Bugün, 24 Kasım 2020 Salı


JULİANA
30.07.2019 09:15:10
Kirkor bey... "ALIS ile MEMIL" diye yazdığınız yazıda geçen ALIS benim annem.Annem ile ilgili sizle görüşmek istiyorum.Luten telefonunuz...

JULİANA
30.07.2019 09:19:35
Annem biz 3 kardeşe de mukemmel Türkçe öğretti.Sivasi da ögretti hepimize...Lutfen sizle temas kurmam lazım.KIZ KARDESIM ILIT ile Amerika ya yanınıza gelmek istiyoruz...

JULİANA
30.07.2019 09:23:44
Kirkor beyamca annem ALIS sivasi çok sevmiş idi.Ağabeyim MEMIL 2003 te öldü.Annemi yazmanız bizi duygulandirdi.BOLUk PÖRÇÜK bilir idik.Siz ayrıntılı yazmışsınız.

EROL
30.07.2019 12:02:37
SİVAS SEVDALISI KİRKOR AMCA ALLAH ÖMRÜNÜZE BEREKET VERSİN....

hasan erdemli
31.07.2019 22:46:53
Sayın KİRKOR BEY, ÖBÜR yazılarınızda yazdığınız "TANRIYA KÜSEN ADAM" dı. Ordaki TAYIR bizim akrabamız TOZANLILI.Sizinle tanışmak istiyoruz ailecek.

Nesrin
1.08.2019 00:45:00
SIZ YAZIN BIZ OKUYALİM KI YUREKLERIMUZ GUZELLESSIN

Selma kaya
1.08.2019 08:26:28
Sivas insanı güzel insan ne güzel yazıyorsunuz.

Hafikli
19.12.2019 10:07:43
Kirkor bey çok teşekkür ederim inanın hikayeleri okuyunca gözümde canlandirarak okuyorum dedemizden ninemizden anlatiklariyla hafikte çok iyi komsuluklari varmış bogos usta varmış demirciymis daha niceleri çoğu kendi rizalariyla istanbul a amarikaya ağlaya ağlaya göcmüşler ara sıra gelip ziyaret ederler ata yurtlarını sizleride bekleriz.

Ali Ekber yüce
19.12.2019 19:56:30
Kirkor bey NEVADA da sizin malikananızda insanlar ile neden görüşmuyordunuz. Saygılarımla..

Anahtar Kelimeler: KANLI GÖMLEK

"KANLI GÖMLEK"

KİRKOR DEĞİRMENCİYAN YAZDI

GÜZ kapıyı kesmiş idi çoktan

Bizim SİVASIMIZ da kışı beklemeye başladı.

BEZİRCİ Mahallesi söğütleri, ımıl ımıl ımıldayarak gazellerini salmıştılar her yana yöreye.

Kurban olduğum anam MANUŞAK HATUN güz işine koyulmuştu.

Garip Babam BEDROS usta da öyle idi.

Öyle ya KUDRETLİ TANRIM, çalışıp didişeni rızıksız eylemez di ya?

SİVASLI hemşerilerim dinleyin anlatacaklarımı? Dinleyin de gönül hanenizde hüzünlenin.

Mahallemiz Ulu Kişisi FAKI RAMAZAN amcanın karısı EŞE BİBİ´nin TANRI´ya yol almasını anlatayım da dinleyiniz?

EŞE BİBİ... 

Has bir insan evladı idi. Anamın da yareni idi. Hiç boş durmaz madımak doğrar, iş yapar, odun keser...

Dünyalık arkadaşı Fakı RAMAZAN ile bahçeli evlerinde saatler varan sohbetler ederler  cümle mahallelinin derdine koşarlar idi. 

EŞE BİBİ şen şakrak bir insan evladı idi. Amma çok zaman da selvi ağaçlarının rüzgarda inlemesi gibi inim inim inledi.. 

Başında bir FES vardı. Fes üzerine yapışılı 3 altın var idi. 

Sorana derdi ki kimseye vermem "KÖRLÜĞÜM KEFENLİĞİM" der idi.

FES de pek yakışır idi. Onu ULU Bir HATUN kişi yapar idi.

Zati BEZİRCİ mahallesi kadınlarının reisi hükmünde idi. Her bir insan evladı ona akıl danışır, öğüt alır idi. 

KUDRETLİ TANRIM, nefesi insan oğluna sayılı verir derleridi.Anam ile yanına gittiğimiz çoğu vakit söyler di "AZRAİL BABAM DEĞİL YA, YAZGIYI Değiştiremez" Amma o şen şakrak kadın Fakı Ramazan Amca evde yok iken yanık yanık ağlar idi. 

Kurban olduğum anam bilir ve bize de demiş idi. 

EŞE BİBİ´nin "Almus" ta bir kardeşi 18 yaşında bir katillik ile tek kurşun ile öldürülmüş.

Ailesi perişan olmuş. EŞE BİBİ kardeşinin "KANLI Gömleğini" almış saklamış.

Alıp öper öper ağlar imiş.

Anam ile çok denk geldik. Anam ağladı o ağladı ben de film gibi izlemiş idim.

Cümle komşulara der di ki, "BEN ÖLÜNCE KOYNUMA Koyun." 

GÜZÜN yapraklar döküldü bitti kış girdi girecek kara haber hanemize geldi. 

EŞE BİBİ, sabah namazını eda eyledikten sonra TANRI emanetini almış vefat eylemiş idi.

ANAM seğirtti gitti. Babam seğirtti gitti. BEZİRCİ kadınları da gittiler. Ben dahi gittim.

Odaya giren kadınlar bir birilerinin boynuna sarılıp ağıt yaktılar.

Gelen ağladı giden ağladı.

Bilir misiniz hemşerilerim bizim SİVAS´ımızda ölen sahipsiz olsa da ardına ağıt yakılır. Çünkü ruhu olan bu diyarlarda "HİÇ KİMSE AĞIT YAKILMADAN TOPRAĞA YOLCULANMAZ". 

Dünyanın hiçbir memleketinde bu yoktur. Ancak bizim SİVASIMIZDA VAR.

Herkesin ardından bir AĞLAYANI olmalı der SİVASIM ULU kişileri. 

EŞE BİBİ ardından da ağladı herkes.

TÜRKÜ, KÜRDÜ, ERMENİSİ, ÇERKEZİ, ROMANI, GÖÇMENİ ağladılar! 

Hüküm dür ki SİVAS´ta gözyaşının milletli olmaz, rengi olmaz. 

KARA Kazan ile su kaynadı.

ULU bir kadın elinde "Saplı" ile su dökerek yıkadılar. Ben dahi izledim.

KADINLAR başında döne döne EŞE BİBİYİ yıkadılar.

BEZİRCİ MAHALLESİ kişileri toplanıp "HALFELİK Mezarlığı" yolu tutuldu. 

Fakı Ramazan amca, dünya yoldaşının namazını kıldırdı. Birkaç damla göz yaşı döktü ama bitkin ve metanetli idi.

MAHALLE insanları ona dediler ki "ÖLÜM KARA BİR DEVEDİR HER HANEYE Çökecek" dediler.

Oda başını sallayarak onayladı. 

HALFELİK Mezarlığına ben dahi gittim. Metanet "köynekli" ULU KİŞİLER mezar açtılar. 

FAKI RAMAZAN AMCA indi mezara ben onu dikkatle "kişifledim" film gizi hafızama kaydettim...

EŞE BİBİYİ koydu kara toprak bağrına.

KOYNUNDAN, beyaz kanlı gömleği çıkardı ki gördüm.

Onun EŞE BİBİNİN koynuna koydu.

Orda bulunan  insanlarda gördü ki kanlı gömlek idi.

Eşe BİBİ der idi ki, "GARDAŞIM  İbrahim´in acısı anca toprağa girince biter." 

Öyle olmuş dur belki de. 

SENELERCE ağladığı yitiğine EŞE BİBİ kavuşmuştur zannımca! 

Kürekler bir biri ardına indi kalktı. 

Anamı mı soracaksınız hemşerilerim.

Bildiğiniz gibi KURBAN olduğum anam MANUŞAK GELİN aylarca, günlerce ağladı durdu.

Bir zaman EŞE BİBİ´nin kapısına bile bakmadı! 

SİVASLI hemşerilerim umarım başınızı ağrıtmadım. Hepinize AMERİKA´dan selamlar gönderiyorum . Küçüklerin gözlerinden öperim. Hanım evlatlarımın, bacılarımın hatırlarını sual ederim. KUDRETLİ TANRIM´dan size hanelerinize esenlikler dilerim.