KIRK AZİZLER Turizme Kazandırılmalı
SİVAS´ın inanç turizmi açısından değerlendirilmeyi bekleyen pek çok değeri, şehir yöneticilerince görmezden geliniyor. Üçlerbey Mahallesi´nde bulunan “KIRIK AZİZLER” in şehit edildiği yerde bunlardan biri. Burasının dünya turizmine açılması gerekirken, imara açılması hayret ve ibretle izleniyor. Burasının neden turizme kazandırılmadığı ise merak ediliyor.
Tarih: 6.12.2016 17:39:31/ 2065okunma / 0yorum

 

 

Sivas "elinde altın tasla dilenen" bir şehir olmaya devam ediyor. Orman, deniz ve ticaret olmayan şehrin önünü açabilecek en önemli unsurun turizm olduğu görülürken, bunun öncelikli hale getirilememesi eleştiri alıyor.

Yıllardır Kültür ve Turizm Müdürlüğü koltuğunda oturan lakin şehrin gelecek yüzyılını belirleyecek üç cümlelik bir adım atamayan Kültür ve Turizm Müdürü Kadir PÜRLÜ ise sert bir şekilde eleştiriliyor.

Şehrin inanç turizmi açısından değerlendirilmesi mümkün iken bu yönde sıfır bir adımın olduğu gözlemleniyor.

Sivas Merkez  Üçlerbeyi Mahallesi´nde bulunan ve “Kırk Şehitler, Kırk Azizler ve Kırklar” olarak bilinin bölgenin Hıristiyanlık dini açısından önemi araştırmacılarca vurgulanıyor. Burada ne müze müdürlüğünün ne de turizm müdürlüğünün bir araştırma yapmaması hayretle izleniyor.

Bölgede hiçbir kurum tarafından çalışma yapılmaması ve bölgedeki alanın imara açılmasının ardından 17 Asırlık Kırk Şehitler efsanesi de sadece tarih kitaplarında kalmış olacak.

Kırk Şehitler, Hıristiyanlık dini açısından çok önemli bir noktada yer alıyor. İnanca göre 17 asır önce ilimizde şehit edilen 40 kişi Hıristiyanlık dininin ilk şehitleri olarak biliniyor. Bunun yanı sıra Kapadokya başta olmak üzere turizme kazandırılmış birçok merkezde ilimizdeki 40 Hıristiyan şehitleri anlatan sembollerin bulunduğu biliniyor.

Bu olay Hıristiyanlığın Roma İmparatorluğunda yasaklandığı Licinius (Likinyus) döneminde, MS 320´de, o zamanki adı Sebaste olan Sivas ilinde geçer ve Süryaniler bu hadiseyi her sene 9 Mart´ta anarlar.

Sivas´ın Hıristiyanlık açısından önemli bir merkez olmasına vesile olabilecek mezarlar kırk azizler ve kırk şehitler mezarlığı olarak bilinir. Bunlar Hıristiyan inancının ilk şehitleri olarak kabul edilmektedirler. Sivas´a sığınan bu Tek nTanrı´ya inananlar Romalılar tarafından önce donmuş gölde bekletilmişler sonrasında sıcak hamama sokulup ölmeleri sağlanmıştır.

Üçlerbey Mahallesinde bulunan Çukurpınar denilen mevkide bu tarihi olayın gerçekleşmiş olduğu araştırmacılarca dile getirilmekte.

Kırk kişi, putperestlik döneminde, Allah´a inandıkları için öldürülmüş. Onların öldürüldüğü yere Kırklar, burada akan suya da Kırklar pınarı adı verilmiş. Suyu şifalı olarak bilinen bu pınar, bilhassa kadınlar tarafından ziyaret edilirmiş. Pınarın suyu içilir, dilek dilenir, Allah tarafından dileklerinin kabul olacağına ve hastaların iyileşeceğine inanılırmış.

Bu azizlerin adları şunlardır: İsilios, Meliton, İraklios, Smaragdos, Domnos, Evnoikos, Malis, Bibianos, Klaudius, Priskos, Teodulos, Eftihios, İannis, Ksantios, İlianos, Sisinios, Kırion, Agies, Aetius, Flebios, Akakios, Evdikios, Nisimahos, Aleksandros, İlias, Gorgonios, Teofilos, Dometianos, Gaios, Gorgonios, Eftihes, Atanosios, Krillos, Sahevdon, Nikolaos, Malerios, Filoktimon, Sevirianos, Hudion ve Aglaisos.

SİVAS BELEDİYESİ tarafından burada ince bir imar düzenlemesi ile burasının turizme kazandırılmasının pekala mümkün olduğu aksi taktirde o alanın imara açılması ile saklı bir tarihin katledilip yapılaşacağı belirtiliyor.











Kaynak:

Anahtar Kelimeler: KIRK AZİZLER Turizme Kazandırılmalı
Okuyucu Yorumları (0 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Dergi Denilip Geçilmemeli
Dergi Denilip Geçilmemeli
Dergi denilip geçmemeli. Dergiler, öte dostlukların da ilk harcıdır. Toplumun geneli anlamaz bir dergi çıkarmanın heyecanını ama, bu işi aşkla yapan bir avuç insan, bu yaptıklarının hayatlarının en güzel anlarından biri olduğunu bilirler…
Yoruldum!
Yoruldum!
"ne çok acı var!..."
Ben Ay Sultanım
Ben Ay Sultanım
Ben Ay Sultanım, bakmayın alemden aleme salıverdiğime ışıklarımı… Bin yıldız kondurulan yüreğim ile soluklarım hayatı… Bin yıldız kondurulan yüreğim ile yaşarım kendi içimde, zamanın seyri alemini…
Dünya da Bir Tek Sivas´ta Yapılıyor
Dünya da Bir Tek Sivas´ta Yapılıyor
Sivas Mutfağının Sultanı olan TONUS KÖFTESİ, dünyada bir tek ALTINYAYLA yöresinde yapılıyor. Özel misafirler için hazırlanan bu köfteye, düğün köftesi de denilmekte.
Bir Kum Tanesi Olsam
Bir Kum Tanesi Olsam
Bir yağmur olsam gecenin bağrında. İniversem gelin başı bulutlardan. Ap apak dallardan süzerek güneşin huzmelerini, sunuversem akasyaların naif bedenlerine. Dağların en tepesinde, ay aydınlık düşlere mırıldansam zaman ve mekan aşan duyguları.Bir şairin kaleminde yaşam bulsam.Tanıdık ellerde soluklasam kır çiçeklerinin naif şarkılarını…Bir şiir olsam zamansız ve mekansız…İniversem çorak gönüllere… Dolanıversem huzur adalarının etrafında…Uzak iklim şarkılarını turnalardan öğrensem ve uzanıversem göğün tılsımlı kollarına…
Alfabenin En Güzel Harfidir Bahar
Alfabenin En Güzel Harfidir Bahar
Ayrıntılar pazartesi SİVAS POSTASI´nda
TAŞHAN
TAŞHAN
Kalabalıklardan kaçanların, yüreği daralanların, suskunluğu bir şiir gibi heybelerinde taşıyanların sığınağıdır Taşhan.
Taşları Yemek Yasak
Taşları Yemek Yasak
Taşları yemek yasak...
Kimin Aşkı Daha Büyük?
Kimin Aşkı Daha Büyük?
Türk sinemasında bir dönüm noktası olan EŞKİYA filmi, felsefi derinlik açısından da hala konuşulmaya devam ediyor. Destansı bir aşk hikâyesini dile getiren filmde, kimin aşkının daha büyük olduğu ise hala tartışma konusu.
Aziz Baba´nın Malları Yağma
Aziz Baba´nın Malları Yağma
Sivas araştırılmayı bekleyen pek çok konuyu içinde barındırıyor. TAŞHAN´da bir zamanlar ticaretle uğraşmış Aziz Baba´nın ilginç hayatını araştıran SİVAS POSTASI GAZETESİ, önemli sonuçlara ulaştı.
SİVAS´ı Karşılıksız Sevdiler
SİVAS´ı Karşılıksız Sevdiler
Kültür şehri olmayan Sivas´ı kültür şehri yapmak için ellerinden geleni yapan kültür sevdalıları, Sivaslılar´ın gönlünde ayrı bir yere sahip. Ali Şahin CANOZAN, Mustafa Birinci, Kadir ÜREDİ ve Kutlu ÖZEN, bir şehri karşılık beklemeden sevmenin timsali olarak gösteriliyor.
SİVAS Türkülerin Ocağı
SİVAS Türkülerin Ocağı
Kültür araştırmacıları, pek çok yerde dillendirilen ve Sivas kültür dokusunun bariz özelliklerinin görülüğü“Bir Ay Doğar İlk Akşamdan Geceden” türküsünün Sivas yöresine ait olduğunu iddia ediyorlar.
Toprağın Nazlı VEYSEL´i
Toprağın Nazlı VEYSEL´i
Toprakla, çamurla kavrulan yürekler, imbik imbik süzülürler ariflerin gözyaşı ülkesine. Sonra güneş selama durur, küçücük bir çocuğun yumuk yumuk ellerine. Teller kâinatın sonsuzluğuna eşlik eder; gürler, coşar. Sonra saz olur, yâr olur, can olur , Veysel olur...
DÜŞMAN DUŞALI KALSIN
DÜŞMAN DUŞALI KALSIN
Yusufçukların, çayırlardaki munis sesi, yankılanmaya başlamıştı yine. Cılız gözelerin, ırmağa doğru destursuz salınışına, çamurun libasını giyinmiş kerpiç evlerin silueti eşlik ediyordu. Küme küme dereciklerde, gözlerden ırak yuvalarını ören turnalar, sıcağın tüm cömertliğiyle bedenlerini yıkıyorlar ve her karaltı görmelerinde, ürkek bakışlarla etrafı kolaçan ediyorlardı. Sıra servilerin, serin rehavetine kapılan yaşlılar, alınlarının çentiklerine aldırmadan, ?hey gidi günler? nidalarıyla, derin iç geçirişleri konuk ediyorlardı; zaman ve mekân aşan sabırlarına...
Suyun Destanını Yazan Adam!
Suyun Destanını Yazan Adam!
Ebubekir PARLAK...Sivas Numune Hastanesi´nde dört tekerlekli arabasıyla, buğday tenli bu suskun adam, ölmemesi gereken bir erdemi sundu taşlaşmış kalabalıklara. “Su parasızdır” levhasıyla, insanların peşinden koştuğu her şeyi gölgede bırakarak yaşadı.
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
02:42 04:57 12:45 16:43 20:15 22:09
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar