Menderes, Zorlu, Polatkan
Demokrat Parti umutlarla kuruldu. “Yeter Söz Milletin!”di.
Tarih: 28.5.2018 18:00:48/ 573okunma / 0yorum

1931

Fethi Okyar, aradığı civanmert delikanlıyı Aydın´da bulmuştu. Serbest Cumhuriyet Fırkası´nı, ondan başkasına emanet edemezdi.

Genç Menderes´le Okyar, ülkeyi Tek Parti jakobenlerindenkurtaracaktı. Ne var ki 3 ay sonra kilit vuruldu kapısına, SCF´nin.

Bir yıl geçmemişti ki ezanlar susturuldu, garip bir ses yükseldi semaya:

“Tanrı uludur Tanrı uludur!”

Zaten, Fatih´in emaneti Ayasofya´nın müzeye çevrilmesiyle ayak sesleri duyulmuştu, beş yıl önce. 

Milli Şef´in partisine giren Menderes´e, ancak yedi yıl dayanabildiler. İhraç kaçınılmadı. 

Demokrat Parti umutlarla kuruldu. “Yeter Söz Milletin!”di. 

46 seçimlerinde huylu huyundan vazgeçmemişti. Tek Parti´nin hilesi ‘Açık oy, gizli tasnif´ti, milletle alay edercesine.

Tek Parti, ABD mısırı getirmek için yüz binlerce zeytin ağacını kestirdi. Artık mısıryağı yenilecekti. Türküsünü bile uydurmuşlardı:

“Zeytinyağlı yiyemem aman, basma da fistan giyemem aman!”

50´de sandık yeniden kuruldu. Tek Parti, ‘bir seçim bölgesinde en fazla oy alan partinin bütün vekilleri alması´nı diktanın garantisi olarak görüyordu.

Kazdığı kuyuya fena düşmüş, 416´ya 69 yenilmişti. 

DP, ülkeye nefes aldırmış; Bilal´in Kabe´de ezan okuduğu günün yıldönümünde “Allah En Büyüktür!” nidaları yükselmişti.

Kalkınmanın kitabını yazıyordu DP! 

Et Balık, MKE, TPO, Demir Çelik, DMO, Seka, TKİ… yüzbinlere iş olmuş; traktör fabrikaları da genç mühendis Erbakan´ın eliyle açılmıştı.

Asfalt yollar 7bin km´yi bulmuştu. 

Halk kadirşinastı. 54 seçimleri, malumun ilanıydı. Tek Parti bir kez daha tuş olmuştu. 503´e 31, jakobenlerin suratına inen Osmanlı tokatıydı.

Selanik provokasyonu, 6-7 Eylül 1955´te Istanbul´u harp alanına çevirmiş, 4bin Rum evi, 1000 Rum dükkanı, kiliseleri… küle dönmüştü.

1957 sandığında 3. kez yere serilen Tek Parti artık gözünü postallara dikmişti. 424´e 128, ebediyen tek başına iktidar olamayacağının resmiydi.

Milli Şef, aba altından sopa göstermeye başlamıştı bile:

“DP´lilerin başlarına kötü şeyler gelebilir”di. “Sizi ben bile kurtaramam”dı. 

Medya maymunları manşet üstüne manşet atıyordu:

“Öğrenciler kıyma makinasında doğranmışlar”dı. Maksat malzeme olsundu. 

20´lik üniversiteli Menderes´e:

“Hürriyet istiyoruz!” demiş, “Koskoca başbakanın boğazını sıkıyorsun, bundan iyi hürriyet mi olur?”cevabını almıştı.

Vazgeçilmez hastalık nüksetmiş, 27 Mayıs sabahı, Türkeş, darbeyi radyodan ilan eden ‘İhtilalin Kudretli Albayı(!)´olmuştu.

DP´lilerin evleri tek tek aranmış; vekiller tutuklanmıştı.

Yakalanmasalardı, “12 uçak dolusu altın kaçırıyorlardı(!)”

Tek Parti hakimleri/savcıları 10 yıl boyunca yememiş içmemiş, atılan her sloganın, sıkılan her kuruşun hesabını 3 Adam´a fatura etmişlerdi.

Demek yargıçlar, bu mesailerini insan haklarına ayırsalardı, hukuk devleti kurabilirlerdi. Ama zulüm ile hükmetmek ne de tatlıydı!

Bindirilmiş kıtalar Yassıada salonunu doldurmuş, kabare oynatılıyordu. Vizyondaki filmin adı ‘Düşükler´di.

Roma arenalarını aratmıyordu, şaklabanlıklar.

Hüküm verilmişti. Polatkan, Zorlu ve nihayet Menderes… 

6 doktor, dipçiklerin gölgesinde, ağır hasta Menderes´e ‘Sağlam Raporu´ vermişti.

Abdest aldı, mektubunu yazdı, sehpaya kendi çıktı. 

Acı çeksin diye düğüm boğazına getirildi, şehadete uçtu.

3 Dev Adam sonsuza dek sevgiyle anılırken; kalem kıran kalemşörler, cellatlarıyla haşrolunacakları Büyük Gün´ü bekliyorlar.

Tarık Sezai Karatepe

 








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Menderes Zorlu Polatkan
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Yetkililer Göreve!
Yetkililer Göreve!
SİVAS Numune Hastanesi doktor yetersizliği nedeniyle yeterince hizmet veremiyor. İlçelerden, köylerden, kasabalardan gelenler, hastalarının tedavisi için yeterli doktor olmadığından şikayet ediyorlar.
Sivas Kongresi´nin 100.Yılı
Sivas Kongresi´nin 100.Yılı
Kimi şehirler, çekirdek bünyelerinde felsefi bir damarı barındırırlar lakin, o şehrin müntesiplerince bu damar bir türlü harekete geçirilemez.
Annem Öldü mü
Annem Öldü mü
/sen benim arkamda benzerdin dağa.../
Bu Güzel Haber İşte!
Bu Güzel Haber İşte!
SİVAS´ta sıra dışı etkinlikler de boy gösteriyor. Eski ağaçlardan, bina yıkıntılarından temin edilen odunlara, maharetli elleriyle şekil veren Kemallettin NAMOĞLU, şehre bir çocuk köyü kazandırma yolunda emin adımlarla ilerliyor.
Mesele ERDOĞAN Değil ki!...
Mesele ERDOĞAN Değil ki!...
Ama tek Türkiye var. Ve 100 yıllık Türkiye Cumhuriyetini teslim etmemek için hala bir şansımız var.
Keşişin Kayıp Kitapları
Keşişin Kayıp Kitapları
SİVAS tarihi ve kültürü açısından çok önemli hatıralar zinciri...
Hakan AKSU ve Beklentiler
Hakan AKSU ve Beklentiler
Sivas´ta yıllardır oluşan çalışmama üzerine kurulan düzeni yıkmalı. Uzun yıllardır görev yapan, çalışıyormuş gibi görünen, sıkı sıkıya koltuklarına yapışan yapının bir an önce değişmesi için çaba göstermesi bekleniyor.
DARENDE´ye Doğru Ağır Zaman
DARENDE´ye Doğru Ağır Zaman
Ağır bir zaman… Hayatın çentikli anı, kayda değer bir zamanı dillendirmeye namzet bir huzur ile, içine doğru kıvrılan bir nehir gibi ilerliyor yavaş yavaş… Öte dağlar ve öte diyarların, kendi kendileri ile söyleşmeleri belki de çoğu şeyi anlamlı kılan… Kayda değer bir zaman, ağır ağır ilerliyor DARENDE´ye doğru…
DARENDE´yi Görmeden Ölmeyin!
DARENDE´yi Görmeden Ölmeyin!
Bir zamanlar SİVAS´a bağlı olan DARENDE, gezip görenleri adeta büyülüyor. SOMUNCU BABA ile manevi bir iklim etrafı kaplarken, GÜNPINAR ŞELALASİ ile de doğanın insana sunduğu cömertlik ap açık ortada duruyor.
GÜRÜN´de Ağaçlar Sabırda
GÜRÜN´de Ağaçlar Sabırda
GÜRÜN´de bu yıl dallar meyveye duramadı. Geçen yıl ağaçlar meyve yükünden kırılacak gibi olurken, bu sene yaşanan DOLU nedeniyle ara ara meyve olduğu gözlemlendi.
BURUCİYE Bunu Hak Ediyor mu?
BURUCİYE Bunu Hak Ediyor mu?
SİVAS´ın taş abidelerinden biri olan BURUCİYE MEDRESESİ, deyim yerinde ise kasvet haneyi anımsatıyor. İçine girip çay içenlerin içinin daraldığı gözlemlenirken, zerrece işletme mantığının da olmaması insanları üzüyor.
Kurban ile İlgili Bazı Hususlar
Kurban ile İlgili Bazı Hususlar
Kurban kesmeyi "vacip" olarak kabul eden Hanefi mezhebine göre nisap miktarı mala sahip olan her bireyin ayrı bir kurban kesmesi gerekir.
Sen Sadece Yalansın Dünya!
Sen Sadece Yalansın Dünya!
Ünlü yazar Armağan ETHEMOĞLU vefat etti. ANKARA´da kalp krizi sonucu vefat eden Armağan ETHEMOĞLU, Ankara´da toprağa verildi.
Üç Günlük Dünya mı?
Üç Günlük Dünya mı?
Üç nesillik Rüya!” ancak ve ancak emekle, vizyonla, çalışmakla, azimle, dürüstlükle, merhametle, birlik ve beraberlikle, adil paylaşımla ve hakkaniyetle gerçeğe dönüşebilir ve bir hayat tarzı haline gelebilir!
yalan dünya...
yalan dünya...
/yürü bre yalan dünya/ sana konan göçer bir gün/
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar