zaman, çeşitli bölümlerin ihtiyaçlarının gözetilmemesini doğurabildiği gibi, kimi zaman da koşullarını haiz öğretim üyelerinin akademik yükseltme ve atanmalarının uzun yıllar sürmesine neden olabilmektedir. Bu sorun, özellikle bir üniversitede çalışmakta olan öğretim üyelerinin aynı üniversitede yükselerek atanma talebinde/beklentisinde bulunmasında ortaya çıkmaktadır. İhtiyaç duyulan kadroların aynı üniversite içinden ya da dışından sağlanmasına ilişkin “eleman kaynağı problemi” olarak adlandırılan bu hususta üniversitelerin sunduğu hizmetin gerekleri doğrultusunda bir tercihin belirlenebileceği açıktır. 

Yukarıda ifade edilen kanun gereği , öğretim üyesi kadro ilanlarıyla alakalı  SCÜ Rektörü’ne  ve okuyucularımızın da merak edeceğini düşündüğümüz bazı soruları sormak istiyoruz.
Sivas Cumhuriyet Üniversitesinin kendi internet  sitesinden DUYURULAR kısmında ilan ettiği unvan alımı listesi incelendiğinde;

1. 07.08.2023 tarihli duyurularda, tam 7 adet DOÇENT unvanı almış öğretim elemanı bulunmasına rağmen ve bunların arasında 1 adet Tıp Fakültesi Anesteziyoloji , 1 adet Beyin ve Sinir Cerrahi Doçenti ,1 adet Veterinerlik Fakültesi ,1 adet Tasarım ,1 adet Mühendislik Fakültesi olmasına rağmen yine çıkan ilanlardan yapılan analiz sonucu kadroların birisinin İktisat Fakültesinden bir öğretim elemanına yine bir diğeri ise Arkeoloji Bölümü öğretim elemanına çıkmış olduğu görülmektedir.

Buradan Rektör’e soruyoruz aynı tarihte, aynı unvanı almış 7 öğretim elemanı arasında ki kadro tercihinizi kamu yararı ve hizmet gerekleri ilkesi göz önünde bulundurularak mı yapılmıştır? Eğer öyle ise neden 200 öğrenci alan Tıp Fakültesi Doçentlerine değil de , 65 öğrenci alan Veterinerlik Fakültesi öğretim elemanına değil de veya diğer öğretim elemanlarına değil de, 40 öğrenci alan Çalışma Ekonomisi bölümüne veya daha ilginç olanı daha öncesinde hiçbir  öğrencisi olmayan ve hatta 2023 yılında hiç öğrenci almayan ARKEOLOJİ Bölümüne bu kadro açılmıştır.

2. Yıllarca bu kadroya atanmayı bekleyen birçok öğretim elemanı dururken daha bu unvanı alalı 15 gün dahi olmamış bir öğretim elemanına kadro ilanı verilmiş midir?

3. Bu kadro ilanlarına çıkılırken hangi kriterlere dikkat edilmiştir. Liyakat mı? Sadakat mı? Kamu yararı mı? Hizmet gerekleri mi?

4. Bu kadro ilanlarına bakıldığında aynı zamanda evli olan ve doçent unvanını 1 ay arayla alan iki kişiye de kadro çıkarılmış mıdır? Eğer çıkarılmış ise  bunun gerekçesi Rektöre tanınan takdir yetkisi midir?

5. Bu kadro ilanlarına bakıldığında yıllarca kadroları verilmemiş ve mağduriyet yaşayan diğer öğretim elemanlarının aşağıdaki madde gereği eşitlik ilkesi çiğnenmiş olmuyor mu?

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 10. maddesi, eşitlik ilkesinin koruma altına alındığı temel hükümdür. Bu maddede “Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasî düşünce, felsefî inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir.” denmektedir

Cömert Cumhuriyet Üniversitesi ve onun Rektörü Alim Yıldız'ın hızlıca dağıttığı Doçentlik kadrolarının yanı sıra yıllardır bekletilen prof.luk kadrolarınıda hatırlaması beklenmekte.



Talip talebi
21.09.2023 17:29:53
İki yıldır kadro bekliyorum siz bir ay önce doçent olanların kadrosunu çıkın.Size de bu yakışır yeter ki sizin yanlislariniza doğru desin. Sizin suçunuz yok. Size bu kadroları keyfi olarak dağıtimina izin veren YÖK ün suçu. Hakettiği halde kadro bekleyenlerin hakkini yemeye devam edin.Suna bak arkeoloji bölümüne öğrenci almayan bölüme doçentlik çıkıyor. Sizde vicdan yok.

SÜRMELiLi
21.09.2023 17:36:11
Ünal kılıç ve Enes Baha Biçer yedi yılda üniversiteyi çok güzel dizayn ettiniz. Merak etmeyin bu kadroları hangi kriterlere göre verdiğinizi iyi bilenler ver. Özellikle Ünal Kılıç bey seneye bu zaman rektor yardımcısı değilsin. Eskisi gibi yine kosene cekilirsin

TAK TİK YETKİSİ
23.09.2023 19:47:47
BU ARKEOLOG İLANI ERDENER PEHLİVANOĞLU NA ÇIKMIŞ GALİBA AĞUSTOS un SEKİZİNDE REKTÖR ARKADAŞIN DOÇ LUĞUNU TEBRİK ETMİŞ BİR AY DA DA KADRO İLANI ÇIKMIŞ AYNI FAKÜLTE DE BU ARKADAŞTAN ÖNCE İLAN ÇIKMIYOR. BU KADAR LA KALSA. BİR DE MİMARLIK GÜZEL SANATLAR RESTORASYON ANA BİLİM DALINA DA BİR KADRO İLANI ÇıKMIŞ. BU İLAN DA ERDENER PEHLİVANOĞLU NUN EŞİ GAMZE PEHLİVANOĞLU NUN MU ACABA. DUYURULAR DA TEMMUZ AYININ BAŞINDA DOÇENTLİĞİ TEBRİK EDİLMİŞ. AYNI FAKÜLTEDE GRAFİK TE DE DOÇENT OLAN VAR. AMA İLAN MİMARLIĞA ÇIKMIŞ.ANLAŞILAN. KARI KOCA iŞİ SAĞLAMA ALMIŞ. BEKLEYELiM GÖRELİM. ALİM YILDIZ HOCALARI NASIL OLSA TEBRİK MESAJI YAYINLAR. GÖRÜRÜZ. BİZ KADRO BEKLEDİK. DAHA DA BEKLERİZ. AMAN ALİM HOCA. SİZ AİLE HUZURUNU BOZMAYIN.

halit doğaner
5.10.2023 13:45:33
Arkadaşlar YÖK ün suçu yok, kurum içindeki yükselmeleri direkt verin diyorlar, asıl sorun Alim, Ünal Enis Baha üçlüsünde, önünde rüku secde isteyen bu adamlar size bize kadro vermez. El pençe divan duracaksınız, bunu da bizler yapmayız, 7-8 daha bekleyelim herşey düzelecek, bu adamlar bırakın kampüsü, şehir içinde dolaşamayacaklar.