KANATSIZ KUŞ, MUHALEFETSİZ İKTİDAR:

KANATSIZ KUŞ, MUHALEFETSİZ İKTİDAR:

Seçim tarihine her geçen gün bir adım daha yakınlaştığımız şu günlerde, siyasi partiler nezdinde gerekse fert planında ilginç diyalog ve ittifakları görüyor, okuyor ve duyuyoruz. Geçmiş dönemlerde şahit olduğumuz pek çok şey eski çamların bardak olduğu gösterdi.

Bizim kuşaklar tek başına veya koalisyonlara alışıktık, kimi zamanlarda çok sıkışan partiler iktidar olmak için vekil transferleri dâhil pek çok şeyi denediklerini gördük. Toplumsal boyutta bu tür tasvip edilmeyen oluşumlar tamiri imkânsız çatlaklar oluşturduğuna yakın siyasal tarihimiz yeterlidir.

2000 yıllarından sonra tek başına iktidara gelen AKP, her seçim sonrası karşısına çıkan çeşitli engelleri aşmak için akla hayale gelmeyen taktikleri uygulamaktan kaçınmadı. İlk dönemi kısmen duru diye nitelediğimiz devri hariç, diğer devirlerde sürekli karşıtlarını ezmek adına farklı grup ve oluşumlara çanak tutu, onlarla sır denilecek boyutta iletişimlerde bulundu.

Örnek olarak “ Kürt Açılımı ve Feto ile olan diyalogları 14- 25 Aralık 20014 ) verebiliriz. İki İslami bir legal diğeri illegal grubun iktidar kavgası devlet üzerinde ciddi sorunlar yaratmasına neden olduğunu hepimiz gördük, okuduk ve duyduk.

Darbe kalkışmasından sonra yaşanan ve oluşan ittifak MHP ve AKP şeklinde gelişti, o günden sonra sürekli olarak basın ve iktidar gücüyle başkanlık ve yarı başkanlık biçiminde şekillene propopaganda Ve Türkiye’ye özgü dünyada örneği olmayan partili Cumhurbaşkanlığı sisteminde karar kıldı.  Ve ülkenin içinde bulunduğu olumsuz şartlara tek çare, tek reçete diye sunuldu. Lakin kaç sene oldu uygulama Türk toplumunun siyasi, ekonomik, sağlık, mali ve dış politika nezdinde var olan veya zaman içinde oluşan sorunlara çözüm önerilerinde yetersiz kaldığını gördük.

Her iktidar ister ki milletin bütün katmanları kendilerini sorgulamasın, yargılamasın, engel çıkmasın ve karşılarında muhalefet olmasın veya en az oranda bulunsun. Halk nazarında parmak ile gösterilsinler isterler. Politika dünyası farklı bir dünya, her hareket, her tutum, her davranış ve uygulama bicimi muarızlarını oluşturur. Milliyetçi- Muhafazakâr kesim kendi salt çoğunluğuna güvenerek 50+1 formülünü getirdi getirmesine de siyasi rakipleri cephe oluşturmanın tek çare olduğunu gördüler, karşı atağa geçerek yeni cephe ve daha yeni cephecikler oluşmasına sebep oldular. Şimdi gelinen noktada siyaset son viraja girdi. İktidar olmak, iktidarda kalmak ölüm –kalım muhasebesinde adlediliyor. Kimi partiler bunu ülkenin bekası diye sunuyor, kimi din kisvesi şeklinde lanse ederek toplumu ikna etmenin gayretinde –karşı blok ise sorunların kaynağının CB hükümet sistemi olduğuna vurgu yaparak halka inmenin türlü yollarını arıyorlar.

Her iki kanat içinde seçim zor iş, siyaset zor zanaat diye boşuna söylememişler. Halk için seçmek zor iş ve eylem. Benim içinse seçmek bir şuur işi, dolayısı ile oyumu bilerek, isteyerek vermenin yolunu iç bünyemde bulmayı düşünüyorum.

Bunu yaparken son 20 yıllık iktidar devri âlemini inçe eleyip sık dokuyacağım. CB sistemin ülkenin sorunlarını çözüp çözmediğine, yandaş grupların şımarıp şımarmadıklarına, halk için iktidarın yük olup olmadığına, adalet ve hukuk uygulamalarına, basın özgürlüğüne, hak ve hürriyet uygulamalarına, mafya- siyaset ilişkisine, kullanılan siyaset dilin tehdit dili olup olmadığına. Yani kanatsız kuş, muhalefetsiz iktidar isteyip istemediğini aklıselimle değerlendirerek, Son olarak vekil adaylarının vatandaş nezdinde karşılıklarının olup olmadığına bakarak oy vermeyi düşünüyorum.. 

Kalın Sağlıcakla



Anahtar Kelimeler: KANATSIZ MUHALEFETSİZ İKTİDAR: