KIRK AZİZLER Turizme Kazandırılmalı
SİVAS´ın inanç turizmi açısından değerlendirilmeyi bekleyen pek çok değeri, şehir yöneticilerince görmezden geliniyor. Üçlerbey Mahallesi´nde bulunan “KIRIK AZİZLER” in şehit edildiği yerde bunlardan biri. Burasının dünya turizmine açılması gerekirken, imara açılması hayret ve ibretle izleniyor. Burasının neden turizme kazandırılmadığı ise merak ediliyor.
Tarih: 30.11.2017 17:39:31/ 2053okunma / 2yorum

 

 

Sivas "elinde altın tasla dilenen" bir şehir olmaya devam ediyor. Orman, deniz ve ticaret olmayan şehrin önünü açabilecek en önemli unsurun turizm olduğu görülürken, bunun öncelikli hale getirilememesi eleştiri alıyor.

Yıllardır Kültür ve Turizm Müdürlüğü koltuğunda oturan lakin şehrin gelecek yüzyılını belirleyecek üç cümlelik bir adım atamayan Kültür ve Turizm Müdürü Kadir PÜRLÜ ise sert bir şekilde eleştiriliyor.

Şehrin inanç turizmi açısından değerlendirilmesi mümkün iken bu yönde sıfır bir adımın olduğu gözlemleniyor.

Sivas Merkez  Üçlerbeyi Mahallesi´nde bulunan ve “Kırk Şehitler, Kırk Azizler ve Kırklar” olarak bilinin bölgenin Hıristiyanlık dini açısından önemi araştırmacılarca vurgulanıyor. Burada ne müze müdürlüğünün ne de turizm müdürlüğünün bir araştırma yapmaması hayretle izleniyor.

Bölgede hiçbir kurum tarafından çalışma yapılmaması ve bölgedeki alanın imara açılmasının ardından 17 Asırlık Kırk Şehitler efsanesi de sadece tarih kitaplarında kalmış olacak.

Kırk Şehitler, Hıristiyanlık dini açısından çok önemli bir noktada yer alıyor. İnanca göre 17 asır önce ilimizde şehit edilen 40 kişi Hıristiyanlık dininin ilk şehitleri olarak biliniyor. Bunun yanı sıra Kapadokya başta olmak üzere turizme kazandırılmış birçok merkezde ilimizdeki 40 Hıristiyan şehitleri anlatan sembollerin bulunduğu biliniyor.

Bu olay Hıristiyanlığın Roma İmparatorluğunda yasaklandığı Licinius (Likinyus) döneminde, MS 320´de, o zamanki adı Sebaste olan Sivas ilinde geçer ve Süryaniler bu hadiseyi her sene 9 Mart´ta anarlar.

Sivas´ın Hıristiyanlık açısından önemli bir merkez olmasına vesile olabilecek mezarlar kırk azizler ve kırk şehitler mezarlığı olarak bilinir. Bunlar Hıristiyan inancının ilk şehitleri olarak kabul edilmektedirler. Sivas´a sığınan bu Tek nTanrı´ya inananlar Romalılar tarafından önce donmuş gölde bekletilmişler sonrasında sıcak hamama sokulup ölmeleri sağlanmıştır.

Üçlerbey Mahallesinde bulunan Çukurpınar denilen mevkide bu tarihi olayın gerçekleşmiş olduğu araştırmacılarca dile getirilmekte.

Kırk kişi, putperestlik döneminde, Allah´a inandıkları için öldürülmüş. Onların öldürüldüğü yere Kırklar, burada akan suya da Kırklar pınarı adı verilmiş. Suyu şifalı olarak bilinen bu pınar, bilhassa kadınlar tarafından ziyaret edilirmiş. Pınarın suyu içilir, dilek dilenir, Allah tarafından dileklerinin kabul olacağına ve hastaların iyileşeceğine inanılırmış.

Bu azizlerin adları şunlardır: İsilios, Meliton, İraklios, Smaragdos, Domnos, Evnoikos, Malis, Bibianos, Klaudius, Priskos, Teodulos, Eftihios, İannis, Ksantios, İlianos, Sisinios, Kırion, Agies, Aetius, Flebios, Akakios, Evdikios, Nisimahos, Aleksandros, İlias, Gorgonios, Teofilos, Dometianos, Gaios, Gorgonios, Eftihes, Atanosios, Krillos, Sahevdon, Nikolaos, Malerios, Filoktimon, Sevirianos, Hudion ve Aglaisos.

SİVAS BELEDİYESİ tarafından burada ince bir imar düzenlemesi ile burasının turizme kazandırılmasının pekala mümkün olduğu aksi taktirde o alanın imara açılması ile saklı bir tarihin katledilip yapılaşacağı belirtiliyor.








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: KIRK AZİZLER Turizme Kazandırılmalı
Okuyucu Yorumları (2 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
taner
1.12.2017 00:17:46
Sivasa ilk gelen kale yi soruyor daha çivi çakılmadı, aksu misali şu ara alt geçitle, tünelle bozduk kafayı, her işin bir sırası var ama sivas ta maalesef sırayok, kafana göre takıl,,
metin
6.12.2017 23:19:36
İKİ KALDIRIM , İKİDE TÜNEL, TURİSLERE GEZDİRİRİZ, KALE NEYMİŞ ::))
Arı Duru Bir Göldür Yaşamak...
Arı Duru Bir Göldür Yaşamak...
İsimsiz dağların tam bağırlarında, gece ay ile söyleşip, kadife şarkılar geçidini mırıldanan asi, duru bir göldür hayat… Bulutların ardına sinmiş bir dolunayın dahi kıskandığı, yağmur şiirinin iğri iğri selamlamasıdır adeta…
İzdiham
İzdiham
/sen aklıma düştükçe içim nasıl izdiham/
Aşk Obasından Gelen´e
Aşk Obasından Gelen´e
Biter dağların uzun rüyası /mert ölür pas tutar mavzerleri
"Ezim Ezim Eziliyor Yüreğim"
"Ezim Ezim Eziliyor Yüreğim"
Türkülerin babası olarak anılan Sivaslı hemşehrimiz Muzaffer SARISÖZEN´in 10 binin üzerinde türkü derlediği biliniyor.TRT repartuarının neredeyse tamamına yakınının Muzaffer SARISÖZEN tarafından derlenen eserler olduğu belirtiliyor.Türkülere aşık olan SARISÖZEN hastanede yatarken ölmeden önce "EZİM EZİM EZİLİYOR YÜREĞİM" isimli Zaralı Halil türküsünü istediği ve dinleyemeden hayata gözlerini yumması ise hala unutulamıyor.
Karanlık Dünyanın Aydınlık Yüzü
Karanlık Dünyanın Aydınlık Yüzü
Toprağa da âşık olunur mu demeyin. Âşık olunur, hem de delice…Toprak ki cömert ellerini açar hiç kapamaksızın.
Yıldız´ı ZARAFET Bürüdü
Yıldız´ı ZARAFET Bürüdü
İğri iğri inen kar huzmeleri eşliğinde, seyri suluk eden dumanlarla birlikte YILDIZ´ı zarafet bürüdü…
Kimin Aşkı Daha Büyük?
Kimin Aşkı Daha Büyük?
Türk sinemasında bir dönüm noktası olan EŞKİYA filmi, felsefi derinlik açısından da hala konuşulmaya devam ediyor. Destansı bir aşk hikâyesini dile getiren filmde, kimin aşkının daha büyük olduğu ise hala tartışma konusu.
Tonus Tatlısı Yok Oluyor
Tonus Tatlısı Yok Oluyor
Kültürümüze yönelik bazı yemek ve tatlı çeşitlerinin zamana yenik düştüğü ve yok olma tehlikesi ile karşı karşıya kaldığı görülüyor. Buna en güzel örnek ise, Sivas´ta özellikle de Altınyayla yöresinde genelde kış aylarında yapılan ve seferberlik tatlısı olarakta bilinen kavut tatlısı.
Hastanenin Kapısına Kar Doldu
Hastanenin Kapısına Kar Doldu
Hastanenin Kapısı türküsü birçok yerde söylenmesine rağmen, asıl doğduğu topraklar Sivas’ın Altınyayla İlçesinin Başören Köyü’dür. Ağıdı dillendiren ise, Arife Erdoğan. Genç yaşında amansız bir hastalığa duçar olan Arife Erdoğan, Sivas’taki hastanede yattığı zaman içinde bulunduğu ruh halini dizelerle dile getirmiştir.
Suyun Destanını Yazan Adam!
Suyun Destanını Yazan Adam!
Ebubekir PARLAK...Sivas Numune Hastanesi´nde dört tekerlekli arabasıyla, buğday tenli bu suskun adam, ölmemesi gereken bir erdemi sundu taşlaşmış kalabalıklara. “Su parasızdır” levhasıyla, insanların peşinden koştuğu her şeyi gölgede bırakarak yaşadı.
Hastanenin Kapısı Bestelendi
Hastanenin Kapısı Bestelendi
Sivas´a ait olan bir türkü daha kayıtlara geçti. “Hastanenin Kapısına Kar Doldu” isimli türkü ve hikâyesi Yazar Osman ÇELİK tarafından araştırılıp ortaya çıkarıldıktan sonra, Ses Sanatçısı CANAN BAŞARAN tarafından da tamamı bestelenerek kültür hayatımıza kazandırıldı.
dağlar dağımdır benim...
dağlar dağımdır benim...
Güzün sere serpe yağmur şiiri altında, ay aydınlık gecenin ruhları örten rayıhasını hiç dillendirmeden, zamanın en esrik kelimelerinden şiirler ören bir dağım dağlar içinde…
Sis Ritimleri
Sis Ritimleri
‪"dünyanın en güzel sesi ‪“baba”"
Mustafa BALEL´in Yeni Romanı
Mustafa BALEL´in Yeni Romanı
Türk Edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olan hemşehrimiz Mustafa BALEL, bir birinden güzel eserler ile yine gündemde.BALEL´in konusu SİVAS´ta geçen “Koç İbrahim´in Medrese Turu” isimli romanı okurlarla buluştu.
İnsan Yüreği Yitikler Coğrafyasıdır
İnsan Yüreği Yitikler Coğrafyasıdır
Yeni arkadaşı görünce sevindim; zira aynı yaştaydık. O da, göreve başlayalı bir ay filan olmuştu. Turhal´ın Çamlıca Köyü´nden gelmişlerdi. Ve kader ZARA´da ağır ağır işliyordu...
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar