Kim Deli, Kim Veli!
1965 yılında vefat eden Elazığ Tımarhanesindeki bir ´´deli´´ nin (ortadaki) Allah´a yazdığı mektubu...
Tarih: 30.9.2018 19:12:22/ 2032okunma / 1yorum

 

       “Ben dünya Kürresi, Türkiye karyesi ve Urfa Köyünden, (El-Aziz --Elazığ ) Tımarhanesi (Akıl ve Ruh Sağlığı Hastanesi) sakinlerinden; İsmi önemsiz, cismi değersiz, çaresiz ve kimsesiz bir abdi acizin, ahir deminde misafiri Azrail´i beklerken, Başhekimlik üzerinden Hâkimler Hakiminin dergahı Uluhiyetine son arzuhalimdir:
Ben gam (dertlilik) deryasında, fakirlik vatanında, horluk ve rezillik kaftanında PADİŞAH yapılmışım.
Meyvalardan dağdağana, çalgılardan ney-kemana kapılmışım… Benim yatağım akasya dikeninden, yorganım kirpi derisinden farksızdır. Kalbim Ayizman´ın (Hitlerin işkenceci Nazi Komutanı) fırını, ve sahranın çöl fırtınasıdır.
Ruhum aşık-ı Hüda Mahbub peresttir, lakin aklım kaderin cilvesi ve talihin sillesiyle gurestir (gelgittir)
Bana gelen derdü gamın kilosu beleştir. Nerde bir güzel varsa bana karşı keleştir (yüz vermez, cesaretlidir), bütün yiğitlerde bana hep ters ve terestir.
     Aylar geçti, tek temizliğim, gözyaşıyla ve kara toprakla aldığım teyemmüm abdesttir. Yani, içtiğimiz kezzap suyu, mezemiz ise ateştir.
Ol Resuli zişan ve Sultanı dücihan: “Cenabı Allah´ın insanları dünya, dünyayı ise insanlar için yarattığını; Ruhları vücut için, vücutları ise ruhlar için yarattığını; Erkekleri kadınlar; kadınları erkekler için yarattığını; Cenneti mü´min kullar, mü´min kulları da cennet için yarattığını; cehennemi inkârcılar ve münafıklar, inkârcıları ve münafıkları da cehennem için yarattığını” hadisleriyle haber vermiştir.

Peki acaba benim gibi meczup divaneleri ne maksatla halk etmiştir? Bilen babayiğit, meydana çıkıp söylesin…
Allah sana iman verdi sen tuğyan edersin; O in´am etti sen küfran (nankörlük) edersin; O ikram etti sen inkar edersin; O ihsan etti sen isyan edersin; bir de kalkıp bana deli divane diye bühtan edersin!..
Bu söylediklerimin hepsi ruhumun içinde cenk etmektedir. Eğer dilekçemin cevabı gelirse bu manevralar sona erecektir.
    Şimdi adresimi arz ediyorum: Kur´an´ı geldiği yere, yine Kur´an´ı getiren geri taşısın. Madem ki ahkamı ve ahlakı kalmadı, Kur´an´ın kağıdı ve yazısı neye yarasın?! Taki Hz. Muhammed Mehdi (A.S) gelince yeniden okunup yaşansın.!
Ey zerrelerden kürrelere, yerlerden göklere bütün alemlerin Rabbi!..
Ey cemadi, nebati, hayvani, insani, ruhani ve nurani her şeyin ve herkesin yegane sahibi!…
Ey iman ve şuur ehli kalplerin en yüce habibi!..
Ey dertli bedenlerin kederli gönüllerin, ve yaralı yüreklerin tabibi!.
Ben biçare kulun ki; garipler garibi, hüzünlerin esiri, zulümlerin muzdaribi, öksüz, yetim ve sahipsiz bir tımarhane delisi…

Ama kutsi muhabbet ve hasretinin divanesi!…
Herkesi ve her şeyimi elimden aldın, ama sana sığındım, aşkına sarıldım, yegane Sen kaldın!. Yurdumdan yuvamdan, evimden barkımdan ayırdın, gurbete ve hasrete saldın, ama onları ararken Sana ulaştım, sevdana daldım! Böylece fani ve hayali görüntülerden kurtarıp hakiki tecelline mazhar kıldın.
üceler yücesi Rabbim, Efendim!

Hakk´tan saparak ve haddimi aşarak, haşa senden, Burak bineği, Cebrail seyisi, Sidretül Münteha menzili, cümle mahlûkatın en şereflisi, Rahmanın en mükemmel tecelli ve temsilcisi… Kainatın fahri ebedisi, Ahir zaman Nebisi ve Mehdisi, Levhi Mahfuzun (Kader projesinin) tercümanı ve tebliğcisi, Efendiler efendisi Hz. Muhammed sallallahu aleyhi vesellem´in Mahbubiyetini mi istedim?..

Hanif Dinin üstadı ve nice Nebilerin atası Hz. İbrahim´in haliliyetini, Hz. Süleyman´ın saltanat ve servetini Hz. Musa´nın Celadet ve cesaretini, Hz. İsa´nın ruhaniyetini mi istedim?..
Hz. Ebu Bekir Sıddık´ın yüksek fazilet ve kurbiyyetini, Hz. Ömerül Faruk´un dirayet ve teslimiyetini, Hz. Osman´ı zinnureynin asalet ve sehavetini, Hz. Aliyyül Murtaza´nın ilim ve velayetini mi istedim?
Senden mülkü hâkimiyet, şanü şöhret, malü servet mi talep ettim? Senden vücuduma sıhhat ve afiyet, aklıma ziya ve selamet, hayatıma huzur ve istikamet dilendimse, bunlar için de bin kere tevbe ettim!

Çünkü Şeriatın iptal, tarikatın ihmal, hakikatın ihlal ve mü´minlerin iğfal edildiği bir zillet ve rezalet döneminde, bana akıl ve mükellefiyet verseydin, bu sadece benim mesuliyet ve mahzuniyetimi ziyadeleştirecekti!
Sultanım Efendim:
Ben Senden sadece seni istedim; pahası elbet böyle yüksektir ve tüm sevdiklerimi ve sahiplendiklerimi uğruna feda etmektir.
Rabbim, elbet vardır hikmeti ki, bu kuluna böyle zillet ve zahmet çektirirsin. Ben haşa itiraz değil, naz ederim ama, umarım Sen niyaz kabul edersin.

Aile efradımı, aklı izanımı alıp beni hicrana saldın. Ama yine de şükür; ya akıllı kalıp ama hain ve hilekâr olaydım…
Ya varlıklı kalıp ama zalim ve sahtekâr olaydım…
Ya âlim ve saygın kalıp ama gafil ve riyakâr olaydım…
Ya arkalı etraflı kalıp ama azgın ve zulümkar olaydım…
Ya sağlıklı sefalı kalıp ama, sapıtmış, ahlaksız ve vicdansız olaydım!..
Derdü bela ki, sabredenlerin vesile-i miracıdır. Müminler kalbimin tacı, mücrimler rahmetin muhtacı, münkirler hikmetin icabı, Sadık ve aşık ehli cehd adaletin ilacıdır. Velakin bu münafık hain ve zalimler ise çıban başıdır, akrep gibi sancıdır; şerefli insana, helali dışında bütün kadınlar kızlar ana-bacıdır.
Ey Rabbim, Efendim!
Malum-u aliniz ve zaten yüce takdirinizdir ki; ne özenli-bezekli elbiselerle gezdiğim bayramlarım oldu… Ne onurlu ve huzurlu seyahatlerim ve seyranlarım oldu… Ne etrafımda hizmet ve rağbet gösteren dostlarım ve hayranlarım oldu!..
Lezzet ne imiş, izzet ne imiş ve fazilet ne imiş tatmadım; ama şikâyet şekavettir; bütün bu fani ve fena nimetlerin asıl sahibi olan Padişahlar Padişahını buldum…
Beni yoktan var ettin, iman ve hidayet buyurup varlığından haberdar ettin, ama aklımı alıp kulunu bi-karar ettin, sana sonsuz şükürler olsun!..
Şimdi son dileğim beni yanına al ve bir daha huzurundan ve sonsuz nurundan ayırma, ne olursun!
Umarım bu dilekçeyi yazdım diye bana darılmazsın; çünkü zaten Zatından gayrıya yalvarıp yakarmanın ŞİRK olduğunu buyurdun!

Selam ve dua ile...








Kaynak:

Anahtar Kelimeler: Deli Akıllı
Okuyucu Yorumları (1 yorum)
Adınız Soyadınız *
E-Posta *
 
Telefon
Güvenlik *
Yenile
 
Yorumunuz *
Nejat DEMİR
1.10.2018 19:22:26
Böyle bir deryanın dostluğuna yoldaşlığına arkadaşlığına talibim ve muhtacım. Ey ummanı derya benden de sana selam olsun eriştiğin yerde birlikte olduklarınla o gün yan yana gelindiğinde görüşmek buluşmak dualarımla.
Çekirge Bir Sıçrar İki Sıçrar!
Çekirge Bir Sıçrar İki Sıçrar!
“GÖREVİ KÖTÜYE KULLANMAKTAN” 10/04/2019 tarihinde mahkemeye çıkacak olan ALTINSOY´un şahitleri tesir altına alıp kendi lehine ifade vermeleri için bir MAARİF MÜFETTİŞİNİ aracı koyduğu iddia ediliyor.
SİVAS İçin Koşturuyor!
SİVAS İçin Koşturuyor!
TBMM´nin en hareketli vekillerinden biri olan hemşehrimiz Habib SOLUK, bir günlük çalışma ziyaretini SİVAS´ta tamamladıktan sonra akşam İSTANBUL´a geçti.
Aşk mı? Mantık mı?
Aşk mı? Mantık mı?
Tacettin KEPENEK Yazdı...
Düşünce Adamı Dik Durur
Düşünce Adamı Dik Durur
Düşünce adamı; Bir zümrenin emir kulu değildir.Hiçbir merkezden talimat almaz.
Bir Kişiye Dokuz Pul,Dokuz Kişiye Bir Pul
Bir Kişiye Dokuz Pul,Dokuz Kişiye Bir Pul
Adaletsiz gelir dağılımı büyümeye devam ediyor. Toplumun büyük bir kesimi asgari ücret ile açlık sınırında yaşam savaş verirken, toplumda var olan “mutlu bir azınlık” ise, asgari ücretin katbe katını bir günde harcıyor.
Bu İddia Doğru Olmamalı!
Bu İddia Doğru Olmamalı!
Adeta yönetici ve seçilmişlerin hak ve hukuku yok olarak yaşadığı ilimizde yine akıllara durgunluk veren bir iddia gündeme düştü...
KUTLAMA Bekleyebilirdi!
KUTLAMA Bekleyebilirdi!
Cumhurbaşkanı ERDOĞAN´ın SİVAS MİTİNGİNDE dil sürçmesi ile “Üniversiteyi SİVAS´a biz kurduk” demesi sosyal medyada 45 yıl önce kurulan Üniversiteyi biz kurduk diye söyledi paylaşımları rekor kırarken, Sivas yöneticilerinin 45.Yıl kuruluşunu adeta CUMHURBAŞKANINA Nazire yapıp SOSYAL MEDYA eleştirilerini pekiştirici hamleleri eleştiri aldı.
RUSLAR´ın Dize Getiremediği Kartal
RUSLAR´ın Dize Getiremediği Kartal
Ruslar´ı dize getiren Kafkas Kartalı Şeyh Şamil, ölüm yıldönümünde rahmetle anılıyor.
Sanatkar Şair MIGIRDİÇ KORKOR
Sanatkar Şair MIGIRDİÇ KORKOR
Artin KORKOR Yazdı...
Gözler Milli Eğitim´de...
Gözler Milli Eğitim´de...
Şehir kamuoyu Müdür SAVAŞÇI´dan eğitim anlamlı temiz bir sayfa açmasını bekliyor. Milli Eğitim tarafından bilinen şaibeli okul idarecileri hakkında bir incelemenin zaruret olduğu vurgulanırken, Kurum kültürünü oluşturamayan, görevini yapmayan, Bayrak törenleri ve İSTİKLAL MARŞI hassasiyeti olmayanların görevlendirmelerinin iptal edilmesinin mecburiyet olduğu vurgulanıyor.
Ömer İNÖNÜ´den SİVAS´a Vefa
Ömer İNÖNÜ´den SİVAS´a Vefa
SİVAS POSTASI GAZETESİ Sivas Kültür ve Tarihine önemli katkılar sunmaya devam ediyor. İkinci CUMHURBAŞKANI İsmet İNÖNÜ´nün oğlu Ömer İNÖNÜ´nün Sivas TÜDEMSAŞ´ta staj yaptığı ve staj parası ile de ÇİFTE MİNARE´nin külahlarını yaptırdığı bilgilerine ulaşıldı.
ÇARE 6.Bölge
ÇARE 6.Bölge
SİVAS Sanayisi can çekişiyor. SİVAS´ın çok acil 6.BÖLGE TEŞVİK kapsamına alınmaması durumunda, pek çok FABRİKA İŞÇİ ÇIKARMAYA başlayacak.
SİVAS´ı Köye Çevirdiniz Köye!..
SİVAS´ı Köye Çevirdiniz Köye!..
SİVAS Merkeze ilçe ve köylerden gelen pek çok insanın şehirle ünsiyet kurmada zorluk çektiği gözlemleniyor. Bir biri ardına açılan İlçe ve Köy dernekleri de, insanların şehirle bütünleşmesinden çok, bir “klan” mantığı içerisinde kalması ile eleştiri alıyor. DERNEKLERDE genel gündemin “kim nerede öldü nereye gömülecek, şu nerde bu nerde, şu şunun oğlu şu şunun torunu, ” gibi olması tepki çekiyor.
"MEMİL ile ALİS"
"MEMİL ile ALİS"
Kirkor DEĞİRMENCİYAN yazdı...
Güzellikler Çoğalsın!
Güzellikler Çoğalsın!
SİVAS Şehir Kültürünü Yayma ve Yaşatma Derneği “MEŞHUR SİVAS DÖNERİ” Gecesi düzenliyor.İl dışı ve yurt dışında dahi hasretle aranan bir SİVAS lezzetini gündem alan dernek, “MARİFET İLTİFATA TABİDİR” felsefi yaklaşımı ile iki ayda bir şehir değerini kamuoyuna daha yakından tanıtmayı hedefliyor.
Başlangıç Tarihi
Bitiş Tarihi
E-Gazete
Son Sayı
Önceki Sayılar
Sivas için namaz vakitleri
İmsak Güneş Öğle İkindi Akşam Yatsi
06:00 07:44 12:44 15:09 17:27 18:59
Çok Okunanlar
Çok Yorumlananlar