KUDÜS´te Son OSMANLI
Onu o merdivenin başında gördüm. İki metreye yakın bir boy... İskeletleşmiş vücudu üzerinde bir garip giysi... Palto?.. Hayır, kaput, pardösü veya kaftan?.. Değil. Öyle bir şey, işte.
Tarih: 10.1.2018 21:25:35/ 1298okunma / 0yorum

 

 “Mevki Kudüs. Mekân Mescid ül Aksa, Tarih 21 Mayıs 1972 Cuma. Ben (İlhan Bardakçı) ve gazeteci arkadaşım rahmetli Said Terzioğlu, İsrail Dışişleri rehberlerinin yardımı ile bu mübarek makamı dolaşıyoruz. Kudüs Kapalı Çarşısı´nda rüzgâr gibi dolanan entarili kahvecilerin ellerindeki askılara çarpmadan biraz yürüdünüz mü, önünüze çıkan kapı sizi Mescid ül Aksa´nın önüne kavuşturur.

Mirac mucizesinin soluklanıldığı ilk Kıble´mize yani. Hemen oracıkta, ilk avlu vardır ki, hâlâ bizim lâkabımızla anılır. “12 bin şamdanlı avlu” derler oraya. Yavuz Selim, 30 Aralık 1517 Salı günü Kudüs´ü devlete katmıştır da, ortalık kararmıştır. Yatsı namazını o avluda kılar. Kendisi ve bütün ordu beraber. Şamdanları yakarlar. Tam 12 bin şamdan. O isim oradan kalmadır. Sekiz on basamaklı geniş merdiveni adımladınız mı, o mukaddes Mescid´in bağdaş kurduğu ikinci avluya ulaşırsınız.
Onu o merdivenin başında gördüm. İki metreye yakın bir boy... İskeletleşmiş vücudu üzerinde bir garip giysi... Palto?.. Hayır, kaput, pardösü veya kaftan?.. Değil. Öyle bir şey, işte.

Başındaki kalpak mı, takke mi, fes mi? Hiçbirisi değil. Oraya dimdik, dikilmiş. Yüzüne baktım da, ürktüm. Hasadı yeni kaldırılmış kıraç toprak gibi. Yüz binlerce çizgi, kırışık ve kavruk bir deri kalıntısı.
Yanımda İsrail Dışişleri Bakanlığı Daire Başkanı Yusuf var. Bizim eski vatandaşımız. İstanbullu. “Kim bu adam?” dedim.

Lâkaydi ile omuz silkti. “Bilmem” diye cevap verdi. “Bir meczup işte. Ben bildim bileli, yıllardır burada dururmuş. Çakılı gibi, hâlâ duruyor ya... Kimseye bir şey sormaz. Kimseye bakmaz, kimseyi görmez.”
Kan mı çekti nedir?

 Nasıl, neden, niçin hâlâ bilmiyorum. Yanına vardım. Türkçe “Selâmünaleyküm baba”  dedim.
Torbalanmış göz kapaklarının ardında sütrelenmiş gibi jiletle çizilmişçesine donuk gözlerini araladı. Yüzü gerildi. Bana, bizim o canım Anadolu Türkçemizle cevap verdi:

- Aleykümüsselâm oğul...
Donakaldım. Ellerine sarıldım, öptüm öptüm...

- Kimsin sen, baba? dedim.
Anlattı ki ben de size anlatacağım.
Ama evvelâ biliniz. O canım Devlet çökerken, biz Kudüs´ü 401 yıl 3 ay 6 günlük bir hakimiyetten sonra bırakırız. Günlerden 9 Aralık 1917 Pazar günüdür. Tutmaya imkân yok. Ordu bozulmuş, çekiliyor, Devlet, zevalin kapısında. İngiliz girinceye kadar geçen zaman içinde yağmalanmasın diye oraya bir artçı bölük bırakırız. Âdet odur ki kenti zapteden galip, asayiş görevi yapan yenik ordu askerlerine esir muamelesi yapmaz.
Anlattı, dedim ya. Gerisini tamamlayayım.
- Ben, dedi, Kudüs´ü kaybettiğimiz gün buraya bırakılan artçı bölüğünden...
Sustu. Sonra, elindeki silahın namlusuna sürdüğü fişekleri ateşler gibi zımbaladı:

- Ben, o gün buraya bırakılmış 20. Kolordu, 36. Tabur, 8. Bölük, 11. Ağır Makineli Tüfek Takım Komutanı Onbaşı Hasan´ım...
Yarabbi. Baktım, bir minare şerefesi gibi gergin omuzları üzerindeki başı, öpülesi sancak gibiydi...

Ellerine bir kere daha uzandım. Gürler gibi mırıldandı:
- Sana, bir emanetim var oğul. Nice yıldır saklarım. Emaneti yerine teslim eden mi?
- Elbette, dedim, buyur hele...
Konuştu:
- Memlekete avdetinde yolun Tokat Sancağı´na düşerse... Git, burayı bana emanet eden kumandanım Kolağası (Önyüzbaşı) Musa Efendi´yi bul. Ellerinden benim için bus et (öp). Ona de ki...
Sonra, kumandanı olduğu takımın makinelisi gibi gürledi:
- O´na de ki gönül komasın. Ona de ki “11. Makineli Takım Komutanı Iğdırlı Onbaşı Hasan, o günden bu yana, bıraktığın yerde nöbetinin başındadır. Tekmilim tamamdır kumandanım dedi” dersin...
Öleyazdım.
Sonra yine dikeldi. Taş kesildi. Bir kez daha baktım. Kapalı gözleri ardından, dört bin yıllık Peygamber Ocağı ordumuzun serhat nöbetçisi gibiydi. Ufukları gözlüyordu. Nöbetinin başında idi. Tam 55 yıl kendisini unutuşumuzdaki nadanlığımıza rağmen devletine küsmemişti.
                                                                         İlhan Bardakçı








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: KUDÜS OSMANLI
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Bu İddia Doğru Olmamalı!
Bu İddia Doğru Olmamalı!
İSTASYON CADDESİNDE zorunlu yapılması gereken OTOPARKIN ticari alana dönüştürüldüğü ve bununda arkasındaki ismin de EROL GENÇ olduğu iddia ediliyor.
Esnafın Sorunlarına Ne Zaman Eğilecek?
Esnafın Sorunlarına Ne Zaman Eğilecek?
Genelde “BAYRAMDA BOZUK PARA BULUNDURUN ve KIŞ LASTİĞİ” takın diye yaptığı açıklamalar haricinde yıllardır şehir için önemli riskler almayan Esnaf Odası Başkanı KÖKSAL´ın kışa yaklaştığımız şu günlerde“KIŞ LASTİĞİ” takın diye açıklama yapması bekleniyor.
CELALOĞLAN AĞIDI TRT´de...
CELALOĞLAN AĞIDI TRT´de...
TRT AVAZ´ın başarılı kültür programlarından biri olan “Ninniden ağıta Anadolum” isimli programın çekimleri SİVAS´ta yapıldı.Türküler Ocağı SİVAS´ın “CELALOĞLAN AĞIDI” TRT AVAZ ekranlarında, izleyenleri adeta mest etti.
SiVAS´ın KARADENİZ´i
SiVAS´ın KARADENİZ´i
Turizm Cenneti olması gereken HAFİK GÖLÜ, eşsiz doğası ve berrak suyu ile keşfedilmeyi bekliyor.Tarihi bir öneme de sahip olan gölün KARADENİZ ile bir alt bağlantısı olduğu varsayılıyor.
Bu Mudur İşte Budur!
Bu Mudur İşte Budur!
Fedakar eğitimciler eğitim anlamlı güzel ilkleri hayata geçiriyorlar. Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk´un, "gözetmensiz sınav" önerisine TÜRKİYE´de ilk sesi Kahramanmaraş Yahya Kemal İlkokulu Müdürü Hüseyin YILMAZ verdi.
SİVAS Film Festivali Ne Zaman?
SİVAS Film Festivali Ne Zaman?
Komşu iller, kültürde, sanatta, bilimde alıp başını giderken SİVAS´ın bu gelişmeler karşısında ne yapacağı merak ediliyor.
Dünyanın Turisti SİVAS´a Akabilir!
Dünyanın Turisti SİVAS´a Akabilir!
HIZLI TREN´in hayata geçmesi akabinde LONDRA´dan ÇİN´e uzanacak hattın tam ortasında bulunan SİVAS, altın çağını yaşayabilir. Şehrin, bütün değerleri ile bu gelişime hazır edilerek DÜNYA turizminin dikkatine sunulması arzulanıyor.Pek çok özelliği olan SİVAS´ın,putperestliği reddedip TEK ALLAH´a inanan AZİZ VLAS ve KIRK AZİZLER´i dünya inanç turizmine kazandırması gerektiği vurgulanıyor.
STK`lar SİVİL Mİ?
STK`lar SİVİL Mİ?
ÖZGÜR ve ÖZGÜN Düşünceyi savunup, toplum yararına entelektüel değerler ortaya koyması gereken STK´ların her ziyaret ettikleri yerde emre itaat ettiklerini deklare etmeler hayret ve ibretle takip ediliyor.
Kahvehaneler Kışa Hazır!
Kahvehaneler Kışa Hazır!
KASIM´a girdiğimiz şu günlerde, hemen hemen yazlık işlerin bittiği Sivas´ta, insanlar kışa hazırlanıyor. Yazın genelde çalışmama yolunu seçen hemşerilerimizin, havalar soğur soğumaz kahvelerin yolunu tutmaları bekleniyor.
Seküler Zavallılık
Seküler Zavallılık
Sivas´ta seküler yaşam tarzı etkinliğini git gide artırıyor. Hayalden, hedeften, medeniyet aşkından yoksun pek çok kişi, kapı kapı dolaşıp yalvararak, makam ve mevki dileniyor. Belli bir koltuğu elde edemeyenlerin psikolojileri bozulurken, elde edenler ise, o koltukları zavallıca kutsamaya devam ediyorlar. Kökleşen bu seküler ayine, nasıl bir çözüm bulunacağı ise bilinmiyor.
Preh, Preh, Preh!..
Preh, Preh, Preh!..
Belediyenin bütün tanıtım hizmetlerinin alnının "AK"ıyla yaptığını iddia eden TORUN, belediye tanıtımında adeta çakıldı.
Bir Kişiye Dokuz Pul,Dokuz Kişiye Bir Pul
Bir Kişiye Dokuz Pul,Dokuz Kişiye Bir Pul
Adaletsiz gelir dağılımı büyümeye devam ediyor. Toplumun büyük bir kesimi asgari ücret ile açlık sınırında yaşam savaş verirken, toplumda var olan “mutlu bir azınlık” ise, asgari ücretin katbe katını bir günde harcıyor.
Şehir İçin Ne Yaptın?
Şehir İçin Ne Yaptın?
Belediye Başkan Yardımcısı Abdürrahim CEYHAN´ın hangi vasıflarından dolayı uzun zamandır BELEDİYENİN vaz geçilmezi olduğu merak ediliyor.
Konuştukça Özgürüz!
Konuştukça Özgürüz!
Şehrimiz C.ÜNİVERSİTESİ İlahiyat Hocalarının, önümüzdeki günlerde “HZ.ÖMER SEMPOZYUMU” yapmaları bekleniyor. Adaleti ve liyakatı baş üstü tutan Hz. Ömer ile ilgili sempozyumun halka açık değil de “ÜNİVERSİTE´ye yönelik” yapılmasının faydalı olacağı öngörülüyor.
Bu da Geçer Ya HU!
Bu da Geçer Ya HU!
SİVAS Cumhuriyet Üniversitesi “eş, dost, akrabalara” kıyak çekme ile gündemde olmaya devam ediyor. BEŞİK ULEMALIĞI mantığının en güzel örnekleri burada sergilenirken, pek çok üniversiteli ismin çocuklarına ve akrabalarına kıyak çektiği biliniyor.
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar