Kültürümüzde Kadın ve Bugüne Dair!
Selim Yıldız Yazdı...
Tarih: 25.8.2019 23:39:26/ 1013okunma / 0yorum

KÜLTÜRÜMÜZDE KADIN VE BUGÜNE DAİR

                  Selim YILDIZ*

            Türk kültüründe nasıl ki üstte mavi gök ve altta yağız yer birbirini tamamlayan iki unsursa kadın ve erkek de birbirini tamamlayan iki unsurdur. Bunun en güzel yansıması Orhun Abideleri´nde geçen “Tanrı, Türk milleti yok olmasın diye babam İlteriş Kağan ile anam İl Bilge Hatun´u yükseltti” ifadesidir. Yine Orhun Abideleri´nde “Umay gibi anam Hatun sayesinde kardeşim Kül Tigin kahraman er adını aldı” denilmekte Türk kadınının ruhunun yüksekliğine dikkat çekilmektedir. Kadın, Türk Altay destanlarında Ülgen´e ilham kaynağı olurken, bir yanda da kültürümüzde Umay adlı bir ilahi güç tarafından koruma altına alınmıştır. Kültürümüzde "Katun nehri" örneğinde görüldüğü üzere sularımıza ad olan, yüce dağ başlarına tac olan (Altay dağlarının en tepe noktasına Kadın başı denilir) kadını yasalarla ve yasaların tanıdığı haklarla dahi koruyamamak bir utanç kaynağıdır. Tanrı´ya, aşka, dünyadaki bir çok güzellikte ve güzel işte ilham kaynağı olan kadını yok saymak, insanlığa karşı bir suç ve ihanettir. Tevfik Fikret, "kızlarını okutmayan bir millet oğullarını manevi öksüzlüğe terketmiş demektir" derken, Neşet Ertaş, "kadın insan, biz insanoğluyuz" diyerek kadını müstesna bir yere koymaktadır. 

            Her devirde yetişmiş ruhu kudretli kadınlarımız olmuştur. O kurt doğuran kadınlar sayesinde Türk devleti de hep var olmuştur. Türk kadını Dede Korkut Destanlarında erkekle eşittir. Kam Büre Bey oğlu Bamsı Beyrek´in beşik kertmesi Banıçiçek´le güreşe tutuşması yahut Kan Turalı ve eşi Selcen Hatun´un birlikte silah kuşanıp, düşmana beraber hücum etmeleri bunun dikkate değer örnekleridir. Türk kadını, Türkmenlerden kurduğu orduyla eşi Tuğrul Bey´in tahtını isyancılara karşı koruyan Altuncan Hatun´dur. Türk kadını kahramanlığı dillere destan Tomris Katun´dur. Türk kadını, Çinlilerin "Şiang Fei" yani "Güzel Kokulu Prenses" dediği ancak Çin sarayına zırhlı elbisesi ve atıyla giren, Kürşad´dan 1120 yıl sonra Çin sarayını basan kahraman Dilşad Hatun´dur. İffetlidir. Türk kadını, kumarı yasaklayan, kız kaçırma olaylarının önüne geçen ilk kadın muhtarımız (Aydın´ın Çine ilçesine bağlı Demirdere köyünde-bugünkü Karpuzlu ilçesi yaklaşık 500 oy alarak seçimi kazanmıştır) Gül Esin´dir. Türk kadını,  Milli Mücadele döneminde alnından vurularak şehit olan Gördesli Makbule ve daha niceleridir.

            1716 yılında İngiltere´nin Osmanlı elçisi olarak atanan Edward Wortley Montagu´nun eşi Mary Wortley Montagu "Türk kadınlarının en büyük süsü Türk oluşlarıdır. Onlar süslenmek için elmas veya zümrüt takınmıyorlar, belki üzerlerinde taşıdıkları o taşları süslemiş ve kıymetlendirmiş oluyorlar. Çünkü her Türk kadını canlı bir inci ve paha biçilmez bir pırlantadır." Demektedir. Başta Kaşgarlı Mahmut olmak üzere, İbn-i Fadlan, İbn-i Batuta vb. kişiler Türk kadınının hür, erkeklerle eşit ve iffetli yaşamına işaret etmişlerdir. Broquere adlı Fransiz elçisinin Dülkadiroğulları beyliğinde kadınlardan kurulu 30 bin süvarinin mevcut olduğunu, Aşıkpaşazade´de  geçen Bacıyan-ı Rum´un Türkmen kadınlar olduğunu da Osman Turan Türk Cihan Hakimiyeti Mefkuresi kitabında yazmaktadır.

            “Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye, eski devirlerdeki gibi basit değildir. Gerekli özellikleri taşıyan evlat yetiştirmek, pek çok özelliği şahıslarında taşımalarına bağlıdır. Bu sebeple kadınlarımız, erkeklerden daha çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgin olmaya mecburdurlar!” diyen Mustafa Kemal Atatürk, milli mücadelede nasıl ki kadınlarımızın rolü çok büyük olmuşsa yeni Türkiye ve  toplumun yine  kadınlarımız sayesinde yükseleceğinin farkındaydı. Bu noktada kadının birey olarak erkeklerin gerisinde kalmasının toplum açısından doğru olmayacağını her fırsatta dile getirmiş, faaliyetler yürütmüştür. Kadın bizce bir doğuş, var oluştur. Bilindiği üzere kültürümüzde göbek bağı mühimdir. Göbeğin kesildiği yer de mühimdir. Kadın bu çerçevede doğru idrak edilmeli, doğru algılanmalıdır. Kadın vatandır, kadın milletin temelidir.

            19. yy´a kadar Batı´da İnsanat Bahçelerinde kadınların sergilendiğini göz önünde tutarsak elbette ki Türk tarihinde kadının öncesi ve sonrasıyla önemli bir mevkide olduğunu söyleyebiliriz. Ancak bugün Aile Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, çeşitli yasal düzenlemeler, onlarca kadın derneği vb. rağmen kadın toplumda anlaşılamamaktadır. Çığlığına tam anlamıyla kulak verilmemekte, hatta bir çok kurum ve kuruluşta yok sayılmakta, bu noktada yasalarla verilmiş haklar dahi alenen çiğnenmektedir. Kadın Sığınma Evleri çözüm değildir, Yasa yapıp takibini yapmamak, görmezden gelmek çözüm değildir, Siyasi parti teşkilatlarında sadece belirli statü yahut aynı yönde hareket eden kadınlara yönelik sosyal faaliyetler çözüm değildir. Topyekun eğitime ihtiyacımız olduğu aşikardır. Türk kadını kutludur ama kutsanmaya da ihtiyacı olmadığını en başta ifade ettiklerimiz, tarih göstermektedir. Artık bu kutlu varlığı sözlerimizle kutsamaktan yahut TV kanallarında, reklamlarda kullanmaktan ziyade tabiatın, yaşamımızın en değerli bir parçası olarak görüp birlikte yürümesini, birlikte yükselmesini bilmeliyiz. Onların emeği üzerinde egemenlik kurmaktan ziyade onların emeği, onuru, yaşamı üzerindeki ipoteği hep birlikte kaldırabilir, birlikte var olabiliriz.

21. yy Türkiyesi´nde kadına yönelik işlenen suçlar başta olmak üzere onun varlığını yok saymaya yönelik hâl, hareket ve davranış şekilleri milletimizin geleceğini karartmak demektir. Sosyal, kültürel, ekonomik ve psikolojik nedenler başta olmak üzere çok yönlü şekilde kadına yönelen olumsuz tutumlar aile, iş ve toplum hayatı içinde araştırılmalı, raporlar düzenlenmeli, anket çalışmaları yapılmalıdır. Gerekirse atasözleri, deyimler, türküler, şarkılar, kadın üzerine yazılmış çizilmiş, oynanmış her şey tahlil edilmeli, eleştirilmelidir. Kültürümüzde kadına yönelik yanlış bilinen yahut yanlış devam eden şeyler terkedilmeli daha doğru bir bilinç kurmak için çalışmalı, algılar oluşturulmalıdır. Üniversitelerimizin başta Sosyoloji bölümleri olmak üzere ilgili bölümleri, Araştırma Merkezleri, ilgili Bakanlık ve Birimleri, Halk Eğitim Merkezleri,  Siyasi Partiler, Sivil Toplum Kuruluşları vb. bu konuda samimi olduğunu daha fazla ortaya koymak durumundadır. Göstermelik faaliyet ve reklamlar dışında samimiyete çok ihtiyacımız bulunmakta olduğu açıktır. Samimiyetin lisanı yoktur.



* Öğretim Görevlisi, Ardahan Üniversitesi, Nihat Delibalta Göle MYO.








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Kültürümüzde Kadın Bugüne Dair
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
USULSÜZ DİNLEME BÜYÜK SUÇ!
USULSÜZ DİNLEME BÜYÜK SUÇ!
SİVAS´ta da yakından takip edilen FETÖ´nün “USÜLSÜZ DİNLEME” davasına ceza yağdı.
KANAT ALIŞTIRIYOR!
KANAT ALIŞTIRIYOR!
Kamu Hastaneler Genel Müdürü Hillmi ATASEVEN´in SİVAS´a geldiği öğrenildi.
Kar Kapıda, Ya Huzur?
Kar Kapıda, Ya Huzur?
Kar yağar, yollar kapanır lakin kimse yüreklere giden yolları kapatmazdı. Yorgun başların dinleneceği güçlü omuzlar, hayata tutunmanın sırrını fısıldarlardı. Sahi nereye gitti o zamanlar?
Sanatkar Şair MIGIRDİÇ KORKOR
Sanatkar Şair MIGIRDİÇ KORKOR
Artin KORKOR Yazdı...
4 EYLÜL KÜLTÜR PARKI
4 EYLÜL KÜLTÜR PARKI
Kent Meydanı´nda bulunan Eski ORDU EVİ´nin yıkılması sonrasında buranın DÜNYANIN en büyük meydanı olma yolundaki en önemli fırsatın değerlendirmesi bekleniyor.
Üniversite´nin 46.Yılı
Üniversite´nin 46.Yılı
Sorular, Sorular, Sorular!..
HER ŞEY İÇİN TEŞEKKÜRLER!
HER ŞEY İÇİN TEŞEKKÜRLER!
İkinci DEVLET ÜNİVERSİTESİ´NİN kurulması konusunda adeta bir savaş veren ŞEHİR KÜLTÜRÜ DERNEĞİ, maddi ve manevi lobi oluşturarak konuyu ülke gündemine taşımıştı. Üniversitenin hayata geçtiği şu günlerde mutlaka bu savaşı verenlerin de yönetimde söz sahibi olmaları bekleniyor.
HAS Bir Adım Olur!
HAS Bir Adım Olur!
Siyasi hayatı sona eren Sami AYDIN´ın, şehrin ekonomik ufkuna katkı yapması bekleniyor. Örneğin NİJERYA´da bir HELVA Fabrikası açarak, şehre döviz girdisi yapmasının faydalı olacağı söyleniyor. NİJERYA´nın ikliminden dolayı helvasının güzel olduğu ve bu helvayı da AYDIN´ın çok seveceği sanılıyor
Coğrafya Kadere Hükmeder!
Coğrafya Kadere Hükmeder!
Coğrafya insan kaderine hükmeder. İnsanın doğup büyüdüğü topraklar hayatını şekillendirir. Sivas´ta yaşamış insanlar da hangi görüşe hangi milliyete ait olursa olsun bir fedakârlık abidesidir. Tarihi bir gerçek ise bunu ispatlar mahiyette. Ünlü komutan Enver Paşa´yı Sarıkamış Harekâtı´nda donmaktan kurtaran askerin bir Sivaslı olduğu bilgilerine ulaşıldı. Sivaslı bir Ermeni olan Ohannes Aginyan´ın Enver Paşa´yı donmaktan kurtardığı ve Enver Paşa´nın ise bu askere teşekkür mektubu gönderdiği bilgisi edinildi.
Böyle Saf Bakabilsek Keşke!
Böyle Saf Bakabilsek Keşke!
İyi niyetin, dürüstlüğün, adam gibi adam olmanın kullanılır görüldüğü, samimiyetin bir değerinin olmadığı,tavır sahibi olmanın, dik duruşun, güç unsurlarına boyun eğmemenin anlaşılamadığı b u çiğ çağda,anlamın anlamını içselleştirmiş bakışlar yok da değil!
Yakın Geçmişin Sırları
Yakın Geçmişin Sırları
Abdullah ÇATLI, Prof.Dr. Mahmud Es´ad COŞAN ve Muhsin YAZICIOĞLU´nun ölümleri sırrını koruyor. Bu üç isimin de belli aralıklarla kaza süsü verilmiş suikastlarla ortadan kaldırılmasının TBMM´de yeniden bir araştırma komisyonu kurularak irdelenmesi isteniyor.
CAZİBESİ KAYBEDİLMEMELİ!
CAZİBESİ KAYBEDİLMEMELİ!
KENT MEYDANI çevre düzenlemesine 7 milyonluk büyük bir bütçenin harcandığı bilinirken, bu meydanın bitirilmesi akabinde, meydan siluetine uygun iş yeri tabelalarına izin vermeyen BELEDİYE, adeta buradaki işlevselliği de bertaraf etti.
Hesap İçinde Hesap!
Hesap İçinde Hesap!
SİVAS Cumhuriyet Üniversitesinden farklı atakların planlandığı haber merkezimize gelmeye devam ediyor. Hilmi ATASEVEN´in REKTÖRLÜK için, mevcut Rektör Alim YILDIZ´ın ise VEKİLLİK planladığı iddia ediliyor.
Sivas Mutfağının Gözdesi
Sivas Mutfağının Gözdesi
Uluslar arası dergilere kapak olan Tonus Köftesi, Sivas mutfağının yüz akı konumunda. Bir tek Sivas´ta yapılan bu özel köfteye “”Düğün Köftesi” de denilmekte.
Koltuk Kapma Yarışı Sürüyor
Koltuk Kapma Yarışı Sürüyor
Sivas´ta herhangi bir makama gelmek için yapılan mücadele akıllara durgunluk veriyor. En ufak bir yere gelebilmek için “EL ETEK ÖPEN” pek çok insanın, bu acınası hali dikkatlerden kaçmıyor.“Dik duruş, tavır sahibi olma, adam gibi adam olma” gibi erdemlerden habersiz pek çok zavallıya, acımanın bile lüks olduğu görülüyor.
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar